Padişah Duası "Ab-ı Hayat"tır

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil 19.08.2020 2586
A
resim

kdeniz’de büyük zaferler kazanan Hızır Reis (Barbaros Hayrettin Paşa) Osmanlı Padişahı Sultan Selim’in duasını almak için yeğeni Muhiddin Reis’i çeşitli hediyeler ve esirlerle İstanbul’a gönderdi. Aşağıda Muhiddin Reis’in İstanbul’a gidiş-gelişini Seyyid Muradî tarafından yazılan ve Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil tarafından sadeleştirilen makaleden okuyacaksınız. (Editör)

Hızır Reis dualarını almakla bereketlendiği ve övündüğü Osmanlı ocağını unutmamıştı. Direk seren yüklü büyük bir parçayı enva-ı çeşit hediyelerle doldurdu. Bizzat kendi malından iki yüz esiri de mükemmel donanmış teknelere yerleştirdi. Başlarına Kemal Reis’in hemşiresi oğlu Muhiddin Reis’i başbuğ kılıp şevketlü Selim Han’a gönderdi.

Zira Muhiddin Reis zarif bir adamdı. Ümera kapılarının usul ve kaidelerinden haberdar bir kimse idi. Muhiddin Reis bahar günleri erişince bir mübarek gün ve saatte altı tekne ve bir barça olmak üzere yedi pare gemi ile İstanbul’a yollandı. Yirmi birinci günü “Asitane-i saadete” varmışlar. Sarayburnu’nda azim şenlikler eylemişler Hünkâr dahi o sırada Yalı köşkünde imiş.

Muhiddin Reis huzura girdiğinde, kemal-i hürmetle padişahı selamladıktan sonra, “Hızır Reis kulunuzundur” deyip namesini takdim eylemiş. Padişah hazretleri nameyi bizzat kendi lisanı ile kıraat eyledikten sonra Hızır ve Oruç reisler ile ona yar ve yoldaş olanlara, “Hak teâlâ dünyada ve ahirette mücahit lalalarımın yüzlerini ak eylesin. Dünya durdukça düşmanlar üzerine kılıçlarını keskin eylesin. Allahü zülcelal hazretleri her zaman küffarı kahreyleyip karada ve denizde İslam askerini üzerlerine mansur ve muzaffer eylesin.” diye dua buyurmuşlar.

Ardından Muhiddin Reis’e on kese akçe bahşiş verip hil’at giydirmişler. Teknelerin Yalı köşkü önüne çekilmesini gelen hediyeleri bizzat göreceğini emr eylemişler.

Yalı köşküne tekne yanaşmak adet değil iken Selim Han hazretleri gazâlarını işittiği Oruç ve Hızır Kardeşlerle kemal mertebede muhabbet ettiklerinden yanaşsınlar diye ferman eylemiş.

Muhiddin Reis şenlik ve alaylarla ne kadar hediye varsa iki yüz esir kâfirin sırtına yükletip hürmet ve tazimle Yalı köşkü önüne götürmüş. Her bir esir kâfirin yanında mükemmel giyinmiş birer levent gazi tayin eylemiş. Padişah alayları büyük bir memnuniyetle seyredip tekrar hayır dua kılmışlar           .

Emredip gazilere ellişer altın ihsan edip her birine hil’atler giydirmiş. Gaziler için kışla tayin olunup tayinatları verilmiş. Muhiddin Reis için özel konak döşetmişler. Tekneleri tersane-i amireye çekilip eksikleri ve gedikleri giderilmiş mühimmatları yenilenmiş. Var evi kerem evi demişler.

Selim Han Hızır ve Oruç reislere de yirmi yedişer oturak iki firkate yaptırtmış. Başları ve kıçları baştarde usulü donanıp tunç toplarına ve tunç saçmalarına varıncaya kadar miriden (hazineden) karşılanmış.

Bir gün Selim Han hazretleri Muhiddin Reis’i huzuruna çağırıp göndereceği emanetleri takdim eylemiş. Biri Hızır diğeri Oruç Reis’e olmak üzere iki elmas kabzalı kılıç, iki sorguç ve iki hil’at verdikten sonra firkatelerini gösterip, “Büyük firkateye Hızır lalam binsin ve öbürüne Oruç Lalam binzin. Din düşmaları ile mansur ve muzaffer olrak gazâlar eylesinler.” dedikten sonra bir hatt-ı hümayun takdim eylemiş. Şöyle ki:

“Benim lalalarım, reisü’l-mücahidinler! Taraf-ı şahaneme gönderdiğiniz hediye ve peşkeşleriniz ulaştı. Azim makbule geçti. Halil İbrahim bereketi ile Hak teâlâ hazretleri sizleri daima düşmanlarınıza mansur ve muzaffer eylesin.”

Hatt-ı hümayunu üç kere öpüp başına koyan Muhiddin Reis yine hürmet ve tazimle padişaha veda edip ayrılmış.

Ertesi gün Selim Han Yalı köşküne oturduğundan, Sarayburnu önüne gelerek şerefine üçer kat top ve tüfenk şenliği edip muvafık rüzgar ile Tunus’a yönelmişler. 

Muhiddin Reis Tekrar Tunus’ta

Muhiddin Reis, Sultan Selim Han’nın gönderdiği hediyelerle top ve tüfek atarak büyük şenlikler yapılarak Tunus’a vardı.  İstanbul’da başından geçenleri bir bir beyan eyledi. Selim Han’ın namesini (mektubu) tazim ile çıkarıp yedi kere öpüp başına koyduktan sonra Hızır Reis’e takdim etti. Hızır Reis dahi yedi kere öpüp başına sürdürdükten sonra açıp okudu.

Padişah hazretlerinin hayır dualarına mazhar olduğu için büyük sevince gark olmuştu. Gözyaşlarına hakim olamayarak mücahid kullarına ve reislere dönerek:

“Dünyada ab-ı hayat dedikleri padişah duası ve teveccühüdür. Biz Osmanlı’nın nazarına kavuştuk. Allah katında aziz ve halk yanında nam ü şan sahibi olduk. Payelerimiz yüce ve kılıcımız keskin olup arşa asıldı.”

Padişahın gönderdiği tekneleri gören Hızır Reis’in aklı başından gide yazdı. Bunlar gerçekten her bakımdan emsalsiz idiler. Bütün bu nimetlere kavuştuğu için Cenab-ı Hakk’a şükürler ettikten sonra fakir fukaraya hesapsız hediyeler dağıttı.

 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor