****
M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın lira tutardı. Bir binbaşı sekiz buçuk altın lira ile dört nefer erzakının biraz fazlasını ve iki at yemi alırdı. Erzak ve at yemi bedeli üç buçuk dört lira kadar bir para ederdi.
Meşrutiyet'in ilanından bir süre sonra subaylardan erzak kaldırıldı, yalnız maaş verildi.
Binbaşıların eline 18 altın lira kadar bir para geçerdi. Öbür subaylar ve astsubaylar buna göre para alırlardı.
Buradan anlaşılıyor ki, Sultan Abdülhamid zamanındaki bir binbaşı, yaklaşık 18 altın lira alıyordu. [Bugünkü altın fiyatına göre 18×19.000= 342.000 TL'ye tekabül ediyor.]
****
Merhum Emekli Kimyager Albay Hüseyin Hilmi Işık Bey de bu hususta şunları kaydediyor:
“Sultan Abdülhamid Han’ın askeri, subayı öyle şerefli olmuştu ki; bir kahve önünden bir binbaşı geçerken kahvede oturanlar ayağa kalkarak saygı gösterirlerdi. Öyle bereket vardı ki, bir binbaşının evinde pişen yemekten bir mahalle fakirlerinin karnı doyardı.”
-Editör-
Kaynak:
Tuğgeneral Ziya Yergök'ün Hâtıraları- Sarıkamış'tan Esarete - Yayına Hazırlayan: Sami Önal