Osmanlı Ve Türkiye Cumhuriyetin'de Din Hürriyeti

Prof. Dr. Fehim Üçışık 19.11.2023 680
D
resim
in hürriyeti hususunda uluslararası metinler ve ülkemizdeki anayasalar arasında pek bir fark olmamasına rağmen tatbikatta Osmanlılardan sonra bazı dönemlerde din hürriyeti çeşitli müdahalelerle fevkalade daraltılmış, bazı dönemlerde ise nispi iyileşmeler görülmüştür.

Osmanlı'da Tam Bir Din Hürriyeti Vardı
Laikliğin olmadığı Osmanlı döneminde her dinin mensubu hiçbir müdahale olmaksızın dinine göre ibadet ediyor, inancı istikametinde yaşıyordu. İstanbul’un fethinden sonra yerli halk Müslüman olmaya zorlanmadı. Balkanlarda Viyana’ya kadar gidildiğinde de herkes kendi dinine göre yaşamaya devam etti; yalnızca Adriyatik kıyısındaki Arnavutlar ve komşuları Boşnaklar Müslüman oldular. 

Şayet İslamiyet, milletlere zorla kabul ettirilseydi, Arnavutlar ve Boşnaklardan önce toprakları fethedilen Bulgarlar, Rumenler, Sırplar, Hırvatlar, Macarlar ve Yunanların Müslüman olmaları gerekirdi. Kudüs’te yaşayanlar da Osmanlılar döneminde yüzyıllarca din hürriyeti konusunda hiçbir zorlukla karşılaşmadılar.

Darülaceze'de Kilise Ve Havra'da Vardı
Osmanlıların idaresinde iken İstanbul’da herkesin serbestçe kendi dinine göre yaşamasıyla alakalı olarak yapılmış olan ve bugün de devam eden uygulamalara bir misal Darülaceze’de camiden başka kilise ve havra da bulunmasıdır. Bir başka misal, Kuzguncuk’ta bir caminin bitişiğinde kilisenin yer almasıdır. İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Arnavutköy’deki camide, her tek minareli camide minare girişin sağında iken bu tarafta gayrimüslimler oturduğundan minare sol tarafta yapılmıştır.

Sıkıntılı Yıllar 
O zamanlar her din mensubu hiçbir müdahale olmaksızın tam bir din hürriyetine sahip iken sonraki yıllarda başta Müslümanlar olmak üzere din mensupları çeşitli sıkıntılar yaşadılar. Ayasofya müze, Sultanahmet Camii depo oldu. Pek çok cami, ibadethane olarak değil, başka şekillerde kullanıldı; hatta satıldı, yıkıldı. Mesela Kadıköy’deki Bağdat Caddesinde Çınardibi semtindeki cami yıkılmış ve yerine yazlık sinema yapılmıştı. Sirkeci Garı’nın yanındaki cami de yıkılmıştı, yerinde bir müzikhol vardı.

O yıllarda din eğitimi yasaklanmış, türbeler, dinî müesseseler kapatılmış, ezan siyaset kurumunun müdahalesiyle Türkçe okutulmuş, gazetelerdeki dinî tefrikalar Matbuat Genel Müdürlüğünün talimatıyla sona erdirilmişti.

"Bayram" Namazı!
Müslüman vatandaşlar okullarda din dersi görmeyince bazılarında bilgisizlik o dereceye vardı ki bir gazetecinin teşvikiyle Bayram Namazı kılmaya karar veren bir İstanbullu, sabah erkenden Ortaköy Camiine gitmiş, saat yedi buçuk sıralarında gazeteci arkadaşını arayıp caminin kapalı olduğunu, etrafta da kimse bulunmadığını bildirmiş, meğer o gün ne Ramazan Bayramı ne de Kurban Bayramı imiş. Vatandaş bir “millî bayram”da Bayram Namazı kılmaya gitmiş! Bu hadiseyi anlatan yazı gazetenin arşivinde olup dileyenler okuyabilir.



İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı