Kut Bayramınız Kutlu Olsun

Rahim Er 10.05.2016 3505
2
6 Nisan 1916 Saat 13 tarihimiz için muhteşem bir ândır. Bu ân, muhasara altındaki işgalci İngiliz tümeni, ordumuz karşısında son 300 yıldaki en  büyük mağlubiyete uğramıştır. Hayır! Yaşanan bir mağlubiyet değil, hezimettir. Tarihçilerin kesin hükmü budur. Kuşatma kaldırılsın diye düşman ordu komutanı, 1 Milyon Pound altın lira bile teklif etmesine rağmen paşalarımız teklifi ellerinin tersiyle itmişlerdir. İstilacı İngilizler, emirlerine aldıkları birtakım Sih gibi Hindlilerle beraber ne kuşatmayı yarabilmekte ve ne de Osmanlı kumandanlarını ikna edebilmektedir. 7 Aralık 1915'te başlayan harp, bambaşka bir seyir kazanmıştır. Etrafları çevrili sömürgecilerde açlık, hastalık, mâneviyat çöküntüsü son haddindedir.

Kibir, asalete mağlup olacaktır

En nihayet, İngiliz komutan V. F. Townshend, eli mahkûm olarak yapılması gerekeni yapmış ve o gün Türk Ordusu, önünde zelil bir hâlde baş eğmek zorunda kalmıştır. Bu, İngilizlerin yahut Büyük Britanya'nın aynı bölgedeki Selman-ı Pak mağlubiyetinden sonra ikinci kayıplarıdır. Selman-ı Pak'ın muzaffer komutanları Halil ve Nureddin Beylerdir....

İngilizlerin, Kut'da  40 binden ziyade ölü verdiğini bizzat İngiliz kaynakları yazmaktadır. Birliğimiz, düşmanın 13 general, 481 zabit  ve 13.300 neferini esir almıştır. Teslim üzerine general Townshend'in tabancası alınmaz. Kendisi önce Heybeli Ada'ya sonra  Büyükada’ya gönderilir. Burada uzun yıllar yaşamıştır. Rüya misali "Prens Adaları" hezimete uğramış kumandanın aklını başından almış olmalı ki bir süre sonra bir küçük ricada bulunmuştur. Esir general, Kut'daki köpeğini istemektedir. Hayvan, bir mahfazayla sahibine ulaştırılır... Bir zaman geçince İngiliz hükümeti de bir küçük ricada bulunacaktır.

Kut'ül Amare, yahut kısaca Kut, Bağdat'ın güneyinde, Basra Körfezi'nin kuzeyinde üç tarafı Dicle Nehri ile çevrili 7 bine yakın nüfuslu bir şehrimizdi.

Vatan Toprağı  Gitmektense Canım Gitsin

1914'te başlayan Cihan Harbi, 1916'ya gelindiği hâlde devam etmektedir. Harbin cereyan ettiği yerlerden biri Irak'tır. Kut da bunun sahnelerinden biridir. 16 Ekim 1914'te Mezopotamya seferini başlatan İngilizler, Kut'a saldırdıklarında mağrur bir şekilde neticeden çok emindirler. Nitekim ilk ânlarda talih, onlardan yana güler gibi olur. Üstelik komutanımız Yarbay Süleyman Askerî Bey yaralanmıştır. Bu netice üzerine vatan toprağı elden gitmektense canım gitsin dercesine kendi eliyle ömrüne nokta koymayı tercih eder. 

Sonra geçici olarak komutayı Fazıl Paşa almıştır. Fazıl Paşa'dan sonraysa Sakallı Nureddin Paşa, komutayı deruhte etmiş ve harbin yönü tamamen lehimize dönmeye başlamıştır. Düşman şaşkındır, her saldırıları püskürtülmekte, tahminlerinin ötesinde ölü vermektedirler. Nureddin Paşa, fevkalade bir savaş taktiği geliştirmiştir. İngilizler, acze düşmüştür. İçinde içkiye varıncaya dek her şey olan bir İngiliz yardım gemisi Julnar, gece Dicle Nehrinde gusl abdesti almak için suya inen bir iki genç askerin şüphesi üzerine yakalanıp, erzak askerimize taksim edilir.

Artık zafer çok yakındır. Bunun üzerine Başkumandan Vekili Enver Paşa, Nureddin Paşa'nın yerine kendinden bir yaş küçük olan amcası Albay Halil Bey'i kumandanlığa tayin eder. Ancak Halil Bey, bir akıllılık yaparak Nureddin Paşa'nın planlarının zerresine dokunmaz. Bu vazife değişikliğinde Türk ordusu zafere yakınken bölgeye Alman General Goltz Paşa'nın 6. Ordu Kumandanı olarak  gönderilmesine, Nureddin Paşa'nın soğuk bakması da tesir etmiştir. Zafer üzerine Halil Bey, paşalığa terfi ettirilmiş ve Paşa daha sonra "Kut" soy ismini almıştır. Bugün Türkiye ve Irak'ta Kut soyadlı olan hemen herkes, bu harbin kahramanlarının torunlarıdır.

Osmanlı orduları, 1897 Teselya Zaferi'nden bu yana zafere hasrettir. Onun için bir müdafaa harbi de olsa Çanakkale Zaferi, ilaç gibi gelmiştir. Bir sene sonra İngilizlerin önümüzde müthiş bir hezimete uğrayarak diz çökmeleri ise diriliştir.

Utandırıcı hezimet, İngiltere’yi karıştırmıştır. Sebepleri uzun uzadıya incelenmiştir. Esir general ise Büyükada'da pencereden denizi seyrederek hatıratını yazmıştır.
Kut Zaferi'nin 100. Yılındayız...

Bu münasebetle tarih dergileri, mevzua geniş yer ayırmakta ecnebi yazarların kaleme aldığı kitaplar çıkmaktadır. Böylesine bir parlak zafer, sırf İngilizler hezimet yaşadılar diye 70 seneden bu yana nesillere unutturulmuştur. Kut'ül Amare Zaferi 1946 senesine kadar millî bayram olarak kutlanıyordu. 1946'da İngiliz Hükümeti, Türkiye'de iş başında olan Tek Parti Hükümeti'nden bunun icraattan kaldırılmasını rica edince hey'eti vekile, ricayı emir telakki edercesine muhteşem zaferi gündemden çıkartmıştır. Reisi Cumhur İnönü, Başvekil Saraçoğlu'dur.

Kut'da bir şehidliğimiz mevcuttur. Bu büyük zaferin kahraman komutan, zabit ve eratına gani gani rahmetler diliyoruz. Mekânları cennet olsun.
Merak ediyor olmalısınız?
İngilizleri kim teslim aldı?
Sadece bir piyade alayımız.

TBMM, acilen 29 Nisan'ı yeniden "Kut'ül Amare Bayramı" olarak kabul ederek istiklâlimizin üstündeki bu lekeye son vermeli ve şehîd ve gâzilerimizin ruhlarını şâd ve milletimize de özür borcu eda edilmelidir.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı