S. Ahmet Arvâsi'ye Göre Bazı Kavramlar

M.Halistin Kukul 24.10.2009 3917
B
ilgi: “Canlılar içinde, bilgi edinmeye en istidatlı olanı insandır. Hatta, bir bakıma, "bilgi", insan için mevcuttur, denebilir.

İIim-San'at-Din:
"İslâm kültür ve medeniyetinde, ilim, sanat ve din, bir diğeri ile çelişmeksizin, tam bir "tevhîd şuuru" ile hayran kalınacak bir terkibe ulaşmıştır."

Türk milleti:
"Türkler, yalnız askerî sahada değil, içtimaî, iktisadî, ahlâkî, bediî ve fennî konularda büyük eser ve   hamlelerle İslâm Dünyâsı'nın şanını ve şerefini yüksek tutmasını bilmişlerdir."

Millî devlet:

Millî devlet, herhangi bir sınır ve zümreye imtiyaz tanımayan devlettir. O, bütün tabakaların, bütün içtimaî birimlerin hak ve menfaatlerini koruyan, savunan, dengeleyen ve milletin vicdanında saygı ve îtibar bulan ve bizzat milletin teşkilatlanmasından doğan "bir otorite"dir."

Milliyetçilik:

"Bir milletin gücü, "milli şuurunun" uyanıklığına bağlıdır. Bu şuur güçlendikçe "milli birlik" ve "dayanışma ruhu" artar. Biz, Türk milliyetçileri olarak "milli şuurun" yüksek gücüne inandığımız kadar, fertlerin "şahsiyet olma"  istek ve irâdesini de inkâr etmeyiz."

Aile:
 "Başta Sevgili Peygamberimiz olmak üzere, bütün Şanlı Peygamberler (Hepsine selât ve selâm olsun), insanlığı "Aile" ile başlatırlar. Yâni, İslâmiyet, sosyolojisini, aile üzerine kurar."

Okumak:
"Okumak, bir bakıma, başka bir kişinin, zümrenin, neslin, başka bir kültür ve medeniyetin kaydedilmiş duygu, düşünce ve tecrübeleri ile karşı karşıya kalmak demektir."

Târih-Kültür-Ülkü:

"Târih, bir milleti (geçmişte), kültür bir milleti (halde) ve ülkü, bir milleti (gelecekte) birleştirir."

San'at:
 "Her san'at eseri, içinde doğduğu tabiî ve coğrafi çevrenin izlerini taşır. Yine, bunun gibi, her
san'at eserinin böyle sosyolojik, psikolojik ve felsefi bir zemini vardır."

Yine San'at:

"San'at, tamamı ile (ferdî bir çığlık) biçiminde doğsa bile, san'atkârın şahsiyeti   içtimaî değerlerden bağımsız değildir."

Dehâ:
"Dehâ, kendini (eserleri, buluşları ve" keşifleri) ile ispat eden ve bütün dünyaya kabul ettiren (olağanüstü ve hârika) zekâ ve yetenek demektir."

Kitap:
"Dünü yarına taşıyan, insanı insana bağlayan, insanı, insandan ayıran da kitaplardır."

Hürriyet:
"Hürriyet için hürriyet olmaz, hürriyetler, insanın gelişmesi ve yücelmesi için birer vasıtadan ibarettir."

Temizlik:
"Hiç mübalağa etmeden belirtelim ki, dünyaya ve bilhassa Avrupa'ya temizliği müslümanlar öğretmişlerdir."

Kendini ifâde:
 "Gerçekten de başarılı insanlar, "kendilerini ifâde ederken" kabanın yerine inceyi, çirkinin yerine güzeli, kötünün yerine iyiyi, süflinin yerine ulvîyi, menfînin yerine müsbeti tercih edebilenlerdir. Büyük edipler, şâirler, yazarlar, ressamlar, mütefekkirler, mimarlar, hattatlar böylece doğarlar."

İnsan ve Değişme:
"Hiç şüphemiz yoktur ki, (değişmeye en istidatlı olan canlı varlık) insandır. Çünkü, tâlim ve terbiyeden en çok istifade etmesini bilen varlık odur. Esasen "değişmek" demek, "tâlim ve terbiyeye müsait olmak" demektir.

Münevver:
"Münevver, üstün bir zihnî güce sahip, zaman içinde, bu gücünü millî ve beşerî tecrübelerle besleyen, belli bir iş ve meslekte mütehassıs, iyice sindirdiği kültür değerlerinden yeni sentezlere gidebilen, Allah'tan başka ilâh tanımayan, bu yüce "tevhîd" inancını, âlemşümul bir mesaj hâlinde, bütün insanlığa ulaştırmaya çalışan, yanlıştan tek doğruya, çirkinden güzele, kötüden iyiye, küfürden imana, vahşetten medeniyete, zulümden adalete, haksızlıktan Hakk'a, kısacası, "karanlıktan nura" doğru yol arayan ve bulan ilim, fikir ve gönül adamıdır."

O'nu bir defa daha rahmetle anıyorum.

 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı