Türkler Öldürülebilir Fakat Mağlup Edilemezler

Hikmet Aslanoğlu 09.02.2013 3915
N

apolyon : “İnsanları yükselten iki büyük meziyet vardır. Erkeğin cesur, kadının iffetli olması... Bu iki meziyetin yanıbaşında her iki cinsi; kadınla erkeği şereflendiren tek bir fazilet vardır. Vatana, icabında herşeyini feda edebilecek kadar bağlı olmak... Bu meziyet ve bu fazilet en büyük kahramanlığı hayatın elemine, kederine karşı fütursuz kalmayı ve ağır hâdiselerin acılıklarına göğüs germeyi doğurur. İşte Türkler bu çeşit kahramanlardır ve ondan dolayı da öldürülebilirler, lâkin mağlûp edilemezler…” demiştir.

  Böyle milletin düşmanı olmak gafletinde bulunacaklar varsa biraz tarihe göz atsınlar. Amma, bu gaflette ısrar edecekler bulunursa, ne yapalım, arının bal yapması ne kadar tabiî ise, Türk'ün kahramanlığı da o kadar tabiîdir. İşte Kore'deki arslan, arının bal yapışı kadar tabiî olan kahramanlıklarını, cibilli hasletlerinin şerefli bir tezahürü olarak dünyaya ispat etmektedirler...

  Dünya, bilmelidir ki, bizim için miktarın kıymeti yoktur. Hangi zaferimiz azla çoğu yeniş, imha ediş değildir.

- Hangi milletin tarihinde, bir tümen ve bir süvari tugayı karşısında 24 saat başarılı bir savunma muharebesi yapmış, sonra da aldığı emirle, mevcudu 200 kişi kalmasına rağmen gene bu düşmana mukabil taarruz ve fecirle ”Allah Allah” diye süngü hücumuna geçmiş bir 3 üncü P. Alayı vardır.

- Hangi milletin tarihinde, 200 kahraman arkadaşlarıyla üç gün bir düşman Tümenin yerinde mıhlayıp tek adım atmasına mâni olduktan sonra bir kişi kalmasına rağmen savaşa devam etmiş ve 17 düşmanı yerlere serdikten sonra, Allah’a vazifesini yapmış insan huzuru ve sevinciyle kavuşmuş bir “Şahin” dir...

- Saymakla biter mi?... Her devrin yapraklarını çevir. Her devirde birbirinden üstün kahramanlıklara rastlarsınız... Her devirde ölümü yenmiş kahramanlar bulursunuz..

- Bugün, hangi milletin ordusunda, bütün ısrarlara rağmen ağır yaralılarının tedavisi için geri götürülmeyi reddedip bölüğünün çekilmesini, tek başına sağlamak maksadıyla 50 düşmanı cehenneme gönderdikten sonra şehit olmuş bir Kaya Aldoğan'a rastlayabiliriz...

- Feragatin, fedakârlığın âbidesi olan Mehmetçiğe hangi milletin tarihinde rastlayabilirsiniz?...
- Mehmetçik mütevazidir. Bunun ifadesi olmak üzere de adı Mehmetçiktir, adı Mehmetçiktir. Amma; hassas bir şairimizin de dediği gibi “Kazandığı destanlar, destancık değildir”.
- Mehmetçiği en çok seven, Mehmetçiklerle omuz omuza savaşmış, İstiklâl Harbinin mukaddes şehitlerinden Nâzım beyin Mehmetçik hakkındaki hatıralarında bu faziletler ne kadar canlıdır.

  Nâzım bey diyor ki : Makedonya'nın karlı Temoros tepesindeyiz. Siperleri dolaşmağa çıktım, yanımda Çorum'lu Mehmet onbaşı da var, karlar üzerinde yürürken, Mehmet onbaşı bana efendim kar üstünde yürüme, beyazın üstünde karayı düşman farkederse ateş eder, buradan yürü...

Ben:
- Allah ne yazdı ise o olur, haydi yürü Mehmet, benim de bir canım var, deyince; Mehmet onbaşı olanca sadeliği ve samimiyetiyle :

- Siz benim gibi er değilsiniz, sen alayın canısın. Bu kendi ölümünü hiçe sayıp, komutanını korumak istemesi ve bu suretle alayın istikbalini, başarısını teminat altına alması idi...

Bir gün siperleri gezerken bir yaralıya rastlamıştım.

- Nerenden vuruldun aslanım?
- Bir yerimden mi ki efendim?
- En çok zor veren hangisi?
- Bacağımdaki, yüzümdeki neyse amma şu böğrümdeki sabrımı tüketecek gibi...
- Ne vakit vuruldun?
- Efendim ben vurulalı 48 saat oldu. Aş ekmek yiyemedim, yaralı arkadaşlarım çok olduğu için bana sıra gelmedi. Kendim de gidemedim.
- Su içtin mi?
- Bizim suyumuz kardı, onu da uzaktan seyre daldım, yanına eremedim. O da insanı susattıkça susatıyor ya.
- Ben sana yanımdaki yiyecek ve içecekten hepsini bırakırım. Onlarla idare et, sıhhiyeleri gönderir seni hemen aldırırım.
- Sağol efendim, sen yarısını alıkoy, ne olur ne olmaz, belki sen de susuz, ekmeksiz kalırsın.
- Allah çabuk şifa versin, Allah din ve devlete zeval vermesin, uğrunda canım feda olsun..
Bu kahraman Sungurlu'lu bir Mehmet'i. Bu Mehmet'in sakin ve mütevekkil sabrını hangi faziletle ölçebiliriz.

Birinci Dünya Harbi... Yedi cephede savaş...

  Harikalar ve nice destanlar... ve sonra yurdunu titrettiğin düşmanlar istilâ ve işgal eylesin. Hep tarihten alınması lâzım gelen dersi alamamanın onlara hazırladığı hacil âkibetlerdi bunlar...

   

 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor