Mevlana Liselerimizde Okutulmalı

Sefa Koyuncu 10.12.2012 3770
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Açık Mektup

D
eğerli Cumhurbaşkanım; A’dan Z’ye Batı’nın dizayn ettiği Türkoloji’nin kültürümüze verdiği en büyük zararlardan biri de, Mevlânâ’ya müfredatta yer vermemesi olmuştur. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük âlim ve şâirlerinden Mevlânâ Celâleddin-i Rumî, hâlen, ortaokul ve lisedeki edebiyat derslerinde okutulmamaktadır.

Eserlerinden yapılan tercümeler ve hakkında yazılanlar ABD’de en çok satanlar listesinden düşmeyen, internette adına gruplar kurulan Mevlânâ’ya ilgi gün geçtikçe artmakta, türbesi dünyanın her yerinden ziyaretçi akınına uğramaktadır.

UNESCO’nun, 2007’yi “Mevlâna Yılı” ilân etmesi de bu çok değerli büyüğümüze dünya çapında gösterilen alâkanın bir göstergesidir. Ancak, Anadolu’nun bağrından yükselen bu hakîkat güneşine lâyıkıyle sahip çıkamadığımız için, hakkında yalan yanlış bilgiler ortaya atılmakta, dünya onu Afganistan topraklarında doğmuş İranlı bir şâir olarak tanımaktadır.

- Yılların ihmâli olan bu ayıba bir son verilmeli, Mevlânâ okullarımızda okutulmalıdır.

Lisede Niçin Okutulmuyor?
 
Dünya çapında değerler çıkarmayı Türkiye’ye lâyık görmeyen Batı, ülkemiz için programladığı sömürge sistematiği Türkçe ve edebiyat derslerinde Mevlânâ’ya yer vermemiştir. Gerekçe ise Mevlânâ’nın ağırlıklı olarak Farsça yazmış olmasıdır. Evet, Mevlânâ’nın yaşadığı on üçüncü asır Selçuklu Türkiyesi’nde şartlar gereği Farsça ön plandadır. Çünkü Selçuklular, önce İran’da devlet kurmuş, orada güçlenmiş sonra Anadolu’yu fethederek, bu coğrafyayı bize yurt yapmışlardır. O günün şartlarını dikkate almadan, “Mevlânâ niçin Farsça yazdı?” demek, “Alp Arslan, Anadolu’yu niçin fethetti?” demeye eş değer saçma bir sorudur.

Büyük Türk Şâiri Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Millî Eğitim Bakanlığınca, Türkçe yazmadığı için okullarda okutulmuyorsa; İngiliz şâiri Shakespeare, Fransız şâiri Baudelaire, Amerikan şâiri Edgar Allan Poe’ya ders kitaplarında yer verilmesini neyle açıklayacağız?

-Batı edebiyatından olmalarıyla mı?

Şâyet öyleyse -ki öyle- o zaman ortaokul ve lise müfredatında Doğu edebiyatının, dolayısıyle Mevlânâ’nın da öğretilmemesi yine büyük bir eksikliktir.

Kaldı ki aslolan Mevlânâ’ya sahip çıkılması, dünyaya büyük Türk mutasavvıf ve şâiri olarak takdim edilmesidir. Zira, Mevlânâ’nın doğrudan doğruya Türkçe ile yazdığı şiirler de önemli bir yekûn tutmaktadır.

Mevlânâ'nın Türkçe Şiirleri

Mevlânâ, Farsça’nın yanı sıra Türkçe, Arapça ve Rumca şiirler de yazmış evrensel mesajlarıyla insanlığı aydınlatan büyük bir âlim ve şâirdir. İşte, Mevlânâ’nın bütünüyle Türkçe yazdığı (tercüme değil) şiirlerden birkaç beyit:

Böyle buyurdu Lemyezel bilin beni kılın amel,
Terk eyleniz tûli emel uymanız her bir batıla.
***
Bugün sevinirsin benim altunum akçem çok deyu,
Anmaz mısın ol günü kim muhtaç olasın bir pula?
***
Ol kim gide uzak yola gerek azık ala bile,
Almaz ise yolda kala irmeye hergiz menzile.
***
Okcılardır gözleri hoş nesne ol kaşları,
Öldürür yüz su eri kimdir o Alp Arslan?

(Bkz. Mevlânâ’da Türkçe Kelimeler ve Türkçe Şiirler, Ord. Prof. M. Şerafeddin Yaltkaya, Remzi Kitâbhânesi, 1934 İstanbul)

Sayın Cumhurbaşkanım;

Millî Eğitim Bakanlığı ders kitaplarına, Türkçe yazdığı şiirlerden örnekler alarak, ortaokul, lise hatta ilkokuldan itibaren çocuklarımıza Mevlânâ hakkında bilgi vermelidir.

-Bu aynı zamanda, Avrupalıların dikte ettiği Türkoloji’yi millîleştirmenin de ilk adımı olacaktır!..

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı