Lübnan'da Bir Türk Köyü

Hayrettin Turan 18.01.2013 3578

D
ünyanın birçok ülkesinde Osmanlı yadigarı, Evlad-ı Fatihan var. Uzaklarda değişik kültürlerle içiçe yaşadıkları halde gönülleri bizimle olan milyonlarca Türk evladından çok azının sesini duyabiliyoruz. 

Çok azının dertleriyle dertlenip, mutluluklarıyla seviniyoruz. Ama onlar benliklerini kaybetmeden yaşama mücadelesi veriyor. Tıpkı Lübnan'daki 1500 nüfuslu Göçerli köyü gibi. Lübnan-Suriye sınırının 2 kilometre iç kısmında bulunan Göçerli, adıyla bile asırlara inat "ben hâlâ Türk'üm" diyor... 

Geniş ve verimli topraklara sahip olan bu şirin köyde hiçbir iletişim bağımız olmamasına rağmen hâla Türkçe konuşuluyor, Türk örf ve adetleri yaşatılıyor. Köyün tarihi Müslümanların halifesi unvanına sahip olan Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Han'ın 1516 ve 1517'deki Mısır seferine kadar uzanıyor. 

Sultan Selim'in Memlûk devletine son verip Lübnan'ı da Osmanlı sancağı yapmasıyla, 402 yıl Osmanlı idaresinde kalan Lübnan, özel bir statüye sahip olur. Zira refah seviyesi yüksek, harplerden uzak, sakin bir sancaktır burası, işte Göçerli köyü de 450 sene önce Sultan Selim'in seferinden sonra kurulur. Şimdi bu küçük köyde, büyük bir şuur sergileniyor.

Nasıl mı?

Köyün yaşlılarından aldığımız bilgilere göre, Osmanlının son dönemine kadar köyde bir Osmanlı medresesi vardır. Türkçe derslerin verildiği medrese, işgalci Fransızlar tarafından kapatılır. Yerine Fransızca dersler konulan bir okul açılır. Köy halkına da Türkçe konuşmaları yasaklanır. Fakat yaşadıkları onları yıldırmaz. Evlerinde sürekli Türkçe konuşarak çocuklarına ana dillerini öğreten köy halkı Türk dilinin unutulmamasını sağlar. 

Fransız döneminden sonra eğitim sadece Arapça olarak yapılmaya başlar. Göçerli halkı Arapçayı çok iyi konuştuğu halde aslını unutmamak için çocuklarına Türkçe öğretmekten vazgeçmez. Çocuklar önce evlerinde ana dillerini öğrenir, sonra da medresede Arapça eğitimi alırlar.

Evlatlarına Türkçe'yi öğretmek için çaba sarf eden köylüler yine de tedirgin. Eğer ilgilenilmezse, 15-20 sene sonra yörelerinde Türkçe konuşan kalmayacağından, hemen yanıbaşlarındaki Aydamın ve Zara köyleri gibi asimile olacaklarından korkuyorlar. Türkiye nasıl ilgilensin mi diyorsunuz? Onlar çok şey istemiyor... "Bir Türkçe öğretmeni gönderin yeter..." diyorlar.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı