S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: ---
Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere her ne zaman varsanız, mutlaka yirmi-otuz fukaranın orada uyumakta olduğu görülür. Mescitler, bunlar için âdeta birer darülaceze şeklindedir.
Kitap tüccarı Ebû Bekir Medeni adında bir zata tesadüf ettim. Bu adam tam bir İslâm dostu olup, bütün Osmanlılara son derece bağlıdır. Sultan Muhammed Reşad Han’ın resmini her tarafa neşrederek, bütün Müslümanların kalbini bu noktaya çekmek fikrini kendine şiar edinmiş. Kütüphanesine gelenlere Halife’nin resmini verir ve muhabbetle tavsiye eder. Âdeta bu vazifenin müteahhidi gibidir.
Bu zatla birkaç defa görüştüm. Aslen kendisi Tunuslu bir Arap olup, pek çok zamandır Singapur’da bulunuyormuş.
Bu zatın düşünceleri kendi derecesinde pek mukaddes, bizim için de takdir ve şükrana lâyıktır. “Bütün Müslümanların halifesi olan Osmanlı Padişahını her mümin bilmeli, o makama hürmet etmeli ve o mukaddes makamı yükseltmelidir” diyor. Bu düşüncesinden dolayı Halife’nin resmini çeşitli şekillerde yaptırmış, dükkânına gelen müşterilerine satışını teklif ediyor ve mutlaka resmi verdiği zaman Halife’ye muhabbetin meziyetlerinden bahsederek birçok hadis okur.
Bütün Malaka Yarımadası’nda Halife’nin resmi evlerde asılı olup, Sumatra ve Cava Adaları’nda da hemen her evde bulunurmuş. Bu mukaddes vazifeyi Tunuslu Ebu Bekir Efendi’ye ilham eden, Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve inayetinden başka bir şey değildir.
Bu zat, hakikaten kalben ve cismen bir Osmanlı olduğu gibi, Müslüman oğlu Müslümandır. Halife Hazretleri’ne karşı gayet büyük ve samimi bir muhabbet beslemektedir. Hiç şüphe yoktur ki, bütün Müslümanlarda o zata karşı böyle muhabbet vardır. Fakat bu adam, bu hususta bilhassa mücessem bir muhabbet timsali olmuş; her iki kelimesinde mutlaka “Allah’ım, ona nusretini ve yardımını ihsan eyle” der, Beşinci Muhammed Han’ın mübarek ismini zikreder.
Hülasa, ben bu adam hakkında başka söyleyecek ve yazacak bir şey göremediğim cihetle, ancak şu hasleti de söylemeden geçemedim.
Kaynak: Âlem-i İslâm - Abdürreşid İbrahim