Türk'ün Manası

Fuat Bol 09.05.2013 3589
G
eçen gün; bir tıp profesörü dostumla sohbet ediyorduk. Konu, hükümetin açılım politikalarına ve Türk-Kürt meselesine geldi. Dostum dedi ki: 

“Bakınız Fuat Bey; ben aslen Boşnak’ım. Novi-Pazar’lıyım (Yenipazar). Sırbistan’da her yanımız Sırplarla çevrili bir avuç Müslümanız. Bizim oralarda; bir gayr-i müslim (Sırp, Arnavut, Makedon; Ulah vb.), İslamiyet’i seçip Müslüman olunca, ona Po Turçiyose; yani ‘Türkleşti’ denir. Onun ırki kökeni ne olursa olsun; Müslüman olduktan sonra o, artık Türk’tür.

Ve yanlış bir ifade kullanılıyor; Osmanlı coğrafyası içindeki Müslüman unsurların (Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Boşnak, Arnavut, Laz, Gürcü vb.) mozaik olduğu söyleniyor. Mozaik; ayrı ayrı unsurların yan yana gelmesi demek. Halbuki bizler, bütün Müslüman unsurlar olarak öylesine iç içe girip kaynaştık ki, buna mozaik denmez. Dense dense ‘ebru’ denir!..”

Dostum haklıydı ve kitabın ortasından söylüyordu! Bizler, suya karışmış şeker misaliyiz. Ruhlarımızın bir potada erimesi gibi, bedenlerimiz de karışarak; ‘ebruli’ olmuşuz. O halde neyin münakaşasını yapıyoruz?! Ne kadar anlamsız değil mi?!

Uzun süren tek partili CHP iktidarları boyunca ve onları takip eden vesayet rejimleri süresince, devamlı olarak İslamiyet’ten uzaklaştırılarak ruhsuzlaştırıldık! Milliyetçiliğimiz havada kaldı; vatan sevgisi imandandır diyerek içini doldurmadık, dolduramadık. 

Halbuki aynı CHP; uzun yıllar CHP milletvekilliği yapan Yahya Kemal’in sözlerine kulak verseydi, hem kendi aslını inkâr etmeyecek ve hem de milleti bu girdabın içine sürüklememiş olacaktı. Ünlü şairimiz Yahya Kemal; ‘Nasıl Türk olunur?’ sualinin cevabını bakın nasıl veriyor: 

“... Doğduğumuzda kulaklarımıza ezanı-ı Muhammedi ve kamet okunur. Beşiğimizde; ninelerimizin, annelerimizin ilahi ninnileri ile uyuduk. Evimizin her köşesinde besmele ve kelime-i tevhitler yankılandı. Her gün beş vakit, semalarımızda  okunan ezanlarla büyüdük. Ramazanlarda ve kandillerde camilerimizde coştuk. İşte biz, bu temrinle Türkleştik!..”


Yaşanan uzunca bir ‘fetret devri’nden sonra iş, aslına inkılap ediyor ve Türk, yeniden asli manasına dönüyor. Susuzluktan şerha şerha çatlayan toprak, "ab-ı hayat"a kavuşuyor.  Çınar; köksüz, gövdesiz, dalsız, yapraksız ve meyvesiz olamayacağı gibi; 

"İslamiyet çınarı da; Türksüz, Kürtsüz, Çerkezsiz, Boşnaksız, Gürcüsüz, Arnavutsuz vb. olamaz!" 

Ne demişti merhum Üstad Necip Fazıl: “Eğer gaye Türklükse, bilmek lazımdır ki, Türk, Müslüman olduktan sonra Türktür!”

Unutmayalım ki, İslamiyet, bütün kötülüklere ve kötülüklere sebebiyet verebilecek her şeye örtüdür. İslamiyet’i çekip alırsanız, işin cılkı ortaya çıkar ki, ayıklayabilene aşk olsun!

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor