Ordu-yu Hümayunun Sefere Çıkış Merasimleri

Ali Seydi Bey 11.08.2023 837
o
resim
smanlı devletinin kuruluşundan on beşinci yüzyılın başına kadar padişahlar, saltanat hayatlarının çoğu kısmını seferlerde, savaşlarda geçirmişlerdir. 

Padişahların çıktıkları büyük seferlerde veziriazamların padişah maiyetinde bulunmaları mutâd idi. Hareketten önce ordunun gerekli levazımı tedarik edilir, bir kısmı daha önceden yola çıkarılırdı. Ve belirli günde de padişah yola çıkardı. 

Evvela ''Livâ-i şerif'' (sancak-ı şerif) şerif bulunduğu yerden çıkarılıp Babüssaade denilen kapının önüne dikilirdi. Başta padişah olmak üzere bütün devlet erkanı, âlimler burada hazır bulunur, dua okunur, daha sonra hünkâr ''Livâ-i şerif'' sadrazam ve serdarı ekreme verirdi. Padişah hareket edince solaklar ile peykler padişahın etrafında yürürdü. Eğer mevsim müsaitse padişah beyaz elbise giyerdi. 

Ordugâhta otağ-ı hümâyun önünde nöbet çalınırken başlarına tel takılı çavuşlar el kavuşturup dururlardı. Eğer bu ordu, Rumeli cihetine gidecekse, birinci günü sur dışında Davutpaşa sahrasında, sefer Anadolu'ya ise, Haydarpaşa'da bir gece veya birkaç gün kalır ve sonra yola devam ederdi. Padişahlar yolların durumuna göre at, araba veya tahtıravana binerlerdi. Beğlerbeğlerinden yol alma esnasında orduya katılanlar, ertesi gün askerlerini padişahın önünden geçirirlerdi ki, bu bir nevi padişahın teftişi  demekti. 

Savaş meydanına varıldığı zaman —Eğer muharebe Anadolu'da ise— Anadolu askerleri sağ ve Rumeli askerleri sol tarafta yer alırlardı. Eğer savaş Rumeli’de ise, emir bunun aksine olur, Rumeli askerleri sağda Anadolu askerleri solda bulunurdu. Her iki halde de yeniçeriler merkezde eyaletler askerlerinin arasında bulunur onların gerisinde muntazam süvariler, sipahiler ve silâhtar ile çevrili Padişah'ın çadırı bulunurdu. 

Seferlerden dönüşte, yüzde doksanı zaferle neticelenmiş bulunurdu, sadrazama ve öteki yararlıkları görülen komutanlara hil'atlar giydirilir, yeniçerilere bahşişler, terakkiler verilirdi. Ve pek mükemmel bir alayla hükümet merkezine girilirdi. Hattâ bazen mağlübiyetle sonuçlanan savaştan dönülse bile bunu halktan saklamak için zaferden dönülüyormuş gibi alaylar düzenlenir, şenlikler yapılırdı. 

Her seferin sonucu hususi surette yazılmış mektuplar, çavuşlar vasıtasiyle eyaletlere ve sınırları bitişik devletlere gönderilirdi. 











İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor