Türk Ve Türkün Ülküse

Fuat Bol 30.10.2024 567
T
 ürkler yaratılışları itibarıyla cihangir bir millettir. Osman Gazi’nin işaret ettiği üzere; Türk’ün gayesi kuru bir kavga ve cihangirlik davası değildir; İ’la-yı  kelimetullahtır (Son din olan İslamiyet’in yaşanması ve duyurulmasıdır ‘tebliğ edilmesi’).

Kuran’ı Kerim’de Müslümanlar İnsanların ve bütün mahlukatın iyiliği için yaratılan en hayırlı ümmet olarak tarif edilir (Al-i İmran, 110).

Türkler, İslamiyet’i ruhlarına sindirdikten sonra; ruh köklerinden aldıkları ilhamla insanlığın hizmetine koşmuş ve bu uğurda canını, malını ve tüm sahip olduklarını seve seve vermiştir.

İnsanlara yapılabilecek en büyük iyilik, onların ebedi saadetlerini temin etmektir. Yani kalplere ‘Tevhid’ inancını nakşetmektir.

İman nurunun yayılmasının fitilini ilk ateşleyen kişi Hazreti Ebubekir’dir (Allah ondan razı olsun).

Sevgili Peygamberimiz (Aleyhisselam) göklerden aldığı ilahi emri (mesajı) ilk defa can dostu Hazreti Ebu Bekir’e söyler. En ufak bir tereddüde kapılmadan, duraksamadan tam bir teslimiyetle inandığını ifade eden Hazreti Ebu Bekir, sahip olduğu bu iman çağlayanı ile coşar ve “Ey Allah’ın elçisi! Benim yakın görüştüğüm altı tane daha arkadaşım var. Onları da çağırayım mı?” diye sorar.

Böylece Hazreti Ebu Bekir, yukarıdaki Ayet-i Kerime’nin sırrına ilk erişen; bu ümmetin en kutlu ve üstün kişisi oldu. Gerçek manasıyla inanan, inancını hücrelerine sindiren ve o imanını lezzetini tadan yerinde duramaz; sahip olduğu bu cevheri başkalarıyla da paylaşmak ister.

İşte Türk’ün ruh kökünden fışkıran bu iman nuru onu diyar diyar gezdirmiş, gittiği her yerde Allah’ın adını yüceltmiş ve O’nun dinini tebliğ etmiş ve böylece kararan milyonlarca virane gönülleri aydınlatmıştır.

Türk’ün ülküsü, “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur” ilkesidir. Türk, ülküsünde öylesine ete kemiğe bürümüştür ki Türk’ü gören Müslümanlığı anlamış, Müslüman denince de Türk’ü bilmiştir.

Türk, asırlar boyunca İslam’ın öncüsü ve bayraktarı olmuştur. Dolayısıyla Türk ifadesi, şemsiye konumunda olup tüm İslam ümmetini temsil etmektedir. Türklüğe ırki manada bakan ve onun aslını (ruhunu) çığırından çıkaran kafa cahiliye kafasıdır.

Herkes bir soydan, bir boydan, bir kabileden, bir milletten geliyordur; hiç kimse kendi soyunu, kabilesini, milletini sevmekten dolayı yadırganamaz. Üstün ırk yoktur, üstünlük, insani meziyetlerle bezenmiş ahlaktadır, yaşayıştadır, yani takvadadır.

Düşman, özellikle son üç yüz yıldır Türk’ün ruh köküne musallat olmuştur. Bizi köksüz kılıp, kendilerine uşak yapmak istiyorlar.

Bize deli muamelesi yapıyorlar ve bizi ‘meşguliyetle tedavi’ye tabi tutuyorlar!

Onlarca yıl başörtüsü ile uğraştırdılar, şimdi de kalkmış Türk mü, Türkiyeli mi diye pösteki saydırmak istiyorlar.

Türkiyeli Türk’üz, yani hem Türk’üz hem Türkiyeliyiz.

Bulgaristanlı Türkler olduğu gibi hem Türkler ve hem de Bulgaristanlılar, Özbekistanlı Türkler olduğu gibi...

Laf salatası, mugalata (safsata) yapmanın manası yok!




İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor