Türk İnsanın İdrakine Giren Hırsız

Samiha Ayverdi 19.09.2024 552
B
undan en az elli sene evveldi. Bir dişçi muayenehanesinde sıramı bekliyordum. Genç bir hanım da pencere önünde oturmuş bir arkadaşı ile konuşuyor ve sözlerinden, bir hariciye mensubu olduğu anlaşılıyordu.

Huzursuz, etrafını yadırgar bir hâli vardı. Nitekim, diğer hastaları, şöyle kaçamak ve kısa kısa bakışlarla süzerken, sanki: «Siz de kim oluyorsunuz?» der gibi idi.

Yanıp sönen fenerlermişçesine etrafını kollayan bu nazarlar sıkıcı idi. Bereket versin, sırası gelmiş olmalı ki çağrıldı. Herhâlde konuşması tamamlanmamıştı. Nitekim odadan çıkarken arkadaşına: «Biz, öyle bir milletiz ki pilavı bile kaşıkla yeriz!» dedi ve muayene odasına girdi.

**

Medeniyet ölçüsü, kaşık - çataldan öte gidememiş bu münevver tabakayı, içine haps olup kaldığı fikir zindanından nasıl edip de kurtarmalı? Nasıl edip de, asıl geriliğin, farklı medeniyetlerin menfaat küpünden sızan fikri asid ile zehirlenmiş olmak bulunduğunu anlatmalı?

Asırlardır tepemizde, bütün milli, mânevi ve tarihi değerlerimize hor bakan Batı'nın rengi ile öylesine alacalanmış bulunuyoruz ki, kendi rengimizi sorsalar verecek cevap bulamamaktayız.

Bu forsaya çakılmış ilericileri, o değişik dünyaların kamçısı önünde topaç olmaktan, kim, nasıl kurtaracak? Hele bu kurtuluşun, bir ölüm - kalım zarûreti olduğuna o zavallıyı kim, nasıl inandıracak?

Nerede o, bir zamanın millî gurur ve ruhî nizam ile bir kanadı îman bir kanadı vatan aşkı ortasında kıt'adan kıt'aya uçan tevhîd orduları?

Onlara güç, onlara hız, onlara şevk ve onlara Türk'ün Kızılelma'sını yeniden bulup göstersek, bu îman orduları gene uçar, gene taşar, gene coşar... Amma daha evvel, Türk insanının idrâkine ve ruhuna giren hırsızı bulmak, onu, gizlendiği köşe bucaktan söküp atmak gerek. Ta ki kayıplar geri alınsın...

Kaşığın yerini çatal alabilir. Amma binlerce yıldır cedlerinin ellerinden düşmemiş bir nesneye hakâret niçin? Avrupalı, tuvaletinde akar su kullanmıyor, Çinli, pilavı çöp ile yiyor, Japon, yer yatağında yatıyor ve bunlar gerilik olmuyor da, Türk'ün kaşığı neden ona yüz karası oluyor?

Zira, Türk evlâdı kendi istikametinden, kendi yolundan saptırılıp bir çıkmaza sokulmuş bulunuyor.

Nerede Yârabbî, onu düzlükte çıkaracak celâdetli rehber nerede?

Allâh'ım, onu bize tez gönder artık!







İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı