Orhun'dan Tuna'ya Türklerin Yolculuğu

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra 03.02.2018 3313
İ
resim
slamiyetin kabulü ile ülkeler fethetmek yerine inançları gereği ülkeleri İslam’a davet misyonundan yola çıkan atalarımız, cihad ruhunun ve zaferlerin daimî seyyal ve seyyar (akıcı ve gezen) bir ordunun varlığına bağlı olduğuna inandılar.

Oğuz Kağan’ın “Takı taluy takı müren-Kün tuğ bolgıl kök kurıkan” (Daha çok deniz daha çok ırmak-Güneş tuğumuz gökyüzü kubbemiz osun) vasiyeti doğrultusunda “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi”ni benimseyerek ordu-millet ruhunu dirilttiler. Bu coşku ile üç kıtada ayak bastığı yerlere çil çil kubbeler saçtılar. Katran dolu karanlık geceleri İslam’ın nuruyla aydınlattılar.

Girdikleri yerleri yıkarak, çıktıkları yerleri yakarak hayatları söndüren, çapul ve talan eden Haçlı sürülerine inat, ayak bastıkları yerlere ilâhi nurun feyziyle bereket ve refah hediye eden bu aziz millet, Anadolu’ya girdiklerinde bir çadır konar-göçer topluluğu olan Kayı’dan cihanşümul bir "devlet-i ebed-müddet" çıkardı.

Tarihin tabiî tekâmülü ve Cenâb-ı Bârî’nin lütfu ve ihsanı ile alplar alperene dönüşünce Orhun ve Selenga’dan başlayan bu hareket Seyhun ve Ceyhun’a uzandı. Bunu Dicle, Fırat, Tuna ve Nil nehirleri takip etti. Bu coşkun nehirler Asya, Afrika ve Avrupa topraklarında “Tevhid”e doğru akmaya başladılar.

Türklerin itici gücü üç koldan ateşlenmiştir: "Turan", yani dünya Türk birliği ülküsü; sonra güneşin batış anını temsil eden garp ufku boyutsuzluğu olan sonsuz hedef "Kızılelma"; nihayet bu iki unsuru parantezinde birleştiren “İ’lâ-yı kelimetullâh”tır (Allah’ın ismini bütün âleme yaymak ve yüceltmek).

"Kızılelma"nın Doğu’daki akınlarının hedefi “İttihâd-ı İslam” (İslam birliğini tesis), Batı’daki hedefi ise “İ’lâ-yı kelimetullâh”tır. Bu ideal Orta Asya’dan fırlatılıp hedefi hep Batı olan kutsal bir oktur. Bu hedefin şümulünde kâinata Allahü teâlânın adını yaymak ve İslam’ın adaletini bu nimete susamış olan gayrimüslim diyarlara ulaştırmaktır.

İslamiyetin hızıyla Anadolu’nun batısına yayılan "Kayılar", Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla Avrupa’ya akınlara başladılar. Dalgalar gibi akınlarla zulmün karanlığında boğulan insanlara İslam’ın nurunu sunmayı hedeflediler. Düğüne şenliğe gider gibi akınlara çıktılar. Yahya Kemal’in dediği gibi:

“Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle.”

Tuna’dan batıya, daha batıya, "Kızılelma"ya, zulmün karanlığını aydınlatan ufka, şafağa doğru asırlarca süren bir koşudur bu…

“Gittim son diyâra ki serhaddidir yerin
Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin.”

Öyle zannolunur ki Yahya Kemal okun hâlâ düşmediği hedefi yani "Kızılelma"yı arıyordu.
Artık mukaddes cihada yönelen atalarımız ayak bastıkları toprakları mescit hâline getirdiler. Şair Bâkî’nin “Muhteşem Süleyman” için yazdığı mersiyede

“Aldın hezâr bütgedeyi mescid eyledin.
Nâkûs yerlerinde okuttun ezanları.”

(Binlerce kiliseyi mescide çevirip çan sesleri yerine ezanlar okuttun) demesi bunun açık bir delilidir.
İşte bu cihad ruhuyla yetmiş yaşını aşmış Muhteşem Süleymân, Avrupa içlerinde şehit olurken zannımca bize de bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.


İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı