Selçukluların Sünnî Türk - İslam Tarihindeki Önemi

Prof. Dr. Ramazan Şeşen 02.07.2020 2644
S
resim

elçuklular devri, bazılarının iddia ettikleri gibi, İslam dünyasında ilim ve kültürün gerilemesi devri değildir. Bu devirde de büyük mütefekkirler ve alimler çıkmaya devam etti. Abbasi devletinin çözülmeye başlaması ve Bizans’ın yükselme devrine girmesi sonucu Akdeniz’de Ortadoğu ve Kafkaslarda İslam gerilemeye başladı. Bizans Şam ve Irak’ı tehdit eder hale geldi.  Selçuklular gelinceye kadar üstünlük Bizans’ta idi.

Diğer taraftan Fatimîler ve Büveyhîler Şiî idiler. Büyük çoğunluğu Sünni olan İslam dünyasında kendi mezheplerini yaymaya çalışıyorlardı. Selçukluların gelişleri Bizans ve onun arkasındaki Ermeni, Gürcü tehditlerini bertaraf etmekle kalmadı. Aynı zamanda İslam dünyasını için için kemiren Şiî ve batıni propagandasını da önledi.

Hatta, Gazali gibi âlimler bu batinî propagandasını dış düşmanlardan da tehlikeli gördükleri için, eserlerine daha çok onlara karşı yazdılar. Selçuklular Ehl-i sünnet oldukları için Sünni mezhepleri korudular. İslam dünyasının içten çürümesine son verdiler. Birliği muhafaza etmeye çalıştılar.

Bir Sünni eğitim müessesesi olan medreseyi Arap ülkelerine getiren yine Selçuklular oldu. Onların sayesinde önce Hanefi ve Şafii, daha sonra Hanbeli ve Maliki mezheplerinde eğitim yapan medreseler kuruldu. Camilerin yanında medreseler mutasavvıfların bulunduğu hanikahlar da birer eğitim kurumu haline geldi. Medrese ve hanikahların yaygın hale gelmesi okuyup yazmayı tabana yaydı.

Nizami Mülk’ün vezirlik devrinde Bağdat – Musul başta olmak üzere ülkenin önemli şehirlerinde Nizamiye medreseleri kuruldu. Aynı sıralarda Sultan Alpaslan’ın da Hanefi medreseleri kurduğu bilinmektedir.

Aslında Türklerin gelişi ile Arap ülkelerinde ilim ve imar hareketleri canlanmıştır. Araplardan, Türklerden pek çok alim yetişmiştir. Bu sırada Şam ve Mısır’da kuvvetli bir ilmi hareket başlamış ve bütün Eyyubîler ve Memlûklar döneminde devam etmiştir.

Bu devirde Türkler İslam dünyasını Haçlılara karşı korudular ve düzeni sağladılar. Araplar ise Türklere kültür bakımından hocalık ettiler.

Mısır ve ona bağlı yerler Abbasi Hilafeti nüfus dairesine girdi. Hakim ideoloji Sünnilik oldu. Hanefi mezhebi Arap ülkelerinde yayıldı. Ülkeye Türk askerî aristokrasisi sahip oldu.

Ortadoğu ve kuzey Afrika’da birinci cihan harbinin sonuna kadar sürecek uzun bir Türk devri başladı. Bugün Arap ülkelerinde mevcut olan eski eserlerin, İslami mirasın yüzde sekseni Türk hakimiyetine aittir.

Bazı tarihçilerin iddia ettikleri gibi, Zengiler , Eyyubîler ve Memlûklar devleti ayrı devletler değildir. Her üçü de Selçuklu devletinin uzantısı olup tek bir Türk devletidir. Her üçünün dayandığı maddi ve manevi unsurlar aynıdır. Her üç devletin bayrağı sarı zemin üzerinde kırmızı kartal arması (renk) taşır. 

Eğer Seçuklularla başlayıp Memlûklularla sona eren bu Türk devletleri olmasaydı Arap ülkelerindeki siyasi karışık önlenemez, Arap ülkeleri Bizans ve Avrupa’nın hakimiyeti altına girebilirdi.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı