B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti
…
Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten birkaç gün önce bir erin karısı çıkageldi. Kocasıyla beraber bulunacağını, o nereye giderse oraya gideceğini söyledi.
Düşündüm ki genç kadın binlerce asker içinde nasıl barınacak? Yürüyüşte, muharebede, gece konaklarda nasıl olur? Mahzurlu gördüm, kabul etmedim, Fırka'ya (Alay’a) gönderdim. Fırka da kabul etmemişti. Kadın üzgün, kocası üzgün birbirinden ayrıldılar. Biz de bu işten hüzün duymadık değil.
Kahraman ve Tedbirli Bir Asker
…
Biz Minervet bölgesine geldikten sonra 3'üncü Tabur Komutanı yanıma geldi. "Beyefendi, çekildiğimiz felaket gecesinden bugüne kadar öyle bir sıkıntıdaydık ki hiç sormayın. Bugün çok şükür kurtulduk. Bizim taburun koyunlarını güden eri kaybetmiş, taburu etsiz bırakmıştık. Korkumdan, utancımdan resmen bilgi vermiyordum. Er, koyunları bir tanesini bile ziyan etmeden getirdi. Eri gözlerinden öptüm," dedi.
Ben de çok sevindim ve eri takdir ettim. Çıkardım bir mecidiye de bir hediye verdim. O kıyamet gecesi herkes kendini korumaktan âciz ve erler köylere dağılmışken bunların elinden kurtararak, düşmana da kaptırmayarak koyunları eksiksiz getirmesi erin ne kadar iyi yetişmiş bir insan olduğunu gösteriyor.
O zaman bu erin 100 kadar koyununu nasıl getirdiğini, adını ve nereli olduğunu öğrenmediğime çok pişmanım.
Bana öyle geliyor ki bu er koyunlarla beraber Alakilise'de kaldı. Ertesi sabah kimsenin kalmadığı bir saatte, düşman da kımıldamadığından rahat bir şekilde sora sora taburu buldu.