Hey Kıtalara Sığmayan Koca Türk!

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil 11.12.2020 2132
resim
Nedir bu Türk olmak?

Türk olmak; Oğuz Han’dan Abdülkerim Satuk Buğra Han’a, Alparslan’dan Fatih’e tarihini destanıyla, gazalarıyla, zaferleriyle her anıyla yaşamaktır.

Türk olmak; Oğuz Han töreli bir nesil olmaktır. O töreyi bilmek uygulamaktır.

Türk olmak; Bilge Kağan’ın çağrısına kulak vermektir. Üstte gök, altta yağız yer çökse de töresine, iline sahip çıkmaktır.

Türk olmak; Peygamberinin aşkı ile Mevlid-i Şerif’i yazan Süleyman Çelebi olmaktır.

Türk olmak; İstanbul surlarında Ulubatlı Hasan olmaktır. Gaza aşkıyla yanmaktır.

Türk olmak; Uzun Hasan’ın annesinin, Trabzon üzerine yürüyen Fatih Sultan Mehmed’in dağları tırmandığı sıradaki perişan hâline bakarak “Oğul bir Trabzon kalesi için bu sıkıntıya değer mi burasını da gelinime bıraksan olmaz mı?” demesi üzerine;

“Hey ana sen bizi bu sıkıntıyı Trabzon kalesi için mi çeker zannedersin. Bu eza ve cefa din yolunadır, Allah yolunadır. Biz bu çile ve meşakkati çekmezsek bize gazi demek yalan olmaz mı” deyişidir.

Türk olmak; Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır Seferi öncesinde Hasan Can’a;

“Ya Hasan Can bizim ecdadımız, Cenâb-ı Hakk tarafından bir yere sefere memur edilmedikçe yola çıkmazlardı. Biz dahi öyleyizdir”, sırrına erişmektir.

Türk olmak; Barbaros Hayreddin Paşa’nın padişahlarına muhabbetini izhar ederken; “Dünyada en büyük iksir dedikleri şey padişah duası ve teveccühüdür. İşte biz Osmanlının nazarına nail olduk. Allah katında ve halk yanında nam ü şân sahibi, payelerimiz yüce ve kılıcımız keskin olup Arş'a asıldı. Her kim Âl-i Osman’dan dua alırsa şüphesiz tuttuğu iş kolay gelir. Zira onlar bir ulu ocaktır. Kim onlara yan bakarsa onun başı aşağı olur”, deyişindeki birlik ve beraberlik mefkûresidir.

Türk olmak; Divriği Ulucami kapısında şiirleşmiş taş olmak, Hindistan'da Taç Mahal olmaktır.

Türk olmak; Selimiye, Süleymaniye ve Sultanahmed’in kalem gibi minarelerinden yükselen ezan seslerine âşık olmaktır.

Türk olmak; Dağıstan’da Şeyh Şamil, Otranto’da Ahmed Paşa, Kudüs önlerinde Selahaddin-i Eyyûbi olmaktır.
Türk olmak; Mekke’de Medine’de nazil olan Kur’ân-ı kerimi Amasya’da yazan Hattat Hamdullah olmaktır.
Türk olmak; Suriye’ye giderken "nereye?" diye sorulduğunda tank üzerinde büyük bir gurur ve mutlulukla “Kızılelma’ya, Kızılelma’ya” diyen Mehmetçik olmaktır.
Türk olmak; Sürgünleri, katliamları yaşayan, vatanını kaybeden soydaşlarının ve yine sürgünde Osmanoğullarının acısını yaşayan olmaktır.
Türk olmak; Mazlum milletlerin umudu, Hızır gibi bekleneni olmaktır.
Türk olmak; Mostar’da köprü, Kerkük’te kaledir.
Türk olmak; Evladının eline kına yakarak askere gönderen anne, şehit haberini aldığında içine akıttığı gözyaşları ile ciğerini yakarken “Vatan sağ olsun” diyen baba olmaktır.
Türk olmak; Her şeyden önce Rabbinin rızasını düşünen mümin olmaktır!
Türk’ü tanımaya ve tanıtmaya ne olduğunu ve ne olmadığını anlatmaya devam edeceğiz.
Ta ki inşallah kendimize gelebilelim...

Ve Osmanlı!..

Tarihe yedi asırlık damgasını vurmuş Osmanlı Devleti için son dönemlerimizin büyük mütefekkirleri şu değerlendirmelerde bulunuyordu.

Erol Güngör: “Osmanlı Devleti, Bizim medeniyet eserlerimizin ve kültür kıymetlerimizin âdeta imbikten geçmiş numunelerini vermiş ve yapıcı gücümüzün en yüksek sembolü olmuştur...”

Cemil Meriç: “Tarihin en büyük medeniyeti Osmanlı medeniyetidir. Bu, Avrupa’nın toprağa bağladığı vatan mefhumunu bayrağa ve imana bağlayan bir medeniyettir. Millî  kinlere yabancı, her inanca hürmetkâr insanı insana düşman yapan sınıflardan uzak, alan değil veren, istismar eden değil imar eden, fedakâr bir medeniyet. Her şey manadır, maddeyi eterize eden, buharlaştıran bir medeniyet…”

Nihat Sami Banarlı Bey de ‘Osmanlı kimdir?’ derken şu mükemmel özeti yapmaktadır: “Bu vatanın miras kalan bir kısım topraklarında bir nur gibi parlayarak öteki beyliklerle kardeş kavgasına girmeden İstanbul’u ve Balkanları elde edip bu ülkelere Türk ahlak ve adaleti ile İslam nurunu götürmek için gazalara girişen bu uğurda Mehmetçiğinden hükümdarına kadar hevesle şehid olarak Anadolu ve Balkanlar Türkiye’sini bize ebedî vatan bırakan büyük inanmışlar, büyük ülkücüler ve büyük Türkler ordusu...”

İşte bu medeniyetlere ulaşmak için gerçek manada “Türk olmak” gerekir.
 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı