Hindistan Müslümanlarının Osmanlı Hilafeti İçin İngilizlere Büyük Tepkisi

Prof. Dr. Azmi Özcan 26.11.2013 103136

B
irinci Dünya Savaşında İngiltere, Osmanlı Devletine savaş açtığı zaman, Hindistan'ın desteğini alabilmek için bir kısım taahhütlerde bulunuyor ve Müslümanlara: "Biliyoruz ki, siz bu Osmanlıları ve Türkleri çok seviyorsunuz. Bu Osmanlılar hata ettiler ve bizimle bir savaşa girdiler. Size söz veriyoruz ki savaşın neticesi ne olursa olsun, Osmanlı Devleti'nin Hicaz'daki haklarına ve Hilafetin konumuna hiçbir halel gelmeyecektir." Diyordu.

İngilizler bu taahhüdü Hindistanlıların tepkisini dindirebilsinler, söndürebilsinler diye verdiler. Ama savaş sonucunda  bu taahhütlerinde durmayınca, Müslümanlar "Hilafet Hareketi" denilen bir hareket oluşturdular. 

İngiltere'ye, kendilerine verilen sözü tutmadıkları, taahhütlerini yerine getirmedikleri için kendilerinden bundan sonra bir şey istenmemesini talep ederek “Hilafet Hareketi”ni başlattılar, önce pasif direnişe geçtiler. İngilizlerle her türlü işbirliğini sona erdirdiler. Memurlar devlet dairelerine gitmedi, esnaf dükkânlarını açmadılar.

Bir kısım insanlar da, özellikle Müslümanlar arasından bazı uç kesimlerde bulunanlar, artık Osmanlı Devleti'ne ve bizlere karşı verdiği sözleri yerine getirmeyen İngiltere'nin hakimiyeti altında yaşamanın caiz olmadığını, bu sebeple başka bir Müslüman ülkesine giderek orada yaşamalarının farz haline geldiğini öne sürerek "Hicret Hareketi" adıyla da bir hareket başlattılar. 

Altmış binden fazla Müslüman bu harekette soğuktan, hastalıktan, açlıktan yollarda öldü. Bu nasıl duygudur? Bu insanları motive eden güç nedir? Bizler bunu kaybettik. Bizler bu motivasyonu kaybettiğimiz için bizlere başka kimlikleri çok kolay giydirebiliyorlar. Biz kendi kimliğimizi açığa çıkartamadığımız için bizi farklı kimliklerle sokaklarda yürütebiliyorlar. 

Biraz önce bahsettiğim pasif direniş'te de çok sayıda Hintli İngilizlerle girdikleri çatışmalar sırasında hayatını kaybediyor. Hintliler İngilizlere, İstanbul'u da Osmanlı Devleti'nin ve Müslümanların elinden alırlarsa toplu olarak isyan başlatacaklarını söylüyorlar ve tehditte bulunuyorlar. 

Aralarında heyetler oluşturuyorlar, bu heyette Fransız başbakanı ve dışişleri bakanı, İngiltere başbakanı ve dışişleri bakanı ile görüşüyorlar, daha sonra Papa ile görüşmek üzere İtalya'ya gidiyorlar. Dünyada yaşayan üç yüz milyondan fazla Müslüman’ın rencide edildiği, kendilerine verilen taahhüdün yerine getirilmediği ve adeta dünya Müslümanlarının isyana teşvik edildiklerini dile getiriyorlar. 

Bütün bunların, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile yapılan görüşmelerde etkili olduğu kanaatini taşımaktayım. Birinci dünya savaşı sırasında da çok sayıda Hintli gönüllü Osmanlı saflarında İngilizlere karşı savaşmıştır. 

Bunlardan sağ kalanlar daha sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuşlar ve Türkiye'de kalmışlardır.  Çok sonraları, 1947'de Hindistan'ın ilk Türkiye büyükelçisi ülkesine yazdığı raporlarında Türkiye'de yaşayan Hint asıllı çok sayıda kişinin bulunduğunu ve zaman zaman elçiliği ziyaret ettiklerini yazmaktadır.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı