Türkçe Hakkında Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup

Numan Aydoğan Ünal 23.04.2025 293
M
resim
hterem Cumhurbaşkanım,

2021 Yunus Emre Yılı münasebetiyle yaptığınız konuşmada şöyle demiştiniz:

“1930’lu yıllardaki sözde dilde sadeleştirme faaliyetleriyle, asırlardır benliğimize şekil veren nice kelime dilimizden dışlandı. Bunların yerine konmak istenen tatsız, renksiz, ahenksiz yüzlerce kelime ile kadim medeniyetimiz kesintiye uğratılmaya çalışıldı. Hayâli kurulan şey aslında devletimizin müesseselerinden ve milletimizin gönlünden de ecdadın bütün izlerini silmekti. Bu meseleyi ciddiyetle ele almazsak, fikrî muhtevamızın kısırlaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını ifade etmek isterim. Türkçemizi korumak ve geliştirmek için verdiğimiz mücadele esasında bir beka meselesidir.”
 
Son altmış-yetmiş yılda Zât-ı âliniz gibi, başta Necip Fazıl Kısakürek olmak üzere ülkemizde pek çok edebiyat ve fikir erbabı bu faciayı makalelerinde, kitaplarında dile getirdiler. Maalesef günümüzde de bu uydurma dil furyası bütün hızıyla devam etmektedir. Bundan dolayı gençliğimiz, değil 1930’lu yıllar, 1960-70 senelerin dahi neşriyatını okuyamaz, anlayamaz hâle geldi.
 
Geçen hafta bir üniversitemizin Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü ziyarete gittiğimizde, ana salonun duvarında büyük harflerle yazılmış levhalar gördük. Levhalarının üzerinde şöyle yazıyordu:
 
“Bu kelimelerin anlamını biliyor musunuz?’’
 
“Aguş, cevval, dirâyet, elzem, ferâset, ferîştah harâbe, hicâb, hülâsa, mugâyir, mukâbil, mukâyese, mutâbık, teşbîh, tevekkül’’
 
Buradan anlaşılıyor ki, bugünkü üniversite talebeleri, babalarının, dedelerinin gençlik yıllarında konuştukları kelimeleri, okudukları kitap ve gazeteleri artık anlayamıyorlar. Ortaokulda talebelere öğretilebilecek kelimelerin, bugün Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine tanıtılması, dilimizdeki felâketin nereye kadar geldiğini açıkça göstermektedir.
 
1950-60’lı yıllarda Ahmet Emin Yalman’ın çıkardığı Vatan gazetesinde kullanılan kelimelerden bazıları şunlar:
 
“Âmil, basîret, inkişaf, istikbâl, isnâd, intibâ, ihtimâl, kifâyet, mâzî, mefhûm, mes’ûliyet, muayyen, muhtemel, mücrim, müessir, müessif, müşâhede, müteâkip, mütâbık, mütâlaa, şuur, tahammül, tenkît, terakkî.” 
 
Eğer Türk milleti o zaman bu kelimeleri anlamasaydı, bilmeseydi adı geçen gazetede bunlar kullanılır mıydı? Günümüz Türk gençliği ise bu kelimeleri artık ne anlıyor ne de kullanıyor.
 
Muhterem Cumhurbaşkanım, memleketimizin pek çok iktisadî ve sosyal meselesini hallettiniz. Ancak lisânımızdaki, arzu ettiğiniz, istediğiniz hizmetler maalesef yapılamadı. Hiç olmazsa devlet radyo ve televizyonlarının haber bültenlerini uydurukça dilden kurtaracak, doğru Türkçe sevdalısı pek çok ilim ve irfan sahibi kimse ülkemizde vardır. Yeter ki bunlara vazîfe verilsin…
 
Bu hususta hazırladığım “Yazık Oldu Güzel Dilimize Türkçeye Suikast” kitabımız tetkikleriniz için gönderildi, arz ederim. 

Saygılarımla.




İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı