Libya'daki Türk Aşiretleri: Kuloğulları

Editör 23.04.2020 3416
resim
C
umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz aylarda ''Libya'da Barbarosların, Turgut Reislerin torunları olan ve sayıları 1 milyonu aşan Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türk''ün bulunduğunu ve bunların soykırım tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etmesinin akabinde Libya'daki Türkler merak edilmeye başlandı.    

Libya'nın yanında Kuzey Afrika’ya (Cezayir, Tunus, Libya) da gönderilen ve gittikleri yerlerdeki evliliklerinin devamı olan, tarihi kaynaklarda "kuloğlu" olarak geçen bu Osmanlı bakiyesi Türklerin hikayesini öğrenelim. 

Bugün Libya’da 13 aşiret kendilerini Kuloğlu olarak tanımlıyor bunlar: "Yadar, al-Maqasba, al-Charaksa (Çerakise, Çerkezler), al-Jahanat, al-Faratsa, al-Ramla, al-Daradfa, Ibad, al-Chawahda, al-Maqawba, Qarara, al-Zawabi ve al-Balabla" aşiretleridir.

Kuloğlu nüfusu ağırlıklı olarak Mısrata, Trablus, Zawiya, Derna ve Zliten ve Bingazi’de yaşıyor. Bu aşiretler 2011'de Kaddafi'nin devrilmesinde önemli rol oynadı ve bugün de Türkiye'nin bölgeye asker göndermesini destekleyen grupların başında geliyor.

2015'te bir dernek kuran Kuloğlu aşiretleri kendileri için "Köroğlu" ismini tercih ettiklerini açıkladı. Dernek kuruluş amacını bölgede "Osmanlı kültürel mirasını yaşatmak" olarak tanımlıyor. Kuloğlu aşiretlerinin tamamı etnik olarak Türk kökene sahip değil. İçlerinde Kürt, Arnavut, Kafkas ve Libya dışındaki Osmanlı vilayetlerinden gelen Araplar da bulunuyor.Ancak hepsi kendini Türk olarak adlandırıyor. 

Libya’nın Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı görevinde bulunan ve kendi isteğiyle görevinden ayrılan Ali Hammuda Libyalı bir Türk 2014 yılında Ankara'da verdiği bir konferansta Libya'daki Türk varlığından şöyle bahsetmişti:

"1510’da Trablusgarb İspanyolların işgaline uğrar, 1532’de bir Haçlı teşkilatı olan Malta Şövalyelerine teslim ederler. Yapılan zulümlere dayanamayan Trabluslular İstanbul’a Abdullah Almurabıt’ın başkanlığında bir heyet gönderirler ve Türklerden yardım isterler. Kanuni Sultan Süleyman, yardım için Murat Ağayı gönderir. Murat Ağa Tacura’ya gelip gönüllüleri eğitir, savaşçıları donatır. Sinan Paşa ve Fazıl Reis liderliğinde bir filo harekete geçer.

9 Ağustos 1551’de savaş başlar. 16 Ağustos 1551’de Trablus bağımsızlığına kavuşur. Sonra Libya’nın diğer bölgelerinde Osmanlı hâkimiyeti başlar. 1556’da Mısrata bir Osmanlı şehri olur. 1711-1835 arasında Karamanlı Hanedanı gelir. 1911’de kadar bu bölgede Osmanlı yönetimi hâkimdir

1911’de Trablusgarp Harbinde Berkaa, Bingazi, Derne, Tobruk, Trablus, Mısrata, Humus, Zaviye cephelerinde Osmanlı Paşaları İtalyanlara karşı fedakârca savaşırlar. Osmanlı bölgeyi Malta şövalyelerinden kurtarmak üzere Kuzey Afrika’ya Libya’ya bol miktarda Türk askeri göndermiştir. Libyalılar gelen Türkleri din kardeşi ve kurtarıcı olarak görmüşlerdir. Türk subay ve askerleri yerli kadınlarla evlenmişler ve çoğalmışlar. Bu aşirete Kuloğlu veya Köroğlu diyorlarmış. Kuloğulları, Kuzey Afrika’da halkın önemli ve büyük bir parçasını oluşturuyormuş. Libya’da Kuloğullarının yani Türklerin oranı %15 imiş. Libya’daki Türk kabilelerinin isimleri şunlar: Çerkezler, Fırtasiler, Mukavibeler, Karara, Yidir, Dradfa, Raas Ali, Dırata, Aabad, Cihanlar, Zavabiler, Şavahideler, Almoksba, Alblabila, Alramla.

Osmanlı, 16. yüzyılda Kızıldeniz’e ve İslam mukaddes mekânlarına yönelik hazırlanan sömürgeci, acımasız, zalim Portekiz Haçlı ordularına geçit vermedi. Hint Okyanusu ve Arap Körfez bölgelerindeki Portekiz sömürgecilerinin Hicaz’a girmelerine engel oldu.

Portekizliler, Kızıldeniz’e girip Cidde limanını ele geçirecek, Hicaz bölgesini işgal edecek, arkasından Mekke’ye yürüyecekler, Mescid-i Haram’a girecekler, Kâbe’yi yıkacaklar, sonra Medine’ye yürüyüp Hazreti Muhammed’in (sallallahü aleyhi vessellemin) kabrini yok edecekler, sonra Tebük üzerine yürüyüp Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı ele geçireceklerdi. Haçlı Portekizlilerin bu şeytanî planlarını akamete uğratan Osmanlı oldu. Haçlı orduları, Kuzey Afrika’yı ele geçirip buradaki Müslümanların dinini ve kültürünü yok edip burayı sömürgesi yapacaktı."

Osmanlı, bu bölgeye işte bu Haçlı planlarını boşa çıkarmak, kutsal beldeleri korumak, barış ve güvenliği desteklemek, bölge Müslümanlarının dinini, kültürünü ve varlığını korumak için oraya gitti. Ali Hammuda şöyle devam ediyor: “Eğer Allah, Türkleri, Osmanlı hanedanını ve sultanlarını uyandırmasaydı, hem karada hem denizlerde filolarla savaşmasaydılar ve devlet olarak ortaya çıkmasaydılar İspanyollar ve Portekizliler, Kuzey Afrika, Kızıldeniz, Hicaz ve Körfeze hâkim olurlardı ve bu bölgenin durumu bugünden çok farklı olurdu.”

Bugün Libya’nın Mısrata şehri, Türklerin bütünüyle blok halinde yaşadıkları bir yer. Libya’nın tam ortasında bulunan Akdeniz’in iki sahilinin üzerinde duran Mısrata, yüzölçümü ve nüfusuna göre Libya’nın 3. büyük şehridir. Bu şehirde Kuloğlu / Köroğlu Türk aşireti hâkim.



İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor