St. Petersburg’da Türk İzleri

Dr.Mehmet Can 29.10.2013 4970

S
t. Petersburg 1703 yılında kuruldu. Rusya’nın Moskova’dan sonra en büyük şehridir. Tarihi mekânları ve müzeleriyle meşhurdur. Adeta bir açık hava müzesi gibidir. Türkiye’nin St. Petersburg Başkonsolosluğu tarafından hazırlanan “ Geçmişten Günümüze St. Petersburg ve Çevresinde Türk İzleri” isimli yayında Osmanlı devleti zamanında ve Türkiye Cumhuriyeti dönemindeki Osmanlı-Rus münasebetleriyle ilgili dokümanlar kaydedilmiştir. 

Yayında kaydedilen dokümanlardan bazıları şunlardır:

Devlet Ermitaj Müzesi’nde: Bu müzede sergilenen eserler arasında Türk silah ve sikkeleri, Osmanlı dönemine ait değerli takılar, el işleri, Rusya ve Osmanlı imparatorlukları arasında yaşanan savaşlar sonrasında elde edilen savaş ganimetleri bulunmaktadır. Müzenin üçüncü katında Sultan II. Mahmud tarafından İmparator Nikolay’a hediye edilen at koşum takımı sergilenmektedir. Ayrıca 1421-1451 yılları arasında hüküm sürmüş olan Sultan II. Murat Han’ın isminin yazıldığı altın ve gümüşle işlenmiş bronz kâse, Türk silah koleksiyonu (kılıçlar, hançerler, palalar ) bulunmaktadır.

Ermitaj Müzesine bağlı Koruma Altına Alınan Eserler Müzesi’nde de Osmanlı sultanı III. Selim Han tarafından, Yaş Anlaşması vesilesiyle Rus Çariçesi II. Katarinaya hediye edilen çadır bulunmaktadır. Bu çadır, günümüzde sapasağlam durumdadır.

Askeri Talim Müzesi’nde: Türk Silah sanatının engüzel örneklerinin sergilendiği bu müzede kalkan, kılıç ve silahların yanı sıra Gazi Osman Paşa’nın kılıcı da bulunmaktadır. 

Askeri Deniz Müzesi’nde: Osmanlı-Rus savaşları dönemine ait pek çok eser bulunmaktadır. 

Doğu El Yazmaları Enstitüsü’nde: Bu müzede Osmanlı dönemi Türk tarihine ait üç binin üzerinde el yazması eser mevcuttur.

Tatar Camii: Dönemin din adamlarından G.Bayazıdov'un teşebbüsleri, Buhara Emiri Seyyid Abdülehad Han (Ö.1910) ve şehirdeki Tatar iş adamlarının destekleriyle 1909-1920 yılları arasında inşâ edilmiştir. Resmî olarak 22 Şubat 1912 yılında açılan cami, 1927-1930 ve 1940-1956 yılları arasında kapatılmış veya başka maksatlar için kullanılmıştır. Yaklaşık beş bin kişilik kapasiteye sahiptir. Cami günümüzde açık olup, Cuma namazlarında tam dolmaktadır. 

Türkler İçin Çok Hazin Bir Anıt: Şan Sütunu (Kolonnı Slavı)

Bu zafer anıtı, Troiteskiy kilisesi önündedir. Gören Türklere büyük bir hüzün vermektedir. (1877-1878) Doksan Üç Harbi olarak bilinen, Osmanlı-Rus Savaşı hatırasına dikilmiştir. 28 metre yüksekliğindeki anıtın tamamı Türklerden ele geçirilen top namlılarının üst üste yerleştirilmesiyle yapılmıştır.  Sütunun üstünde elindeki defne çelengini göğe doğru uzatarak kazananları selamlayan bir melek heykeli bulunmaktadır. Tabanı yaklaşık 6,5 metre olan anıtın dört bir yanında savaşa katılan askeri bölükler ile savaşın ana olaylarının anlatıldığı bronz plakalar vardır. Anıtın sağında ve solunda iki Türk topu ile anıtın tabanının çevresinde yine Türklerden ele geçirilen toplar bulunmaktadır. 

Bir Hazin Tablo Daha

1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nda, İsmail (Ukrayna), Varna (Bulgaristan), Silistre (Bulgaristan) ve Tulca’da (Romanya) yapılan savaşlarda ele geçirilen yaklaşık 102 Osmanlı topunun bir kısmı eritilmiş, diğer bir kısmının namlusu ise kilisenin demir parmaklık ve dış kapılarının yapımında kullanılmıştır. Kapıdaki sütunların bazılarında Osmanlıca yazılar ve tuğralar görülmektedir.

1990 yılında St.Petersburg (Leningrad) ve İstanbul arasında Kardeş Şehir Anlaşması imzalanmıştır. Söz konusu anlaşma, 2003 yılında dönemin St. Petersburg Valisi Vlademir Yakovlev ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna arasında imzalanan işbirliği protokolü ile pekiştirilmiştir.



İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı