TÜRKSOY’un uzak diyarları…

Meryem Aybike Sinan 14.07.2021 1365
B
azı insanların düşünceleri bir ok gibi çok uzaklara ulaşır. Ufukları, vizyonları kimilerinin hayallerinin dahi ulaşamayacağı yere uzanır. İnsanlık, medeniyetler işte bu kabilden insanların yüzü suyu hürmetine dev adımlar atarlar.

Polat Bülbüloğlu… Kendisi bir diplomat, bakan, müzisyen ve bestekâr…

Hâlen Azerbaycan’ın Moskova Büyükelçisi. Sıra dışı bir diplomat… Daha önce de Azerbaycan Kültür Bakanlığı yaptı. Tam 28 yıl önce yeni kurulan Türk Cumhuriyetlerine ve Türkiye’ye “Bizim neden UNESCO’muz olmasın? dedi ve TÜRKSOY’u kurma teklifinde bulundu.

TÜRKSOY 1993 yılında Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan Cumhuriyetlerinin Kültür Bakanları tarafından imzalanan anlaşma ile bir nevi Türk UNESCO’su olarak faaliyetlerine başlamış oldu.

KKTC, Tataristan Cumhuriyeti, Altay, Saha, Tıva, Hakas Cumhuriyeti, Başkurdistan ve Gagavuzya’nın gözlemci üye olarak yer aldığı örgüt, bütün Türk coğrafyalarındaki kültür ve medeniyet unsurlarını tespit etmek, tanıtmak, kardeş halklar arasında gönül köprüleri oluşturmak maksadıyla tam 28 yıl boyunca binlerce faaliyet yürüttü.

TÜRKSOY bir kültür organizasyonu olarak pek çok faaliyet yürütürken edebiyattan, bilime, müziğe, resme, mimariye kadar önemli çalışmalar yapan bilim ve kültür insanlarına da çeşitli desteklerde bulunuyor. 

Mesela, Astana, Eskişehir, Kazan, Merv, Şeki, Türkistan, Kastamonu, Oş ve Hive şehirlerini senenin kültür başkenti ilan ederek dikkatlerin o şehre verilmesine aracılık etti ve ilgili şehirlerde kültür programları yaptı.

Hemen her yıl, sahasında önemli işlere imza atmış bilim, kültür ve sanat adamları adına yıl düzenlenerek o isim için yıl boyunca çeşitli organizasyonlar tertip ediyor. TÜRKSOY’un sekretaryası Ankara’da bulunuyor. Bu dönem Genel Sekreterliğini Kazakistan adına Kazakistan eski Kültür Bakanı Prof. Düsen Kaseinov, Genel Sekreter Yardımcılığını Türkiye adına Doç. Dr. Bilal Çakıcı yürütüyor.

Türk UNESCO’su TÜRKSOY’un, önceki gün kuruluş yıl dönümü idi.

Aradan 28 yıl gibi uzun bir süre geçmiş bu önemli teşkilatın kardeşlik bağını güçlendiren bir köprü misali her coğrafyaya elini uzatması, oradaki sesleri ve nefesleri diğer kardeş coğrafyalara ulaştırması hakikaten iftihar edilesi bir husus.

TÜRKSOY, Rusya Federasyonu’na bağlı Özerk Cumhuriyetler ile de kültür, sanat ve bilim alanında sıkı ilişkiler kuruyor. Uçak düşürme meselesinden sonra Rusya’nın bazı projelere sıcak bakmadığını belirtelim.

Rusya Türkiye ile “Siyasi” zaviyeden yakınlaşsa bile “Kültürel” anlamda tedirgin ve mesafeli durmayı tercih ediyor. Rusya, bünyesindeki Özerk Cumhuriyetlerin cesaretlenmesi, halkın kültürel kodlarını hatırlaması noktasında oldukça politik ve karmaşık bir politika izliyor diyebiliriz.

Bu teknoloji çağında bu coğrafyalara nüfuz etmek mümkün mü peki?

Hem evet hem hayır! Öncelikle Kiril alfabesi çok büyük bir engel olarak yerini koruyor. İkincisi de uzun zaman birbirinden kopmuş kardeş toplulukların dillerinde oluşan yapay dil unsurları… Bu yapay dil unsurlarının edebiyat eserleriyle telafi edilmesi mümkün…
Dolayısıyla, bu coğrafyaya nüfuz etmek için sanatçılara, edebiyatçılara, bilim insanlarına ve medyaya ihtiyaç var. Mesela bizler hâlâ Saha Cumhuriyetinden bir yazarın herhangi bir eserini görmüş, okumuş değiliz. Bunlar önemli eksiklikler.

TÜRKSOY bizlerin yapamadığını yapmaya çalışıyor. Çok başarılı bir diplomat olan Düsen Kaseinov ve başarılı ekibi birbirinden önemli çalışmalarla bütün kardeş halkların gönül birlikteliklerine köprü oluyor.

TÜRKSOY’un uzaklarına selam olsun!





İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı