Türk Gençliği Millî Kültürünü Ne Zaman Doğru Öğrenecek!

Numan A. Ünal 16.05.2020 3161
resim
B
ir asra yakın, Türk milletinin tarihi ve medeniyeti üzerinde öyle bir kültürel izolasyon, ambargo var ki, ne hikmetse bir türlü kaldırılamıyor. Türk gençliği, dilini, dinini, tarihini okullarında doğru öğrenemiyor.

Üniversite talebelerine verdiğim bir konferansta, “Dünyada en büyük sosyal hâdiselerden birisi, Türklerin Müslüman olmasıdır. Türkler Müslüman olduktan sonra, Maveraünnehir’de büyük İslam âlimleri yetişti.” diyerek gençlere: “Maveraünnehir ne demektir?” diye sordum, cevap yoktu… 

Maveraünnehir Orta Asya'dadır. Kadim Türk yurdudur. Aral Gölü'ne dökülen iki büyük nehir var; güneydeki Ceyhun, kuzeydeki Seyhun’dur. Bu iki nehir arasına Maveraünnehir denir. Buradaki Buhara, Semerkant, Taşkent, Türk - İslam medeniyetinin merkezleriydi. Silsile-i Aliyye denilen evliyaların çoğu buradadır. İtikattaki mezhep imamımız İmâm-ı Ebû Mensur Maturidî hazretlerinin türbesi de Semerkand’dadır.

Osman Yüksel Serdengeçti, “Ağıt” şiirinde, esir Türk yurtlarının hasretini;
“Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım,  
Nerde benim Ural- Altay dağlarım.” diyerek dile getiriyordu. 

Türkistan’dan sonra İslamiyet'in inkişafı Osmanlılarda oldu. Pek çok kıymetli kitaplar yazıldı. Süleymaniye kütüphanesinde on binlerce kıymetli yazma eser bunun şahididir. Ne yazık ki gençlerimiz bunları okuyamaz, anlayamaz. Peyami Safa diyor ki “Dünyada hiçbir millet var mı ki gençleri millî kütüphaneye giderek kitapları tuğla yığını gibi seyreder!..”

“İstanbul, Bağdat, Şam, Hakkâri birer ilim- irfan merkeziydi. Fıkıh ve tasavvuf meselelerinde ‘Hakkâri ulemasının reyi’, yani fikri diye bir tabir vardı.” Bir öğrenci “Efendim, başka yerler yok muydu da Osmanlılar, Türkiye'nin en ücra köşesinde, dağların başında medreseler kurmuşlar” dedi.

“Siz coğrafyamızı bugünkü sınırlarımıza göre düşünüyorsunuz. Osmanlı zamanında Bağdat bizim şehrimizdi. Hakkâri oranın yaylasıydı. Hakkâri’den, Mardin’den insanlar, daha çok Bağdat'a giderlerdi. Ameldeki mezhep imamımız İmâm-ı Âzam Ebû Hanife Numan bin Sabit hazretlerinin türbesi Bağdat’tadır.  Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz Türk atasözü hâlâ yaşamaktadır.

Arif Nihat Asya;
“Şu yakın suların,  
Kolu neden bükülmez,
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin,
Benden doğar, bana dökülmez!” derken neyi kastediyordu, bilen çıkmadı…” 

Anadolu'dan çıkan Fırat ve Dicle nehirleri, Türkiye'yi terk ettikten sonra, Şatt’ül-arap’ta birleşir ve Basra’da denize dökülür. Bunun için şair, bizden çıkan bu nehirlerimizin, bir zamanlar bizim olan topraklarda, denize döküldüğünü hüzünle dile getiriyor… Büyük İslam âlimi Hasan-ı Basrî hazretlerinin türbesi de Basra’dadır. 

Necip Fazıl da Sakarya ile dertleşirken;
“Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna!
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna.” diyerek milletimize Osmanlı coğrafyasının sınırlarını hatırlatıyordu…





İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor