Yedi Mehmetler Mangası

Ahmet Kabaklı 16.03.2013 3991
"Aşağıda okuyacaklarınız masal değildir, hikâye değildir, uydurma hiç değildir. Sağlıklarında, yaşayanların ağızlarından dinlenip derlenmiş, dosyalarımızda özenle sakladığımız savaş hatıralarıdır. Kelimesine dokunulmadan aktarılan bu hatıralardan, özellikle genç nesillerin çıkaracağı sayısız dersler vardır. Simdi söz, gazi atalarımızın.” Tuğgeneral Fazıl Bayraktar 
                                                                                                      
Bakalım Mehmet Pehlivanoğlu Ne Dedi:

B
en, Kastamonu'nun Kırkçeşme Mahallesi'nden Mehmet Pehlivanoğlu. Yedi ceddimiz pehlivan olduğu için soyadımız Pehlîvanoğlu olmuş. Çanakkale'de bir 57'nci Alay vardı. Öyle bir alay, yedi düvelde yoktur. Bizim Mangaya "Yedi Mehmetler Mangası" derlerdi. 

. Balıkesirli Mehmet Çavuş. (Manga kumandanımız)
  Neferler:
. Maraşlı Uzun Mehmet, 
. Tokatlı Kara Mehmet, 
. Karamanlı Deli Mehmet, 
. Bergamalı Efe Mehmet,
. Vakfıkebirli Taka Mehmet, 
. Yozgatlı Pala Mehmet ve ben,
. Kastamonulu Pehlivan Mehmet.

  Yaşımı sorarsan, ister doksan beş say, ister yüz say. Hey gidi hey... Ne manga idi o manga. Süngüye kalktık mı, dağ yürüyor sanırdı İngiliz gâvuru. Conkbayırı'nın dili olsa da söylese. O alay gibi alay gelmemiştir. O manga gibi manga olmamıştır. Her biri bir arslan yavrusu. Boşa kurşun atmadık, boşa süngü sallamadık.

  Bir gün, mütareke var dediler. Ateş kestik bir günlüğüne. Ölüler, yaralılar toplanacakmış. Doğrulduk siperlerden. Biz, şehitlerimizi, yaralılarımızı topluyoruz: İngiliz gâvuru kendi ölüsünü, yaralısını alıp götürüyor. Birbirimize şeker, cigara filan veriyoruz. Sanki, dört aydır cenk eden biz değiliz. Bir İngiliz zabiti geldi yanımıza. Cebinden bir şerit metre çıkardı. Fan fin fon bir şeyler diyor. Ben de mel mel bakıyorum buna, ne der ki diye. Ayak ucumdan tepeme kadar boyumu ölçermiş meğer. 

  Babam rahmetlik pehlivandı. Onun babası da pehlivanmış dedemin babası da pehlivan. Düğünde bayramda güleşe soyunurdum. Şimdi, ufaklığımıza bakma sen. O zaman, bende bir boy var, selvi kavağı gibi bir boy. Sahaflar çarşısındaki Mümin usta kisbet uyduramıyor bacağıma. "Yedi Mehmetler Mangası" dedim ya. Yedimizin de boyu uzun. Ne postal uyar ayağımıza, ne urba uyar sırtımıza. Siperlere sığmıyoruz. Nâmımız almış yürümüş, İngiliz zabiti, onun için ölçermiş boyumu. 

   Mustafa Kemal, Fırka Kumandanımız. Geldi bir gün. Siperlerde dolaşıyor; hal hatır soruyor.   Her birimize uzun uzun baktı, sırtımızı sıvazladı. "Allah nazardan esirgesin" dedi, Mehmet dediğin böyle olur işte.

   Bir gün süngü hücûmuna kalkacağız. Helalleşiyoruz birbirimizle. İçimde bir yanma var; sorma gitsin. Derken, bir patlama oldu; yer gök sarsıldı; dağ yıkıldı üstümüze. Kâfir, toprağın altında lâğım patlatmış. "Yedi Mehmetler Mangası," toprağın altında kaldık. Bir kalas parçasının altından beni çıkardılar yarı ölü, yarı diri vaziyette. Hastanede bacağımın birini kestiler. Ondan sonra, adımız Topal Mehmet Pehlivan'a çıktı. 

  Yanarım, Yedi Mehmetler Mangası'na. Gidip görmedim ya. Şimdi bir taş dikmişler Conkbayırı'nın oralara. "Mehmet Çavuş Anıtı" derlermiş. Gidip görsem oraları, yüz yaşıma daha girerdim. Ben kim, oralara gitmek kim? Ninem öleli on yıl oluyor. O sağken, birbirimizi omuzluyor, iki laf edip rahatlıyorduk hiç değilse. Ninem öleli Azrail aleyhisselâmın yolunu gözler oldum.

  Geçenlerde, Cuma Namazına gideyim diye çıktım evden. Uzun sokağın başında mahallenin çocukları kaydırak oynuyorlarmış. Ben, tahta bacağımı sürüye sürüye geçerken, başladılar zeklenip benimle gırgır geçmeye:

                          “Topalım topalım seki sekiver, 
                           Tarlaya tohumu eki ekiver...”

 Utandım, üzüldüm, yerin dibine geçtim. Ben, o bacağımı, Kayaaltı'nda hovardalık yaparken yitirmedim ki a efendi oğlum. Öyle ya veledler ne bilsin Çanakkale'yi, Conkbayırı'nı? O gün bu gündür, evden dışarı çıkmaz oldum. Çıkayım da çoluk çocuğun eğlencesi mi olayım?
Camın önünde oturur; biri gelsin de iki lâf edelim diye yol gözlerim...
 


İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı