Osmanlı Savaşta da Barışta da Asîl İdi

Müşir Hüseyin Kıdwai 04.03.2016 4496
O
resim
smanlı Devleti’nin son dostlarından Hindistanlı Müşir Hüseyin Kıdwai, Balkan ve Çanakkale savaşlarında Osmanlı askerinin asalet ve metanetini şöyle dile getiriyor:

Osmanlıların bu savaştaki tutum ve davranışlarının Almanlara oranla olağanüstü iyi ve centilmen olduğunu en korkunç düşmanları bile inkâr edemez. Hatta Türkiye'nin en acımasız düşmanlara karşı savaşa mecbur olduğu Balkan Savaşlarında bile, savaşın cereyan tarzına şahit olan bütün Avrupalılar, Müslüman askerlerin tutum ve davranışlarını öve öve bitiremiyorlardı. 

Local Anzeiger'in özel muhabiri Baron Tiska şöyle diyordu: 

"Osmanlı askerlerinin davranışları benzersiz ve örnek olmağa layıktı". 

Temps gazetesinde ise Jean Roude şunlar yazıyordu: "Dünyada hiçbir ordu bu derece korkunç şartlar altında, bu kadar sakin ve bu kadar yumuşak huylu olamaz, intikam hırsından bu ölçüde kendini koruyamazdı. Kısacası, Osmanlı askerleri kıymetli insanlardır". 

Cihan Harbi'nde Osmanlıların düşmanları, Balkan milletlerine kıyasla daha iyi bir durumda idi. Britanya askerleri Osmanlıların centilmenler gibi savaştıkları konusunda birleşiyorlar. 

İngiltere'de Çanakkale'ye ait bütün gerçekleri bilen tek kişi olarak kabul edilen Amiral Will Fortesquie, “Çanakkale'den Ne Haber?” (19 Ekim 1915) adlı eserinde şunları söylüyor: 

"Osmanlılar hafife alınacak bir millet değildir. Onlar medeniyet yolunda diğer milletler gibi ilerlememişlerdir. Fakat onların kendilerine göre ideal ve ölçüleri vardır. Seyahat etmek bende, gördüğüm ülkelerin ahlâkî kıymetini takdir etmek özelliğini geliştirmiştir. Osmanlıların ahlâki kıymeti, medeniyet yolunda daha ileri birçok milletin ahlaki değerlerinin altında değildir. Eğer Osmanlıların ahlaki değerlerine dair bir belge aranırsa bunu, Gelibolu'da burun buruna çarpışan insanların birbirlerine gösterdikleri karşılıklı hürmette bulabiliriz. Bu savaş, kin ve düşmanlıktan uzak bir mücadele idi. Asker adına, hakkını alan hiçbir fert yoktur ki, seçkin özelliklerini tasdik etmeksizin şerefli bir düşmanla karşı karşıya gelsin. Çanakkale'de durum tamamen böyle olmuştur. Hatta İngiltere'de bile, Osmanlılara karşı aşırı bir düşmanlık göremedim". 

Bizzat savaşa giren yüzlerce insan, Britanya askerlerine karşı harp eden Osmanlıların edepli davranışlarına şahitlik ederek kötü niyetli insanlar tarafından uydurulan zulüm masallarını yalanlamışlardır. 

14 Aralık 1915 tarihli Daily Telegraph'ta aşağıdaki makale yayınlanmıştır: 

"Osmanlılar Nasıl Dövüştüler? Centilmenler Gibi”
                                                                 New York/Pazartesi 

Bugün bütün basın Selanik'teki Yakındoğu özel muhabiri olan William G. Shepherd tarafından yazılan şu makaleyi yayınlamaktadır: 

“Osmanlılar centilmenler gibi savaşırlar. Çanakkale ve Gelibolu muharebelerine katılan her İngiliz subayı ve askerinin, Osmanlılar hakkındaki şehadetleri bu doğrultudadır. Selanik'teki İngiliz ordugâhı, değişik zamanlarda Osmanlılarla savaşmış birçok askerlerden meydana gelmektedir. Bunların birçoğuyla görüştüm. Bugün öğleden sonra bir İrlanda alayı çadırında otururken, İrlandalı subayların Osmanlıları övdüğünü duydum. 

İrlandalı bir yüzbaşı: 'Osmanlılar dehşetli muharip, fakat hep centilmenler. Almanlar gerek ölüleri gömmek ve gerekse yaralıları toplamak için mütarekeye kesinlikle razı olmuyorlar. Fakat Osmanlılar mütareke teklifimizi hiçbir zaman reddetmediler. Osmanlılarla savaş daima çetin, fakat şerefli ve medeni bir muharebe demektir.' demişti. 

Diğer bir subay söze başladı: “Bir gün bataryalarımızdan birini bilmeyerek bir hastanenin oldukça yakınına yerleştirmiştik. Bu durum, verilen emirdeki bir hatadan ileri gelmişti. Osmanlılar bunun farkına bizden önce vararak heliographela bize: -‘Bataryanızı oradan kaldırmazsanız hastanenizin yakınlarına ateş etmek zorunda kalacağız’, sinyalini verdiler.” 

Bu subay devamla: “Gerçekten büyük bir hata yapıldığını gördük, bataryamızı kaldıracağımızı karşı bir işaretle bildirdik ve kaldırdık”. 

Üçüncü bir subay da: 

‘‘Bir defasında da bir sıhhiye subayı bacağından bir Osmanlı kurşunuyla vuruldu. Subay, Osmanlı ve İngiliz siperleri arasında yere düştü. Osmanlılar derhal ateşi keserek bu subayı oradan kaldırmamıza izin verdiler. Verdikleri bir héliographe sinyaliyle de askerlerden birinin, sıhhiye subayını herhangi bir subaya benzetmesi yüzünden meydana gelen bu kazadan dolayı özür dilediler.” 

Bir gün bir Osmanlı bombası bir hastane otomobiline isabet etti. Hemen ardından verdikleri bir sinyalle, bunun bir yanlışlık sonucu olup bundan büyük ölçüde üzüntü duyduklarını bildirdiler.

Kaynak: Osmanlı'nın Son Dostları-Ahmet Zeki İzgöer

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı