Türklerin Renk Sevgisi: Yeşil ve Beyaz

Ignatius Mouradgea D'ohsson 23.09.2023 801
İ

stanbul’un İsveç elçiliğinde çok uzun zaman çalışan d’Ohsson, III. Selim devri Türk devletini son derece iyi incelemiş, Türk kaynaklarını çok büyük bir dikkatle ve etraflı bir şekilde tetkik etmiştir. Bu arada yazarın çok iyi Türkçe bildiğini de ilâve etmek yerinde olur.

D’Ohsson’un en büyük hususiyetlerinden biri, birçok Batılı yazarın aksine Türkler ve Müslümanlar hakkında peşin hükümleri olmaması, menfi duygular beslememesidir. D’Ohsson hatıralarında Türklerin renk tercihleri üzerinde şunları nakleder:

“Türklerin en fazla beğendiği renk, yeşil ve beyazdır. Bizzat padişahlar da, bu iki rengi tercih eder ve bilhassa büyük merasimlerde yeşil ve beyazlı elbise giyerlerdi. I. Murat ve III. Mehmed, elbiselerinde beyazdan başka bir renk kullanmamışlardır. İmparatorluğun askerî sınıflarının işaretleri de istisnasız yeşilli yahut beyazlıydı. Kimi tek renkli, kimi karışık yahut sırma işlemeli olurdu.

Bu âlâmetlerin üzerinde ya Kur’an’dan âyetler yahut Hazreti Ali’nin kılıcı yer alırdı. Müslümanlar, Zülfikar diye adlandırdıkları bu kılıca özel bir ehemmiyet verirlerdi. Beyaz satenin, vezir-i âzamların merasim elbisesi yahut üniforması olduğu biliniyor.

Şeyh-ül İslâm beyaz çuhadan elbise giyer. Bunların her ikisi de padişahın temsilcileridir. Biri ruhânî, diğeri dünyevî iki temsilci.

Yeşil saten ayrıca eyalet paşalarının resmî elbisesidir. Bunlar, hükümdarın eyaletlerdeki vekilleridir. Ve o eyaletlerin idaresinden sorumludurlar.

Yeşil çuha ise, ulemanın merasim elbisesidir. Bunlar padişahın otoritesi altında onun adına hareket eden din ve adalet vekilleridir. Padişah ise en büyük din ulusu ve bütün Müslümanları’ın ruhânî reisidir.

Bunların dışında Hazreti Ali’den gelen bütün emirler yeşil sarık giyerler. Esasen yeşil sarık, münhasıran onlara mahsustur. Onlar bu hususiyetleriyle milletin geri kalan kısmından ayırdedilirler. Emîr olmayan hiçbir Müslüman yeşil sarık kullanamaz.

Ancak, kadın olsun, erkek olsun, dileyen yeşil renkte elbise giyebilir. Zira Hazreti “Abbas ve Ali” hanedanından gelen eski halifeliğin sona ermesi üzerine bu renk sadece Türkler için değil bütün Müslümanlar için en seçkin renk olmuştur. Bu bakımdan devletin muhtelif sınıflarında da hâkim renk yeşildir.

Yeşilden sonra diğer bütün renkler, hattâ törece yasak edilen sarı ve kırmızı bile elbise ve mobilyada birbirinden ayırdedilmeden kullanılır. Dine en bağlı kimseler bu şekilde hareket eder.”

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor