Tireli Şehid Mehmed

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 24.07.2022 1332
G
resim

eçenlerde bir akşam yazıları karıştırırken rahmetli babam Ragıp Akyavaş'tan, çocukluğumda dinlediğim ve dinlerken ağladığımı hatırladığım bir harp hikâyesini yine gözyaşlarımı tutamadan okudum. Yazıyı buraya olduğu gibi alıyorum:

“Karanfil diyâri Tire, İzmir vilâyetine bağlı büyük bir kazanın merkezidir. İzmir’in altmış kilometre güney doğusunda bulunan Tire’de bilhassa karanfilin en nâdîde çeşitleri yetişir. Tireliler târihte muhârip olmakla şöhret yapmışlardır. Aydın bölgesinin yiğit ve güzîde askeri sayılmakla temâyüz etmişlerdir.  

Tire’nin Mûsâlar köyünden Tulumcuoğlu Mehmed’i bu arada rahmetle yad etmek isterim. Meşrutiyetin ilânından hemen sonra Yemen’de çıkan isyânı bastırmak üzere İzmir ve havalisinin redifleri silâh altına alınıp Yemen’e sevk olunmuşlardı. Bir kısmı da Medîne’deki muhâfız taburlarına verilmişlerdi.

Yemen bu!... Anadolu’nun hiçbir köyü yoktur ki Yemen denilince gözyaşı dökmesin. Sevgisi halâ gönlümden çıkmayan Tireli Mehmed ile Medîne’den Romanya’ya kadar gelmiştik.

Mehmed Tire’nin Mûsâlar köyünde doğmuş, çocukluğunu karanfil diyârında geçirmiş, ilk gençliğini susuz Yemen çöllerinde, cehennem gibi üfleyen Hicaz kumsallarında eritmişti. Mehmed ile birlikte Tih sahrâsını dolaştık. Çanakkale’de kaç defa ecelle karşılaştık.

‘Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı türküsünü’ söyleye söyleye ne O’nun ne de benim hiç görmediğimiz bilmediğimiz İbrâil’e geldik. Mehmed’i Romanya’da öteki Mehmed’lerle birlikte Baldovinesti köyüne gömdük.

Mehmed benim emir neferimdi. Tire medreselerinde bir miktar okumuş, oldukça uyanık bir Aydın uşağı idi. Vefâkârlıkta her Türk çocuğu gibi emsalsizdi. Ondan Tire’ye âit çok şeyler dinledim. Onun hikâyelerinin tesirinde kaldığım için içimde Tire’ye karşı bir hasret duyarım. Bugüne kadar bu arzumu tatmin edecek bir imkân bulamadım.

Yağmurlu geçen bayram günlerinde iç sıkıntısından muhtıra defterimi karıştırıyordum. Bir insanın hatıra defterinin olması ne güzel şeydir. İnsana neler hatırlatıyor neler… Bu dünyadan bize kalacak olan da acı veya tatlı hatıralar değil midir? Yaşı benimkine yaklaşan o fersude defterin yapraklarını çevirirken Mehmed’in o asil ve kahraman sîmâsı gözümün önüne geldi. Sered nehri kıyısındaki zeminlikten gelen karanfil üzerine söylenmiş mânileri, yanık sesi kulağımda akisler meydana getirir gibi oldu. Benim karanfili sevdiğimi bilen Mehmed ekseri memleket türkülerini karanfil üzerine seçerdi:

Karanfil katar oldu
Ayrılık yeter oldu
On beş aydır görmedim
Ölümden beter oldu

Zavallı Tulumcuoğlu karanfil diyârı Tire’sine kavuşmaktan iyice ümidi kesmişti. Hangimiz kesmemiştik ki!...

Gayri Tire’yi göremeyeceğiz gibi geliyor bana derdi. Hakikaten de öyle oldu. On beş gün sonra ileri hatlara bana sefertası ile yemek getirmek üzere gelirken bir kör kurşunun isabetiyle yuvarlandı gitti. Mübârek naaşını bir gün evvel kendi gibi şehit olan teğmen Fuad’ın tümseğinin yanına uzattık. Kabrine indirirken dudaklarından damla damla kan geliyordu. Bu damlalar belki de ruhundan kopmuş birer karanfildi. Allah rahmet eylesin.”

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı