Sarayda Hırka-i Şerif Ziyareti

Esad Efendi 14.07.2015 4276
O

smanlı devleti'nde her yıl Ramazan ayının on beşinde Hırka-i Şerif ziyaret edilir. Ziyaret gününden bir gün önce vezirlere kethüda bey tarafından tezkireler yazılıp gönderilir. Şeyhülislâmın gönderdiği defter gereğince İstanbul kadısına, ulemaya, nakibüleşrafa ve selatin şeyhlerine mektubî kaleminden tezkireler yazılır.

Yeniçeri ağasına, defterdara, sipahi ve silahdar ağalarına, cebeci, topçu ve arabacıbaşı ağalara da çavuşbaşı ağa tarafından tezkire yazılır.

Bütün bu tezkireler "divan-ı hümayun" çavuşları ile gönderilir. Harameyn müfettişi, muhasebecisi ve şehr-emini efendilere de haber verilir.

Ziyaret günü sözü edilen devlet adamları öğle namazını kıldıktan sonra “babü's-saade” önüne yani “kube-i hümayun” tarafına gelip, sağ tarafa vezirler ve bütün ulema, sol tarafa ocak ağaları ile diğer devlet adamları oturup sadrazamın gelmesini beklerler.

Reisülküttabın, şeyhülislâmı evinden alıp Ayasofya Camiine götürdüğü haberi geldiğinde, sadrazam maiyetiyle birlikte camiye gider ve burada öğle namazını kılar. Bu sırada haberci çavuş, davetlilerin "Bâb-î hümâyûn" denilen kapıdan girmeye başladıklarını bildirir. Bunun üzerine sadrazam, maiyetini ve şeyhülislamı alarak Topkapı Sarayı'na gelir.

Orta kapının dışında rikâb ağaları karşılarlar. Sadrazam atından indiği zaman bostancıbaşı sağ tarafına ve birinci mirahur sol tarafına geçer ve koltuklarlar. Şeyhülislamın ise kapıcılar kethüdası ile ikinci mirahur koltuğuna girip hep birlikte babü's-saadeye doğru yürürler.

Buraya yaklaştıklarında babü-s-saade ağaları karşılar. Sadrazamın sağ koluna babü’s saade ağası, sol koluna hazinedarbaşı, şeyhülislâmın ise sağ koluna kilercibaşı, sol koluna saray-ı-cedide-i âmire ağası girip babü's-saade önüne gelirler. Burada silahdar ağa karşılar ve sadrazamın sağ koluna girer. Sol koluna has odabaşı, Şeyhülislamın ise koltuklarına iki has odalı ağa girip arz odasına doğru yürürler.

Diğer davetlilere de burada izin verilir. Önce vezirler, sonra Anadolu ve Rumeli kasaskerleri, ulema, rütbesine göre eğer kaptan paşa mir-i miran derecesinde ise önce o, arkasından yeniçeri ağası, defterdar, reisülküttap, çavuşbaşı, birinci ve ikinci tezkireciler, mektubı efendiler, başbakıkulu ağa, maliye tezkirecisi, ocak ağaları, harameyn müfettişi ve muhasebecisi ve teşrifatçı hepsi birden babü’s-saade'den girerek Hırkka-i Şerif odasına gelirler.

Birinci ve ikinci imam efendiler Hırka-i Şerif'in konduğu sandığın önünde oturur ve bir miktar Kur'an okurlar. Şeyhülislam hasta ise, padişahın izni ile oturması teşrifat defterlerinde yazılıdır.

Kur'an okunduktan sonra padişah kendisi sandığı açar ve Hırka-i Şerif'e yüz sürülmesine izin verir. İlk defa sadrazam yüzünü sürer. Yüz sürme işlemi devlet adamlarının rütbelerine göre şu sırayı takip eder:

Şeyhülislâm, vezirler, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, ulema, eğer mîr-i mırân derecesinde ise kaptan paşa, yeniçeri ağası, defterdar, reisülküttap, çavuşbaşı, birinci ve ikinci tezkireciler, mektubi efendiler, başbakıkulu, maliye tezkirecisi, hazine başbakıkulu ağası, çavuşlar kâtibi efendi, çavuşlar emini ağa, sipahi, silahdar, cebecibaşı, topçubaşı, arabacıbaşı, harameyn müfettişi ve muhasebecisi, şehremini, yazıcı efendi, teşrifatçı, teşrifatçı halifesi ve kisedarı.

Bütün bu devlet ileri gelenleri birbirlerinin peşi sıra Hırka-i Şerif'e yüz sürdükten sonra dönüp yerlerinde dururlar. Bu işlem tamamlandıktan sonra şeyhlerin her biri sandığın önüne gelir önce dua eder, yüz sürer ve yerlerine dönerler. Valide sultanın kethüdası ve rikâb ağaları da sıralarını savdıktan sonra, padişah dönüş için izin verir. Herkes dışarı çıkar. Ancak içerdekilerden sadrazam, şeyhülislâm ve vezirler, enderun hademesi de tamam oldukta kalkıp, önce vezirler, sonra şeyhülislam, arkasından sadrazam, padişah huzurundan çıkıp enderuna girildiği zamanki düzenle hareket ederler.

Önce silahdar ve has odabaşı ağalar sadrazamı koltuklayıp babü's-saadeye kadar getirirler. Burada bu görevi kapı ağası ile hazinedarbaşı üzerine alırlar. Babü's-saadeden onbeş yirmi adım dışarı çıkılınca bostancıbaşı ile birinci mirahur koltuklama işine devam eder. Kapıcılar kethüdası ile ikinci mirahur, şeyhülislam için yukarıda anlatılan aynı görevi yerine getirirler.

Orta kapıdan dışarı çıkıldığı zaman atlara binilir. Burada sadrazam, şeyhülislâm için bir tören düzenler ve sarayına döner.

Hırka-i Şerif ziyareti gününde yeniçeri ve diğer ocak erlerine baklava vermek gelenek olmuştur. Yeniçeri ağalarının divan günlerinde oturdukları yere çekilen perdelerin sonu olan orta kapı tarafına mutfak emini aşçıbaşı ve diğer mutfak hademesi oturup, her ocağa defterde yazılı olduğu üzere baklavalarını dağıtırlar.

Hırka-i Şerife yüz sürüldükçe sadrazam ve silahdar tülbent ile silip, yüz sürene bu tülbendi verirler. Yüz sürme işi bittikten sonra bu kısım altın maşrapa içinde yıkanır. Yıkanan yer nemli olduğundan öd ve anber yakılarak kurutulur.

Hırka-i Şerif ziyareti sırasında bütün devlet adamları destar-ı adi ve mevsim gereği bölükler samur kürk veya ferace ile bulunurlar. 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor