Osmanlı Eğitimi

Mehmet Şevket Eygi 08.10.2017 5315
G
resim
alatasaray’da, mezun olduğum 1952 yılına kadar tam on iki sene okudum. İlkokul, orta, lise… Bu müddet zarfında özel notlarını Latin yazısıyla yazan bir tek Türk hocamız yoktu. Hepsi Osmanlıdan kalma idi.

Edebiyat öğretmenlerimizden birkaçını zikr edeyim: Nihat Sami Banarlı, Orhan Şaik Gökyay, Ahmet Kutsi Tecer, Recaizadenin oğlu Ercüment Ekrem Talu, Muvaffak Benderli… Bunların hepsi de üniversite edebiyat fakültesi profesörleriyle boy ölçüşen ehliyetli ve liyakatli kimselerdi.

Ortaokulda coğrafya hocamız, Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi müderrislerinden bir zatın oğluydu, Fransa Grenoble üniversitesinden mezundu. Yine ortaokul tarih hocalarımızdan biri, eski nazırlardan (Osmanlı bakanlarından) Raşid Erer beydi, ana dili gibi kültür Fransızcası (turistik sokak Fransızcası değil) bilirdi.
 
Son sınıfta iki felsefe öğretmenimiz vardı. Biri Katolik papazıydı, Pierre Dubois. Diğeri engin bir felsefe kültürüne sahip Mösyö Larroumets idi. Gerçekten felsefe okuturlar ve öğretirlerdi. 1950’lere kadar ülkemizde az lise vardı ama onlar liseydi. Liselerde son sınıf bitirme imtihanları yapılırdı. Bir de bakalorya- olgunluk imtihanları vardı. Bu imtihanlar test usulüyle değil, kompozisyon usulü yapılırdı. Eğitimde kemiyet değil, keyfiyet göze alınırdı.

M. Kemal Paşa, İsmet Paşa, Celal Bayar, Fevzi Paşa, Kazım Karabekir Paşa, bütün öğrencilerinin cemaatle beş vakit namaz kıldığı Sultan Abdülhamid’in mekteplerinde okumuşlardı. Bendeniz Osmanlıdan kalma, kılıç artığı eğitimcilere yetiştim. Kültürümü (ne kadarsa) onlara borçluyum.

1950’de Demokrat Parti iktidar olunca eğitimde çok yanlış işler yapıldı. Popülist siyasetler uygulandı. Eğitim kesinlikle popülizmi kaldırmaz.

Yıl 2017, eğitimimiz hemen hemen iflas etmiştir. Liselerimiz yeterli miktarda edebî zengin Türkçe bile okutamıyor. Her taraf okul binası ile dolu ama çağ seviyesinde genel kültür ve millî kültür veren gerçek bir tek mektep yok. Bir milyon iki yüz binden fazla öğretmenimiz var. Bunların içinden kaç Nihat Sami, Orhan Şaik, Nurettin Topçu çıkar?

Bir ülke ki, onun eğitim sistemi genç nesillere edebî zengin Türkçeyi okutamıyor, o ülke batmış bitmiş demektir. Eğitim sulandırmayı, ucuzluğu, kolaylığı kabul etmez. Bir kere daha yazayım: Türkiyemizde İngilterenin Eton veya Oxford Christ Church kolejleri ayarında bir tek çağ seviyesinde okul yoktur. Kemalistler laikler çağdaşlar vesayetçiler İslamcılar eğitimi bitirmişlerdir.

2016 yılında yapılan uluslararası PISA eğitim yarışmasında Türkiyemiz, yetmiş küsur ülke sıralamasında 50’inci olarak dibe düştü. Bu bir iflas değil de nedir? Türkiye her geçen gün daha çirkinleşiyor. Bunun sebebi liselerde doğru dürüst (belki de hiç) estetik ve sanat kültürü verilmemesidir.

Türkiye mantıksızlıklar içinde yüzüyor. Niçin? Çünkü liselerimizde doğru dürüst mantık okutulmuyor. İngiltere liselerinde bilgi ve kültürün yanında ahlak ve karakter terbiyesi verilir. Bizde o da yok.

Kemalistler İslam’ı dışladılar ama yerine bir şey koyamadılar. Sezarizm dini, resmî ideoloji, heykellerin önünde bel bükme merasimleri İslam’ın yerini doldurabilir mi? İngiltere, impatorluğunu yitirdi ama güçlü eğitimi sayesinde ayakta duruyor. Biz imparatorluğumuzu yitirdik, eğitimin içini boşalttık, bin kriz ve sıkıntıyla boğuşup duruyoruz.

Liseleri güçlü olmayan bir toplum vasıflı hizmetkarlar ve kadrolar yetiştiremez. Kadrolar vasıflı olmazsa, ülkeyi halkı devleti ayakta tutacak çareler ve çözümler üretemezler. Geçenlerde aklı başından bir karış yukarıda uçuk fikirler sahibi Atatürkçü bir yazarın eğitimle ilgili makalesini okudum. Kemalist okullarla öğünüp duruyordu.

Behey çok akıllı, taparcasına sevdiğin M. Kemal Sultan Abdülhamid eğitimiyle yetişmedi mi? İstiklal mahkemesinden postunu kurtarmış Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun) Kuleli Askerî Lisesinde öğretmenlik yapıyordu ve Atatürkçülükle zerre kadar alakası yoktu.

Eğitim konusunda derim ki:

Bugünkü bitmiş müflis eğitim düzelmez, tamir kabul etmez. Yepyeni gerçekten millî bir eğitim sistemi kurulmalıdır. Eğitim, Kemalizm ve laikçilik ideolojileri temeli üzerine değil; millî kimlik, millî kültür, evrensel değerler, hikmet (bilgelik) üzerine kurulu olmalıdır. Bizim de, Singapur İngiltere Fransa Almanya İsveç Kanada Japonya okulları gibi üstün okullarımız olmalıdır.

Liselerimizde zengin edebî Türkçe okutulmalı ve öğretilmelidir. Eğitim son derece zorlaştırılmalı, okuyamayanlara diploma verilmemelidir. Eğitimde popülizmin p’sinin bile yeri olmamalıdır. Müslümanlara, eskiden GS lisesinde olduğu gibi, bütün öğrencilerin beş vakit namazı topluca cemaatle okul camiinde okul imamının ardında kılmaları mecburî olan İslam mektepleri açmalarına izin ve imkan verilmelidir. Laik Fransa özel Katolik okullarına yardım ediyor. Bizde de, yardımı hakkeden İslam mekteplerine yardım edilmelidir.

Eğitim düzelmezse, Boğazın altından bir değil on Avrasya tüneli geçirilse, camilerin kubbeleri altınla kaplatılsa, Atatürk Atatürk diye avaz avaz bağırılsa, yılda bir milyon Müslüman lüks turistik umre seyahati yapsa, İmam-Hatip liselerinin sayısı on bine çıkartılsa, milyonlarca vatandaş lüks cep telefonları ile gevezelik ve zevzeklik etse, Türkiye düzelmez ve ayakta duramaz.


İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı