Son Asır Türk Pehlivanları

Gürbüz Azak 22.06.2009 8336
K
Ara Ahmet: 1870 Bulgaristan, Varna, Franga köyü doğumlu. Boy 1.80, kilo 105. Ele avuca sığmaz müthiş güreşçi Hergeleci İbrahim'in çırağı. "Cihan Pehlivanı" unvanlı... Kara Ahmet halter kaldırır, koşar, tıpkı hocası gibi bütün güreş oyunlarını eksiksiz bilirdi.

Koca Yusuf: 1870 Bulgaristan, Deliorman, Karali köyü doğumlu. Boy 1.86, 120 kilo. Avrupa ve Amerika'da destansı güreşler kazandı. Acı bir kuvvete sahipti. Yenilgi yüzü görmemiştir.

Yaşar Erkan: 1911 İstanbul doğumlu, 1936 Berlin Olimpiyatları şampiyonumuz. Boy 1.65. Dayanılmaz bel kündeleri vardı. Avrupa'da yaptığı 63 maçın 58'ini kazandı.

Yaşar Doğu: 1915, Samsun Kavaklı ilçesi Karlı köyünde doğdu. Boy 1.68. Okuyup yazmayı askerlikte öğrendi. 67, 73, 79 ve 87 kilolarda şampiyonlukları vardır. Millî takım antrenörlükleri yaptı. Çok acımasız güreşirdi. Türk folkloruna ve müziğine yakın dururdu. En bunaltıcı oyunu "Sarma" idi ki, bu oyundan kurtulabilen ve perişan olmayan çıkmamıştır. Sırtı hiç yere gelmedi.

Celal Atik: 1918 Yozgat, Boğazlıyan ilçesi Günden köyü doğumlu. Türkmen. Boy 1.75. Güzel konuşan, şık giyinen, endamlı ve yakışıklı bir güreşçi idi. Soyadını Atatürk vermiştir. Her oyunu ustalıkla uygular ama "Bravle" çekerek rakibini yıkıp indirmeyi pek severdi. Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları bulunan Celâl Atik uzun süre güreş hocalığı da yapmıştır.

Gazanfer  Bilge: 1920, İzmit Karamürsel doğumlu. 62, 67, 73 ve 79 kilolarda fırtına gibi esti. Boy 1.70. Bu sporcumuz 1948 Londra Olimpiyatlarında 62 kilonun şampiyonu oldu. Çok sayıda Avrupa birincilikleri var. Rakiplerini güçlü kollarıyla derhal havalara kaldırır ve başı üzerinde gezdirip yere çakardı.

Ahmet Uzun: Adını çok az kişinin bildiği bu pehlivan, dünya güreşine "Danabağı" oyununu armağan eden yiğittir. Ahmet Uzun'dan öğrendikleri bu oyunla Fransız Daniel Robin, Rus Medved, Japon Sasahara, Alman Seger, Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları kazanmıştır.

Zanapali Hanifi: En zorlu karakucak başpehlivanlarından. Adana Karataş ilçesi Yemişli köyünden. Yörük. 1918 doğumlu, boy 1.90. Kilo 115. Bu pehlivanımız da dünyaya "Yan Bağda" oyununu öğretti.

Nasuh Akar: 1925 Yozgat doğumlu. 57 kiloda Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları kazandı. Kendine has bir güreş stiline sahipti. Sarma tekrar, rakibini yayar ve süratle kündeye geçerdi.

Hüseyin Akbaş: 1933'de Tokat'ın Almus ilçesinde doğdu. Altı defa dünya şampiyonluğu kazanan Hüseyin Akbaş'ın da kimselere benzemez bir güreş üslûbu vardı. Azıcık kısa ve sakat olan sol bacağını rakibe verir, rakibi ise her yana dönen bu bacağı ne yapacağını bilmezken, Hüseyin adamı çökertir, oturduğu yerden künde üstüne künde atardı: Oturak kündesi.

Ali Yücel: 1930 Tokat doğumlu. Boy 1.58. Her güreşi heyecan uyandırır ve zevkle seyredilirdi. Akrobat yapılı Ali Yücel'in en bitirici oyunları arasında "Kafa-kol" ile "Salto" vardı. 52 kiloda Dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazanmıştır.

İsmet Atli: 1931, Adana kozan ilçesi Çukurören köyünde doğdu. Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları sahibi. Boy 1.78. Ürkütücü bir kuvvet sahibi olan İsmet Atlı aynı zamanda iyi bir ozandır. Adı, Adana'da bir stadyuma ve Akyazı'da bir caddeye verilmiştir. İsmet Atlı antrenmanlarını çoğu defa Yaşar Doğu ile yapar ve güreş bittiğinde yarım saat baygın kalırdı.

Ahmet Ayik
: 1936, Sivas'ın Hafik köyünde doğdu. Düzgün giyimi, tatlı konuşmasıyla bilinir. Ahmet Ayık'ın taş gibi sert bir vücudu vardı. O da Dünya ve Olimpiyat şampiyonlarımızdandır. Yenilmez Rus güreşçisi Medved'i tek yenebilen odur. Güreşe yatık girer, fırtına gibi çift dalar, sarma ve künde ile rakiplerini bozar, kısa zamanda tuşlardı.

Mahmut Atalay: 1934 Çorum doğumlu. Karakucak güreşinden gelme bu harika pehlivan rakibinin sol bacağından şimşek gibi dalar, omzu ile kasıktan vurup çökertirdi. Dünya ve Olimpiyat şampiyonumuzdur. En ünlü ve usta yabancı pehlivanların ondan ödü kopardı. Millî Takım antrenörlüğü yapmıştır.

Mustafa Dağistanli
: 1932, Samsun, Çarşamba doğumlu. Adaleli, iri kemikli, fevkalâde cesur bir sporcu idi. Rakiplerinin her oyununu bozar ve hemen altına alırdı. Sonra sol yanına geçer, oturur, yaman bir burgu takar ve ileri doğru göğüsleyip tuşu tamamlardı. Antrenmanlarda kendinden cüsseli güreşçileri yenen Dağıstanlı da Dünya ve Olimpiyat şampiyonlarımızdan. Milletvekilliği yapmıştır. Sırtı hiç yere gelmedi.

Hasan Güngör
: 1933'de Denizli'nin Acıpayam ilçesinde doğdu. Boy 1.80. O da efsane yıldızlarımızdan. Defalarca Dünya, Avrupa ve Olimpiyat şampiyonluğu kazandı. Her maçında buldozer gibi çalışır, oyundan oyuna geçerdi. Onun da kurtuluşu olmayan kündeleri dünyaca ünlüdür. Bir salon dolusu kupa, madalya, şilt ve başarı belgesi vardı.

Adil Atan: 1929 Adapazarı doğumlu. Boy 1.90. Kırkpınar Başpehlivanlığı ve Dünya şampiyonlukları kazandı. En bitirici oyunu, ayakta göğüs göğse iken dalmaktı. Alta düşünce isteyerek künde verir sonra da topuk kesip işi bitirirdi. Uzun kollarıyla ahtapot gibi sarar, rakibini kötü bunaltırdı.

İsmail Oğan: Ben bu yıkılması zor pehlivanı tıpkı Hasan Güngör, Bayram Şit, Yaşar Doğu gibi güreş meydan ve minderlerinde seyrettim. İsmail'in güreşi bitsin istemezdiniz. 1933 Antalya doğumlu. Boy 1.75. Sırrım gibi bir Yörük delikanlısı iken "Antalyalı Çürük" diye şöhret bulmuştu. Bolca koşar, bir oturuşta tıpkı Ahmet Ayık ve İsmet Atlı gibi bir oğlağı yiyebilirdi. Dünya ve Olimpiyat şampiyonlarımızdandır. Serbest güreşe odun kırar gibi acımasızca giren İsmail Oğan yağlıda da hatırı sayılan, ürkülen bir pehlivandı. En büyük özelliği kündeyi yüksekten ve çok şiddetli savurmasıdır.

Bayram Şit: Denizli ili Acıpayam ilçesi doğumlu. Boy 1.67. Çok dayanıklı, bol nefesli, yorulmak bilmeyen bir sporcu idi. 1952 Helsinki Olimpiyatlarında fırtına güreşler attı ve şampiyon oldu. mükemmel sarma takardı. Kendi icad ettiği oyunları vardı. Kırkpmar'da (boyunda) birinciliklere ulaşan Bayram Şit, Türk ve Fransız millî takımlarını çalıştırmış, dünya şampiyonları yetiştirmiştir. Fransızların iftihar ettiği müstesna güreşçi Daniel Robin onun çırağıdır.

Hamit Kaplan: 1933, Amasya ili, Hamamözü köyünden. Dünya, Avrupa ve Olimpiyat şampiyonu. 13 altın madalyanın sahibi. Ağır sıklet güreşen Hamit Kaplan, göğüs çaprazını en iyi uygulayan pehlivandı. Ardından yan üstü, sırt aşağı, rakibini yere sererdi. O yüzden en namlı dünya güreşçileri Hamit ile güreşe tam girmez, maçı puansız bitirmeyi kazanç sayarlardı.

Hamza Yerlikaya
: Henüz 17 yaşında iken Avrupa ve Dünya şampiyonlukları, birden fazla Olimpiyat birincilikleri kazanan Hamza Yer-likaya "Salto"yu da, "Künde"yi de en mükemmel atabilen inanılmaz bir güreşçi, dev bir rekortmendir ki "Yirminci Yüzyılın en büyük güreşçisi" unvanını da hak etmiştir.

Dünya güreşine oyunlar ekleyen büyük çaplı bu güreşçilerimiz kadar, aynı ayarda diğer pehlivanlarımız ise şunlardır:
Nasuh Akar, Haydar Zafer, Mersinli Ahmet, Müzahir Sille, Rıza Doğan, Mithat Bayrak, Tevfik Kış, İbrahim Karabacak, Bekir Büke, Yusuf Aslan, Hasan Gemici, Mehmet Güçlü, Salih Bora, Aslan Seyhanlı, Nihat Kabanlı, İsmail Temiz, Mehmet Uzun, Ali Rıza Alan, Satılmış Tektaş, Hasan Sevinç, Ramazan Güngör, Dursun Ali Erbaş, Nureddin Zafer, Mehmet Kartal, Gıyaseddin Yılmaz, Ayhan Taşkın.
Onların tamamı, Türkiye sevinsin, bizler mutlu olalım diye senelerce ter döktü. Dökülen her damla ter miktarınca bu ölümsüz isimlere, gerçek kahramanlara minnet borcumuz var.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı