Türk Âleminin Çileli Üstadı:Osman Yüksel Serdengeçti

Dr. Mehmet Can 31.03.2018 4202
resim
Ç

ok değil bundan sadece on beş - yirmi yıl kadar önce vefat etmiş olan millî kültürümüzün temel direklerinden üç kıymetli yazar; Osman Yüksel Serdengeçti, Seyyid Ahmet Arvasî ve Ahmet Yılmaz Boyunağa’yı bu gün üniversitelerimizde okuyan gençlerimize sorsanız, ne isimlerinden ve ne de eserlerinden haberdar olmadıklarını hayretle görürsünüz. Bu da gençliğimizin millî ve manevî değerlerinden ne kadar koparıldığının açık bir göstergesidir. 

Bunlardan; cesur, gözü pek, Türklük ve Türk âleminin dertleriyle dertli, çilekeş büyük dava adamı, şair, yazar, milletvekili, merhum Osman Yüksel Serdengeçti, daha gençlik yıllarında yazdığı şiirlerde esir Türkistan’ın  hazin hâlini çok güzel dile getirmiştir.

Komünizm zamanında oralara serbestçe gidilip gelinemezdi. Türk dünyasından hiçbir haber ve havâdis alınamazdı. Bugün ise Anadolu insanı, Erzurum ve Van’a gider gibi Bakü, Buhara, Almatı ve Bişkek’e gidebiliyor ve oralardan da her gün uçaklar dolusu soydaşımız Türkiye’ye gelebiliyor.

Bu günleri göremeyen merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin rûhunun şad olmasını diliyor,  Türkistan’la ilgili yazdığı “Ağıt” şiirini aşağıya alıyoruz.

                                                               AĞIT

                   Yıllardır, yıllardır hayaller kurdum, 
                   Seni anam gibi aradım durdum, 
                   Ey benim sevgilim, ey Ana yurdum, 

                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 

                   Gövden bir yerde başın bir yerde, 
                   Aramıza inmiş bir demir perde, 
                   Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde? 

                   Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım 

                   Turan ellerinden haber gelmiyor, 
                   Yarabbi derdimi kimse bilmiyor, 
                   Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor, 

                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 
                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 

                   Koskoca bir alem göçmüş yıkılmış, 
                   Türbelerin, camilerin yakılmış, 
                   Meydanlara kara putlar dikilmiş, 

                   Buhara der, Semerkant der ağlarım 
                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım 

                   Kimlere söylesem bilmem derdimi, 
                   Acaba dünya böyle zulüm gördü mü,
                   Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu, 

                   Bozkurt'um der öz yurdum der ağlarım 
                   Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 

                   Sen ey Hazar, engin Hazar, Türk Hazar, 
                   Söyle bana boylarında kimler gezer? .. 
                   Kafir moskof yine mezar mı kazar? 

                   Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım, 
                   Nerede benim Ural-Altay dağlarım? .. 

                   Moskof bayrağını çekmiş gemiler, 
                   Yol alırken dalgaların iniler, 
                   Her gelen haberde derdim yeniler 

                   Nerde benim Ural-Altay dağlarım 
                   Akşam olur sabah olur ağlarım. 

                   Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar, 
                   Ey yüreği vatan için atanlar, 
                   Toplanın elleri silah tutanlar, 

                   Kıyam etsin ölülerim, sağlarım, 
                   Nerede benim yaslı tanrı dağlarım.

                   Esen yellere bak sevda yelidir, 
                   Açan güllere bak bayrak alıdır,
                   Senden ayrı düşen gönül delidir,





Nerede benim Ural-Altay dağlarım 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 

Duman olur dağlarına ağsam mı? 
Yağmur olup dağlarına yağsam mı? 
Yıldız olup göklerine doğsam mı?

Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım 

Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar 
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar 
Karalar bağlamış gelinler, kızlar 

Akşam olur sabah olur ağlarım 
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? 

Allah Allah diyen ezanlar nerede? 
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede? 
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Artık Dede Korkut öğüt vermiyor 
Gültekin'den bildirgeler gelmiyor 
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Sürüler dağılmış, yaylamaz olmuş 
Irmaklar kurumuş, çağlamaz olmuş
Ozanlar, Şamanlar söylemez olmuş

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Mağripten maşriki soranlar hani? 
Çin'i, Viyana’yı soranlar hani? 
Üç kıtada dimdik duranlar hani? 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 

Geçmiş günler birer hayâl oldular, 
Bedr-i tam idiler, Hilal oldular, 
Dün cevapken bugün sual oldular, 

Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.

Kınaman dostlarım gözümde yaş var, 
Şu kara bağrımda bir kara taş var, 
Tam elli iki milyon esir gardaş var, 

Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım






İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı