Osmanlıda Kitap Sevgisi

Prof. Dr. Suat Ungan 17.07.2022 1287
K
itabın Her Şeyine Hürmet Vardı  

Eskiden insanlarımız kitaba manevi olarak da çok büyük bir ehemmiyet verir, onun yazısına, cildine, tezhibine, hatta o kitabın hattatlarına, mücellitlere büyük hürmet ederdi. Bazı Müslümanların şahsi kütüphanesi mevcuttu. Zenginler kütüphane kurmak ve bu kütüphaneyi genişletmek için çok büyük çaba sarf eder, kitap sahibi olmayı, itibarlı olmanın ana şartı olarak kabul ederlerdi.

İslam âlemi kitaba çok büyük bir değer verdiği için kitapla birlikte, ciltçilik, tezhipçilik, kâğıt işleri gibi zanaatlar gelişmiştir. Bu meslekler daha ziyade cami altlarında ve çevrelerinde icra edilirdi. Camiler insanların, toplandığı bir merkeze dönüşür, şairler, medrese hocaları, esnaflar sohbet halkasının önemli zincirini meydana getirirlerdi.

Kitabın pahalı olması, ona erişilebilirliğini zorlaştırmakta bu sebeple insanların kitaba olan muhabbetini artırmakta, hatta bazen fazla kitabı olanlara karşı kıskançlıkların oluşmasına sebep olmaktaydı. Süheyl Ünver Hoca “Kitabın yüzüne baktıkça gönlüm eğlenir, kitap, emdiğim şeker kamışının sütü gibidir, sakın kitabımı benden isteme çünkü bu, elimden sevgilimi almaktır” diyerek kitaba verdiği önemi dile getirmiş, Ali Emiri kitapla ilgili bir beytinde: “Hikmet anda, ma’rifet anda, hakîkat andadır/Hâsılı sermâye-i dünyâ vü dînimdir kitap” diyerek kitabın hikmet ve hakikat bilgisini içerdiğini, onun dünya sermayesi ve dinin kaynağının kitap olduğunu dile getirmiştir.

Padişahın Kitap Aşkı
 
Sultan III. Selim, Şeyh Gâlip’in “Divan”ının yazımı, cildi ve tezhibi için üç yüz altın harcamıştır. Padişah, bu hareketi ile hem şaire hem de onların eserlerine vermiş olduğu değeri ortaya koymuştur. Sultan III. Selim, Şeyh Galip’e mesnevinin nefis bir nüshasını hediye edince Şeyh Galip kendisine dünyaları bağışlamış gibi sevindiğini dile getirmiş ve bu hediye için ona teşekkür mahiyetinde bir kaside yazmıştır. Hatta mesnevinin on birinci hatmini (okunup bitirme) bu eserle yaptığını ifade etmiştir.

Dosta Bile Emanet Kitap Verilmezdi

Ahmet Mithat Efendi emaneten bile dostlarına kitap vermez, kendisini bu konuda ayıplayanlara, dosta kitap vermemek onlara emniyetsizlikten değil, onların kitaba karşı duymuş oldukları aşırı emniyetten (düşkünlükten) kaynaklandığını, onlarda bu kitap sevgisi olduğu müddetçe kitabı geri almasının zor olduğunu dile getirmişti.

Matbaa bulunduğu dönemlerde İslam âlemi kitap zenginliği noktasında Batı’dan kesinlikle geri değildi. Batı dünyası matbaayı bulunca, kitabın maddi değeri yaklaşık on beş kat düşmüş, bir eserden aynı anda beş yüz bin basılır olmuş, böylece kitap hızlı şekilde tabana inmeye, halkla buluşmaya başlamıştır. Fakir insanlar kitap ile buluşunca toplumun derinliklerinde gizli olan deha seviyesindeki insanlar kendilerini gösterme şansını yakalamışlardır.




İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı