Tarihin En Büyük Göç Faciası

İbrahim Arvas 29.07.2009 3411
1
914 yılı Birinci Dünya Savaşında, Ruslar Doğu Anadolu’yu işgal etti. Rus orduları Trabzon, Erzurum, Erzincan,Van, Bitlis ve Muş’u ele geçirdi.Bu sebeple bu vilayetlerden milyonlarca insan Batı Anadolu’ya ve Güney’de Irak’a doğru göç etti.

 Bu muhâceret, insanlık tarihinin kaydettiği en büyük facialardandır. Göç esnasında yüz binlerce insan açlık ve hastalıktan öldü. Savaşın başlangıcında, Rusların Van vilayetine yaklaşmasıyla Ermeni zulmü de çok artmıştı. Bunun üzerine, bölgedeki halkın hemen hemen tamamı, o zaman Osmanlı toprağı olan Kuzey Irak’a göçtü.

 Bu hicrette büyük İslam âlimi Abdülhakim Arvâsî Hazretleri de bulunuyordu. Abdülhakim Arvâsî Hazretleri, göç esnasında yaşanan faciayı "Âdem aleyhisselam’dan bu güne kadar böyle bir felaket görülmedi!" şeklinde ifade etmiştir.  Irak’a hicret edenler arasında bulunan Van eski Milletvekili İbrahim Arvas Bey, yaşadıkları faciayı, hâtıralarında özetle şöyle dile getiriyor:       Editör

  

Açlıktan ve Hastalıktan Her Gün Binlerce İnsan Ölüyordu!


  Rusların Doğu Anadolu’yu işgâli neticesinde bölge halkı, canlarını kurtarmak için, fakirlik ve yoksulluğa dayanamayarak Irak ülkesine aktı. Bu sırada salgın hastalıklar, kolera, tifo, tifüs ve dizanteri de baş göstermişti. Hastalığa yakalananlar 12 saat içinde ölüyordu. Salgın bütün şiddetiyle hüküm sürüyordu. Her konak yerinde 5–10 ölü bırakan muhâcirler, bu suretle yüzde elli zayiat verdi.

  İlaç hiç yok, yiyecek yok, bakkal da yok, hükümet insan başına üç kuruş para yevmiye veriyordu. Bir çay 5 kuruş idi. Bir muhâcir, iki yevmiye nafakasına bir çay içebiliyordu. Bu zulmü halka revâ gören İttihat ve Terakki idaresi, elbette ki batacaktı, battı.

  Musul sokaklarında bilhassa mülteci ve asker olarak günde üç yüz küsur insan açlıktan can veriyordu. Musul’un kazaları bulunan Zaho, Duhuk, Erbil ve Akra’da durumlar aynı idi. Ölüler defnedilemiyor, köpeklere ikram ediliyordu. Bilhassa hastanelerde, nekahet halinde bulunan askerlerle muhâcirler hayatta en feci ve zor günlerini geçiriyordu ve çoğu açlıktan ölüyordu. Musul vilayeti ile Kerkük mutasarrıflığı kazâ ve köylerinde günde yaklaşık bin kişi açlıktan ölüyordu.

  Bir Gün Gelir de Musullular…

  Musul merkezinde o zaman yüzden fazla milyoner tüccar vardı. Büyük çiftçilerle pek çok zahire ambarları vardı. Bunlardan hiç birisi, ne bir askere ve ne de bir muhacire yardımda bulundular. Vicdanları aslâ tınmadı. Cenab-ı Hak Âdil-i Mutlaktır. Bir gün gelir de Musullular veya evlâdı, ahfadı, ( çocukları, torunları) intikamı ilahiye maruz kalacaklardır.

 Diyarbakır ve Adana’daki muhacirler de çok sıkıntı ve sefalet çektiler. Amma acından ölen olmadı. Musul’daki gibi hayvan leşleri ile kedi ve köpek yemediler.

 Bu göç neticesinde Van vilayeti ile Hakkâri sancağının zaiyat  bilançosu şöyledir; kolera, tifo, tifüs, dizanteri, açlık ve sefaletten toplam yüzde sekseninin telef oldukları muhakkak. Muş, Bitlis, Bayezid vilayetlerinin ise yüzde altmış telefât verdiği gerçektir. Servet ve mal kaybı ise yüzde doksan dokuzdur. Memleketin en zenginleri, hicretten bir hafta sonra muhtaç ve perişan halde kaldılar.

Kaynak: Tarihi Hakikatler- İbrahim Arvas

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı