Türklüğün Perişan Hali

Osman Yüksel Serdengeçti 25.08.2016 3528
E
resim
dip, şair, gazeteci ve siyaset adamı, Osman Yüksel Serdengeçti 1983’de vefat etti. Sovyetlerin dağılışını ve yeni Türk Cumhuriyetleri’nin hürriyetlerine kavuştuğunu göremedi. Bu gün ise Türkler onun arzu ettiği gibi Mohaç ve Kosova gibi meydanlarda olmasalar da artık miting meydanlarındalar. Üzerine ölü toprağı serpilmiş olan Türkler uyandı. Meydanları patlatırcasına doldurdu. Bu günleri göremeyen Osman Yüksel Serdengeçti’nin inşallah ruhu şad olmuştur. 

Aşağıda Osman Yüksel Serdengeçti’nin mazlum ve mağdur Türk Milleti’nin halini dile getiren bir makalesini sunuyoruz:
                                  
Ben kıt’alara, iklimlere sığmayan bir ırkın çocuğuyum. Damarlarımda üç kıt’anın ırmakları dolaşır!

Üç kıt’a denizlerinde, hür dağlar beni anar, beni arar, beni söyleşir!..

Hangi zaferden hangi seferden bahsedeyim? Altaylardan dünyanın dört bucağına akın edenlerden mi?

Asya’da, Avrupa’da, Afrika’da asırlarca dimdik duran, minareler, camiler, kubbeler inşa edip medeniyet kuranlardan mı? Kıt’alarla beraber gökleri, gönülleri fethedenlerden mi? Seferler, zaferler, beldeler, abideler, âlimler!..

Tacmahal, Fatih, Süleymaniye, Selimiye…

Farâbiler, Buhârîler, İbni Sînalar… Horasan erleri!.. Kırımlar, Kazanlar, Taşkentler, Semerkantlar şimdi kimin memleketi, kimin yerleri?..

Ey Sibirya!..

Bir millete mezar olan soğuk, donmuş arazi!.. Sînende kimleri saklıyorsun?..

Dökülen bunca gözyaşları, gömülün bunca sıcak, genç vücutlar, seni ısıtmadı mı? Buzların çözülmedi mi? Sibirya ses vermiyor?..

Bu uçsuz bucaksız kanlı arazi, korkunç bir ölüm sükûtu içinde!.. Kızıl cellâtların elindeki Türk elleri ses vermiyor!.. Türklük ölmüş!.. Öldürülmüş Türklük!.. Sibirya ses vermiyor!

Buhara yok, Taşkent yok! Kırım yok!.. Kazan Yok! 

Yerlerinde soğuk yeller esiyorl.. 

Kızıl kafir, ne bulursa kesiyor!.. 

Sadece yok olan bunlar mı? Dalgası Viyana surlarına varan kahraman ecdat! Hani? Nerede? Malazgirt, 
Niğbolu, Kosova, Çaldıran, Mohaç!.. Hey gidi şanlı, kanlı meydanlar! Türk tarihi baştan başa bir meydanlar tarihidir. Türk, tarihini meydanda yazan, talihini meydanda deneyen insandır.

Hani o meydanlar? 
Hani o insanlar? 
Nerde o kahramanlar? 

Meydanda yoğuz!.. Meydanlardan kaçmışız! Karılar gibi evlerimize, kendi kabuğumuza çekilmişiz!.. "Aman bize bir şey olmasın" diye titreyip duruyoruz! 

Ey tarih bizi gör, bizi yaz! Artık biz Türk değiliz., ki, Türkiye'de dahi Türk değiliz! Türklük böyle olmaz!.. Olamaz… 

Kanlı Balkanlar! 

Yugoslavya'da Sırp milliyetçisi, câni Mihaloviç, Türk kesti. Sosyalist Tito, Türk kesti!.. 

Faşist Bulgaristan, Türk kesti. Komünist Bulgaristan, Türk kesiyor... 

Yunanistan'da kızıl çete, Türk düşmanı... Türk köyleri basılır, yağma edilir!.. Çete dağa çıkar! Hükûmet kuvvetleri gelir, Türkleri çetelere yardım etmekle itham eder, Türk keser!.. Hükûmet dış politikada Türk dostudur. İçerde kanlı koyu bir Türk düşmanlığı var. Biz Türkiye'de Ayasofya'yı tekrar kilise hâline koyarken, onlar camilerimizi yıkar, taşlarını helâ yapmak için kullanır. 

Siyasilerimiz Türk-Yunan dostluğundan bahseder. 

Asırlar değişir! Nesiller değişir! İdareler değişir! Fakat Türk düşmanlığı değişmez!.. Her yerde ve her şeyde bir Türk düşmanlığı var! Yeni bir Ehlisalip karşısındayız!. Balkanlardan kovuluyoruz! 

Balkanlarda boğuluyoruz!.. Duyan yok!.. Biz iş stadyuma, topa, maça intikal edince heyecanlanırız!.. 

Miting yaparız. Bağırıp çağırırız!.. Bir millet, eserleriyle mahvediliyor. İnsanlar asılıyor, kan gövdeyi götürüyor. Bizde ses yok! Ne hükûmetimizde, ne halkımızda. ,ne gençliğimizde!.. Asılanlar, kesilenler bizdendir! Bizim gibi Türktürler. Muslümandırlar!.. Yegâne hamileri, kurtarıcıları biziz!.. Türkiye’dir.. 
Türkiye’de iş yok!.. Bizde iş yok!..

Balkanlardan İran’a geç, İran bile şu hâliyle Türk düşmanlığı yapıyor! İran’da Türkçe konuşmak, Türkçe neşriyat yasak!.. İran’ın yarısı Türktür. Acem’in mübalâğa çarkı burada tersine işler!.. Altı milyon Türk’ü üç yüz bine kadar indirir. Türk münevverleri üsera kamplarında inim inim inler!.. 

Hükûmetimiz İran’a bari söz geçiremez mi?

Yalnız kendini düşünen insan… Kendini düşünen idare!.. 

O kadar düşünme! Bir gün gelip sen de yalnız kalacaksın!.. Sen de ağlayacaksın! Sen de feryat edeceksin! Fakat duyan olmayacak!.. Sen duygusuzluğun ne demek olduğunu o zaman anlayacaksın!.. 

Fakat iş işten geçecek! Sen etrafında ağlayanlara, senden medet umanlara, senden onlan bu insanlara kulaklarını tıkadın, kör oldun! Sağır oldun! Çek cezanı… Sana bunu tarih söyleycek…

Ey kimsesiz insanlar!..
Merak etmeyin!..
Sizi de düşünenler var!..

Ey! Kanlı Makedonya dağlarından Ural-Altay dağlarına, Orta Asya yaylalarına kadar uzanan ülkelerde, kızıl zorbaların zulmü altında can veren, can çekişen kardaşlar!.. Ey Sibirya’nın uçsuz bucaksız donmuş topraklarında yatan genç, sıcak vücutlar!.. 

Size Sesleniyoruz!.. Bir gün gelip intikamınızı alacağız!..


İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı