İslam'ın Mektebi Türkistan

Nimetullah Arvas 24.11.2022 1569
resim
İslam'ı ilk üç asırda Araplar üç kıtaya yaydılar. Peygamber Efendimizin övdüğü bu ilk üç asra “Asrı Saadet, hayırlı asır” denir. Daha sonra da İslam’la şereflenen  Türkler İslamiyet’e büyük hizmet etmişlerdir. İslam Dünyasında "Sırat-ı Müstakim" den ayrılan  Bâtıniler, Haşhaşiler gibi sapkın akımları Müslüman Türkler ortadan kaldırmıştır.

 Türkler dünyanın en eski kavimlerindendir. Köklü bir tarihi geçmişe sahiptirler. Anayurtları Orta Asya coğrafyasıdır. Tarihte milletlere nizam, "Nizam-ı âlem" vererek çok büyük hizmetler yapmışlardır.

Türklerin İslamiyet’i kabulü dünyada başlı başına bir olaydır. İslam Dünyasının geleceğinin şekillenmesinde Türkler büyük rol oynamışlardır. Müslüman Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleri kendi arzularıyla olmuştur. Şanlı Peygamberimizin "Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın" mealindeki hadisi şerifi ve  Türklerin kendiliğinden İslam’ı seçmeleri peygamberimizin gaybi mucizelerindendir.

Türk milleti bu dine sadece canı, malı ile değil ilmi faaliyetleriyle de hizmet etmiştir. Türk- İslam Dünyasında çok büyük fakih muhaddis, kelam, tefsir ve mutasavvıf yetişmiştir.  Mâverâünnehir ve  Horasan Bölgesinde bulunan  Buhara, Taşkent, Semerkand Serahs, Harezm, Tirmiz'de İslamiyet’in meşhur ilim merkezleri kurulmuştur. Yazdıkları eserler üzülerek söylemek gerekirse kütüphanelerin tozlu raflarında mahzun bir şekilde okurlarını, araştırmacılarını beklemektedir.

Semerkant, Buhara ve Taşkent ayrı bir öneme haizdir. İmam Buharilerin, Maturidilerin, Ebulleys Semerkandilerin, Serahsilerin, Hacegan büyükleri İslam’a yaptıkları hizmetleri, eserleri dünya durdukça baki kalacaktır. Türkistan’ın Mevlana’sı olarak kabul edilen Ahmet Yesevi hazretlerinden "Hazreti Türkistan" olarak bahsedilmiştir.

Özet olarak söylemek gerekirse; bazı İslam âlimlerinin tespitine göre Müslüman Türkler İslamiyet’i tatbik noktasında sahabeden sonra fazilet noktasında ise tabiinden sonra gelmektedirler. Müslüman Türkler İslamiyet’in katıksız ve katışıksız gövdesi olan "Ehlisünnet" in bağlısı ve müdafii olmuşlardır.

Anadolu’nun kapılarını İslamiyet’e açan Sultan Alparslan “Bizler temiz Müslümanlarız, bidat nedir bilmeyiz onun için Allah bizi aziz kıldı.” demiştir. 

Ayrıca İstanbul’da da tanınmış büyük Türk âlimleri yetişmiştir. Müslüman Türk Devletlerinde sadece din âlimleri değil; Fen ilimlerinde de büyük âlimler yetişmişlerdir. Trigonometrinin kurucusu Biruni’dir. Matematik, Cebir, Astronomi ve benzeri müsbet ilimlerde büyük gelişmeler kaydetmiş Müslüman Türkler bu hizmetlerini insanların hizmetine sunmuşlardır. 

Selçuklular döneminde önemli tıp merkezleri kurulmuş ve tıp ilmi çok ilerlemiştir. Coğrafya ilminde de kıtaların keşfedilmesinde Türklerin hizmeti çok olmuştur. Bundan dolayıdır ki yazımıza serlevha olarak "İslam’ın Mektebi Türkistan" ifadesini kullandık.

Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki ehlisünnetin Orta Asya’daki kalelerinden olan Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri mahzundur, gözleri yaşlı gönülleri yaralıdır. Taziye halindedirler.  Bununla beraber İslam düşmanları ise onların yaralı kalplerine tuz basmaktadırlar. Hiç unutmamak gerekir ki zulüm payidar olmaz, mazlumun ahı yerde kalmaz. Cenabı Hakk, verir mühlet velâkin eylemez ihmâl...

Özbekistan’da Türk Devlet Teşkilatları dokuzuncu zirvesine katılan Sayın Cumhurbaşkanımıza yüksek seviyeli "İmam Buhari Nişanı" takdim edilmesi istikbal adına ümit verici olmuştur. Gelecekte de İslam Dünyasının liderinin Müslüman Türkler olacağının işaretidir...

Hak şerleri hayr eyler,
Zannetme ki ğayr eyler,
Ârif ânı seyr eyler,
Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı