İngilizler'in İslam Düşmanlığı

Abdurreşid İbrahim 20.07.2015 5159

Meşhur Türk seyyahı Abdurreşid İbrahim (1850-1944) “Alem-i  İslam” ismli eserinden bir bölümü aşağıda sunuyoruz:

İ
ngiltere, dünyanın en büyük bir devleti olduğu cihetle zahiren hiçbir şeyden korku ve endişesi hemen hemen yok gibidir; İngilizlerin yalnız korktukları bir şey var ise o da, İslâmiyet’tir. Evet İslâmiyet’tir. 

Hakikaten böyle bir sözün değerli okuyucuların garibine gideceği şüphesizdir ve belki de birçok adamların gülecekleri de gelir ve hakir de görebilirler, fakat biraz düşünülürse yine bu böyledir. İngilizlerin dünyada koktukları bir şey var ise (o da) İslâmiyet’tir.

Şu şimdiki asrın ahvalinin cereyanını nazar-ı itibara alıp da, İngiltere devletinden başka devletlerin takip etmekte oldukları siyasetleri tetkik edecek olursak görebiliriz ki, her devlet kendi mevkiini muhafaza etmekle beraber, Doğu’dan bir külah kapmak teşebbüsünde ellerinden geldiği kadar çalışırlar, çareler arar ve fırsat gözetir, lazım gelen tedbirlerde kusur etmezler, pek ileri gidenleri istilacı bir yol takip eder ve gözü aç olanları gösteriler ile daima Doğu’yu bunaltmakta da tereddüt etmezler, böyle iken bunlar hep oldukça meşru bir yol takip ederek maksatlarına hizmet ederler. 

İngilizler ise meşru yollarla iktifa etmeyip ayrıca gizli desiseler ile biçare Müslümanların ahlâkını ifsat ve birliklerini bozup parçalamaya çalışırlar. Nerede Müslümanlardan bir hayat eseri hissolunursa hemen oraya İngiltere hükümeti el uzatır, her ne gibi desise ve şeytanlık lazım ise hemen sebeplerine teşebbüs eder ve İslâmiyet nokta-i nazarından hususi fikre sahip olanları ortalıktan kaldırmak icap ederse, onun da çaresini bulur. 

Her ne suretle olursa olsun İslâmiyet hissini uyandırabilecek kuvvetleri mahvetmek hususunda hiçbir vakit ihmal göstermez, zannederim İngiltere'nin müstemleke siyasetini takip edenler, bizim fikrimize burada tamamıyla iştirak ederler. 

Eskiden beri İslâm hilafetinin bir an evvel ortalıktan kaldırılması için İngilizler her zaman en büyük fedakârlıklarda bulunmuşlardır. Hatta Kırım muharebesinde dahi İngilizlerin Türklere arka çıkmasının yine Türkiye'nin mahvı için bir desise olduğunu Paris antlaşmasını layıkıyla inceleyenler inkar etmezler. 

Ve o zamandan bu zamana kadar Türkiye'nin başına gelen felaketlerin zâhiri nereden gelirse gelsin, hakikati ve esası yine İngilizlerden gelmiş olduğu az bir araştırma ile açığa çıkar. Fakat her ne sebebe dayalı ise Türkler de aksine İngilizlere hürmet ederler, mühim siyasi meselelerde yine İngilizlere itimat ederler. Halbuki İngiltere devleti kendisi için tayin etmiş olduğu hayat programını İslâmiyet'in mahvına yöneltmiş, hatta kendi hayatını daima Müslümanların felaketinde arar. 

Ben bu hususta yalnız İngiltere müstemleke kanunlarına daha doğrusu İngilizlerin müstemlekelerinde takip etmekte oldukları siyasete biraz vakıf olmak, bu hakikati itirafa kifayet eder zannındayım. Bilhassa Türkiye hakkında beslemekte olduğu siyaset de incelenirse aynı hakikati göstereceğinde şüphe olunamaz. 

İngilizlerin böyle bir siyaset takip etmelerinin yegane sebebi, İslâmiyet'ten korkmasıdır. 

İngilizleri tamamıyla tehdit eden birşey var ise o da İslâmiyet ve İslam birliği meselesidir. Yani Müslümanlar hakiki iman ile mü’min olurlar “İla-yı kelimetullah” için "Hilafet" makamına biat ederek kamil iman ile meydana çıkacak olurlarsa kurye-i arzda en evvel çökmeye mahkum olan devlet yine İngiltere devleti olur. 

Zira İngiltere devleti yalnız müstemleke siyasetinde yaşayan ve bütün geliri müstemlekelerinden gelen bir devlettir, müstemlekelerin ahalisi ise, yarı yarıya Müslümandır denilebilir. Müslümanlar kâmil iman ile mü'min olurlar da Allah'ın ipine sarılmak niyetiyle yalnız İngiltere mallarına boykot ilan ederlerse İngilizlerin iflasını ilan etmeleri için kâfidir. 

Ben İngilizlerin İslâmiyete bakışlarını bu kadar bir tasvir ile iktifa ederim. Hakikaten İngilizler kendileri de bu halleri pek iyi bildiklerinden ve Hindistan Müslümanlarının istikbalde iğfal ve ikna edilmesi için çare olmak üzere, Emir Ali(1) gibi şöhret-perest vicdanları alet edinerek o cihetleri kapatmak çarelerini düşünürler. Fazla olarak Mısır azizini de kendi siyasetine kurban etmek ve başka pek çok ulema kisvesinde olan mağrur sefihleri para kuvvetiyle elde etmek cihetlerini de temin etmiş ise de, yine çare bulamayacaklarını İngilizler tamamıyla anlamışlardır. 

İşte bu kere de "Hilafet merkezi"nin(2) münakaşasız ortalıktan kaldırılabilmesinin mümkün olup olmadığını, Balkan muharebesine meydan vermekle tecrübe etmişlerdir. Bu mesele dahi en büyük taşları bizim üzerimize yuvarlayan İngilizlerdir.

Sözün özü İngilizler İslâmiyet'in can düşmanıdır!...

(1)-Hindistanlı Modernist, Batıcı Şii Yazar
(2)-İstanbul

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı