Tataristan Cumhurbaşkanı “Biz Türküz”

Rüstem Minnihanov 12.03.2024 690
R
resim
üstem Minnihanov, son dönemlerde münevverlerimiz arasında bir tartışma yaşanıyor; "Biz Tatar mıyız? Türk müyüz?" Ben geçmişte bu konuyu hiç düşünmemiştim. Kafa yormamıştım. Çünkü kendimi sadece Tatar olarak biliyordum, bu şekilde tanıtmak yeterli idi. Ama 1985 yılında Türkiye’yi ziyaret ettikten sonra gördüm ki Türkler ile bizim dilimiz bir, adetlerimiz, kültürümüz, dinimiz bir.  O zaman sormaya başladım. Ben kimim? Ben Tatar mıyım? Türk müyüm?”

Sonra Orta Asya ülkelerine Özbekistan’a, Kırgızistan’a, Kazakistan’a, Türkmenistan’a gittim. Kafamdaki soru işaretleri artmaya başladı. “Ben Tatar mıyım? Türk müyüm?” Sonra Altaylar’a gittim. Ve Orada da ortak yanlarımızı keşfettim.  Artık biliyorum ki biz Tatarlar Türkler, Kırgızlar, Kazaklar, Türkmenler ve diğer Türk halklar bir ananın bir babanın çocuklarıyız. Bu çocuklar arasındaki akrabalık bağı ne olabilir?

Tabii ki kardeş olacaklar. Demek ki bizim kanımız, canımız, ruhumuz tek ve ortak bir köktendir. Şimdi daha iyi anlıyorum ki biz gerçek akrabalarız. Fakat biz aynı baba ve anadan olsak da her çocuk gibi hepimizin ayrı hususiyetleri var. Farklı adlarımız var. Mesela benim adım Rüstem, kardeşimin adı Remzi, kız kardeşimin adı Raviye. Biz birbirimize benziyoruz. Ama yine de farklıyız. Farklı şartlarda yaşıyoruz. Aynı durum bizim halklarımız için de geçerli.

Mesela Türkiye’de yaşayan kardeşleri tabiat bile etkilemiş olabilir. Deniz var. Dağlar var. Komşu halklar var. Onlarla dostluk kurup akraba olup etkilenmiş olabilirler. Özbekistan’da kardeşlerimiz tamamen farklı şartlarda yaşıyor ve onlarında karakterleri o şekilde teşekkül ediyor. 

Altay’dakiler de öyle. Her halkın karakterine tabiat bile tesir ediyor. Hayat şartları tesir ediyor. Tabii bunlara diğer faktörleri de eklemek lazım. Komşular gibi… Ama biz yine de akrabayız. Canımız ruhumuz bir ve bunu unutmuyoruz. Tabii ki biz kardeşler olarak biraz farklı olabiliriz. Ama bu bizim kusurumuz veya eksikliğimiz değil zenginliğimiz. Eğer her kardeşin kendi hususiyetleri, kendi kabiliyetleri varsa, kendi kültürü, edebiyatı varsa ve bunlarla hayatını zenginleştirebiliyorsa bu bir değerdir. Bu bizim bütün Türk halkların da ortak zenginliğidir. Ve bizim güçlü bir aile olduğumuzu gösterir.   


İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor