
ahmetli, Mehmet Şevket Eygi beyefendinin Milli Eğitim Bakanına yazdığı açık mektubu...
Sayın Millî Eğitim Bakanımız
Yük beygirine bol miktarda arpa, fındık, fıstık
yedirseniz yine de yarış atı olamaz.
* Kalitesiz, vasıfsız bir elemanın maaşını iki, üç
misline çıkartsanız, ondan iki üç misli hizmet ve randıman alamazsınız.
* Kavak ağacından mobilya, ev, kapı pencere yapılmaz.
* İnsanlar insan olmak bakımından adalet önünde
eşittir ama ağaçları, kumaşları eşit değildir.
* Tahtası kıymetli olan gençler lisede ve üniversitede
okutulmalıdır. Meşe, gürgen, kestane, tek ağacı, ceviz, akaju, abanoz.
* Kaliteli yün kumaş ile patiska veya kaput bezi bir
olmaz. Patiskadan veya basmadan, terzi çok mahir de olsa güzel kostüm dikilmez.
* İlköğretimden sonra, okutulmaması gereken gençlerini
lisede ve üniversitede okutan bir toplum iflah olmaz, necat bulmaz, yükselmez.
Almanya’dan ibret alalım.
* Bir ülkenin, bir devletin, bir milletin istikbali
eğitime bağlıdır. Eğitim iyi ise gelecek parlaktır, eğitim kötü ise gelecek
karanlıktır.
* Kapısına okul tabelası asmakla bir bina okul olmaz.
* İhtişamlı okul binası iyi ve vasıflı okul olması
için yeterli değildir.
* Okulu okul yapan dört temel unsur şunlardır:
Vasıflı öğretmen ve idareci kadrosu... Uygun ve üstün
bir eğitim sistemi... Mükemmel ders kitapları...
İstidatlı vasıflı, kumaşları kıymetli öğrenciler.
* Şu anda dünyada eğitim konusunda birinci olan iki
ülke vardır: Singapur ve Finlandiya. Türkiye’nin bu iki ülkeden alacağı dersler
vardır.
* Singapur ve Finlandiya eğitimde dünya birincisidir
ama onların sistemleri Türkiye’ye uygun değildir. Zaten ikisinin sistemleri de
birbirine benzemez.
* Japonya’yı Japonya yapan yazısının çok zor,
okullarının mükemmel olmasıdır. Kolay alfabeler ve imlalar geriletir,
tembelleştirir.
* Kitap ismi: Arabî Harfleri Terakkimize Mâni
Değildir.
Yazarı: İstanbul Üniversitesi profesörlerinde Avram
Galanti.
Bu zat ondan fazla lisan biliyordu.
Türkiye eğitimi Kemalist ideoloji üzerine değil; millî
kimlik, millî kültür, evrensel değerler üzerine kurulu olmalıdır.
* Ders kitapları mükemmel olmayan bir eğitim sistemi
vasıflı kuşaklar yetiştiremez.
* Bu ülkenin ismi Türkiye’dir, lisanı Türkçedir;
liselerinde zengin edebî yazılı Türkçe öğretemeyen eğitim sistemi ve okullar
boştur koftur, bir işe yaramazlar.
* Fransa’da lise mezunu bir genci düşünelim. Bu genç,
1928’den önce yayınlanmış Fransızca kitapları okuyamıyor. 1927’de vefat etmiş
büyük dedesinin Fransızca mezar kitabesini okuyamıyor, yine 1928’den önceki
aile arşivini, mektupları okuyamıyor. Orada böyle bir şey düşünülebilir mi?
Böyle bir cahillik mazur görülebilir mi?
* Liseler hem bilgi ve kültür kazandırır, onun yanında
ahlak ve karakter terbiyesi verir, üçüncü olarak da güzellik, sanat, estetik
boyutu. Bizim eğitimimizde üçü de yoktur.
* Liselerde estetik, güzellik, sanat boyutu
kazanamayan nesiller, ülkelerini çirkinleştirir.
* Ahlak aksiyon boyutu güdük nesiller ülkeyi
yolsuzluklar ülkesi haline getirir.
*Bitirme sınavı olmayan lise, lise değildir.
* Eskiden Türkiye’de sıkı zorlu lise bitirme
imtihanları yapılıyordu. Bunu kazandıktan sonra ayrıca olgunluk (bakalorya)
imtihanları vardı.
* Dünyanın belki de en önemli örnek koleji olan
Eton’da niçin kız erkek karışık karma eğitim yapılmıyor? Eğitim ile cinsellik
birbirine karıştırılmamalıdır.
* Birleşik krallığın en büyük bölgesi olan Britanya’da
1944’ten bu yana, her gün derslere başlanmadan önce okulun şapelinde
(kilisesinde) ayin ve ibadet yapılmaktadır.
* Laik Fransa’da, çok başarılı Katolik liseleri
vardır.
* Laik Fransa’da Müslümanlar İslam mektepleri açmıştır
ve onların İbn Rüşd (Averroes) lisesi geçen sene (bir ankete göre) ülkenin
dördüncü başarılı lisesi olmuştur.
* Dünyanın bütün medenî, ileri ülkelerinin liselerinde
çok güçlü bir felsefe eğitimi verilmektedir. (Psikoloji, mantık, ahlak,
metafizik, estetik.)
Liselerinde genç kuşaklara mantık kültürü
kazandıramayan bir ülke mantıksızlıklar içinde boğulmaya mahkumdur.
İngiltere’yi İngiltere yapan Eton koleji ve benzeri
liselerdir.
* Liseler serserilik, itlik, hergelelik, züppelik,
şımarıklık, külhanbeylik, soytarılık kabul etmez. Liseli delikanlılar küçük
beyefendi, kızlar küçük hanımefendi olmalıdır.
* Liselerde cinsel serbesti kabul edilemez.
* Liseler bütün mezunlarına bitişik güzel el yazısı,
kaligrafi öğretmelidir.
* Test sınavları sağlıklı değildir. Mutlaka
kompozisyon sınavı yapılmalıdır.
* Türkiye’nin, eğitim ve okullar konusunda dünya
birincisi olması için ipe sapa gelir, dört başı mamur, efradını cami ağyarını
mani mükemmel bir plan program yapılmalı, proje hazırlanmalıdır. Dünya
ikinciliği bile kabul edilemez. Singapur yapabiliyor da biz niçin
yapamayacakmışız.
* Üniversite tercihlerinde öğretmenlik, eğitimcilik
başta gelmelidir. Mühendis, doktor, hukukçu, idareci olamıyor, çar nâ çar
öğretmen oluyor. Bu bir faciadır, rezalettir, intihardır.
* Bugünkü ideolojik eğitim sisteminin tâmiri, ıslahı
mümkün değildir. Yepyeni bir eğitim sistemi kurmak gerekir.
* Şifahî kültürle eğitim işleri düzelmez,
düzeltilemez.
* Üç yüz kelimelik sokak, çarşı pazar, günlük iletişim
Türkçesiyle eğitim olmaz.
* Klasik Türkçenin en büyük edibi ve şairi Fuzuli’dir.
Liselerimiz genç nesillere Fuzulî Divanını, manasını anlamak ve kıraatinden
zevk almak şartıyla okutmalıdır.
* Liselerimiz genç nesillere tarih kültürü
kazandırmalıdır.
* Gençlerimizin en az onda biri girişimci olmalı,
hayata atılınca kendi işini kurmalı, başkalarını istihdam etmelidir.
* Liselerde hukuk, sanat, mimarlık, şehircilik kültürü
kazandırılmalıdır.
* Liselerde İstanbul ahlakı, kültürü, nezaketi,
kibarlığı, efendiliği öğretilmelidir.
* Liselerimizde arivist yetişmemelidir.
* Edebî sosyal kültüre sahip olmayan bürokratlar,
teknokratlar ülkeyi batırır.
* 1868’den 1912’ye kadar Osmanlının en güçlü lisesi
Galatasaray Sultanisinde Müslüman öğrencilerin beş vakit namazı okul camiinde,
okul imamının ardında cemaat ile kılmaları mecburî idi. Okul camii şu anda
kapalı spor salonu olarak kullanılmaktadır. Konferans salonunun altındadır.
Çini mihrabı kontrplakla örtülmüş, üzeri boyanmıştır. Minberi 1924’de vandalca
parçalanmıştır. (Galatasaray lisesi camii 1924’e kadar açık kaldı, o tarihte
kapatıldı, izci salonu, sonra depo, en son kapalı spor salonu yapıldı.)
* Türkiye Müslümanlarına İslam lisesi açma hürriyeti,
izni, imkanı, fırsatı verilse bile açamazlar. Bu iş birlik ile, yazılı medenî
kültür ile olur. Bu iki şey Müslüman kesimde yoktur. İstisnalar kuralı bozmaz.
* Devletimiz bir Türk Eton Koleji açmalı mıdır?
Açabilir mi?.. Mutlaka açmalıdır ama böyle bir okulun müdürü, idarecileri ve
öğretmen kadrosu yoktur. Vasıflı öğrencileri de yoktur.
* Eğitim meselesi Türkiye’nin bir numaralı
meselesidir. Bunu çözemezsek ülkemizin, devletimizin, halkımızın geleceği parlak
olmaz. Hattâ (ağır konuşacağım) ayakta bile duramayız.