Gerçek Bir Türk Ansiklopedisi:Divanu Lügâti't-Türk

Prof. Dr. Mustafa Argunşah 06.12.2012 4662
T
ürklük için hayati önem taşıyan Kâşgarlı Mahmud'un Divanu Lügâti't-Türk'ü maalesef  Türk toplumu tarafından yeterince bilinmiyor, tanınmıyor. Okullarımızda kitabın adı, yazarı ve muhtevası hakkında yuvarlak birkaç cümle öğretilmekle yetiniliyor. Bugüne kadar seçmeler yapılarak hazırlanmış iyi bir popüler yayımı da yok. 

Bu dev eser okur yazarların büyük çoğunluğu tarafından yalnız bir kuru sözlük zannediliyor. Demek ki, bütün kültürel zenginliklerimiz gibi onun da kıymetini bilmiyoruz. Bu ve benzeri değerlerimiz ancak nadir elde edilen vesilelerle hatırlanıyor. Oysa atalarını bilmek isteyen, kendi kültür ve medeniyetinin köklerini öğrenmek isteyenlerin böyle eserleri başucu kitabı yapması gerekir. 

Türk toplumu Orhun Kitabeleri’ni, Divanu Lügâti't-Türk'ü, Kutadgu Bilig'i, Yunus Emre'yi, Âşık Paşa'yi; Hacı Bektaş-ı Veli'yi bilmiyor. Fuzuli'yi, Baki'yi, Nedim'i, anlaşılmaz Arapça, Farsça tamlamalarla şiir söyleyen birer divan şairi olarak tanıyor. Millî şairimiz Mehmet Akif’i yalnız İstiklâl Marşı yazarı olarak bilen ve Safahat'ını hayatında bir kez olsun eline almayan milyonlarca insanımız var.

Türklüğe Övgü

Türk tarihinde dönüm noktalarında söz sahibi olmuş çok önemli şahsiyetler vardır. Bu şahsiyetler içerisinde, 11. yüzyılda Türkçeyi önemseyen, Türk yurtlarını adım adım gezip Türk kültür ve medeniyetini tespit ederek yazıya geçiren, Türkçenin ilk gramerini yazan ve Türkçeyi yücelten Kâşgarlı Mahmud'un ayrı bir yeri vardır. Ondaki Türklük şuûru, 11. yüzyılda Divân'ın giriş bölümünü yazdırmıştır. Orada Türklüğü övmüş;

 “Tanrı'nın devlet güneşini Türk burçlarında doğdurmuş olduğunu ve onların mülkleri üzerinde göklerin bütün tegrelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hâkim kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı; dünya milletlerinin idare yularını onların ellerine verdi; onları herkese üstün eyledi; kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. Onlarla birlikte çalışanı, onlardan yana olanı aziz kıldı ve Türkler yüzünden onları her dileklerine eriştirdi... Derdini dinletebilmek ve Türklerin gönlünü almak için onların dilleriyle konuşmaktan başka yol yoktur..." diyerek Doğu ve Batı Türkistan yanında Ortadoğu'da da hâkim olan Türklüğün gücünü ortaya koymuştur. 

Araplar Türkçe'yi Öğrenmeli

Kâşgarlı 11. yüzyılda barış içinde yaşamanın şartlarından birisi olarak Türkçe öğrenmeyi ve Türklerle iyi geçinmeyi gösterir. Bu yüzden dindaşları Arapların Türkçeye olan ihtiyaçlarım bu kitapla gidermek düşüncesindedir. Onları ikna etmek için, Peygamberimiz'in (aleyhisselam) kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacaklarını söylediği sırada "Türk dilini öğreniniz; çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır." hadisini buyurduğunu, bu hadisleri kendisinin birisi Buharalı diğeri Nişaburlu iki imamdan duyduğunu zikreder. Hadis doğru ise Türkçeyi öğrenmenin vacip olduğunu, yok eğer doğru değilse zaten aklın da bunu emrettiğini belirterek Türkçeyi yüceltir.

Türk dili ile Arap dilinin atbaşı beraber yürüdükleri bilinsin diye bu kitabını yazdığını söyleyen Kâşgarlı Mahmud, Dîvân'la âdeta bir Türk ansiklopedisi ortaya koymuştur. Eserinde Türk boylarıyla ilgili verdiği bilgiler Türk tarihinin önemli bir bölümünün aydınlatılması için birer belge vasfındadır. 

Kâşgarlı, Türk boylarını dillerinden hareketle çok rahat ayırt edebilmektedir. Hatta Dîvân, karşılaştırmalı ilk Türk grameri sayılır. Müslüman Türklerin ellerinde bulunan dağlar, çöller, dereler, sular, göllerin adlarından tanınmış olanları yazan Kâşgarlı, Müslüman olmayan Türk illerinden de bazılarını yazmıştır. Türklerin soyunu Nuh peygamberin oğlu Yafes'e kadar götürür. 

Divan gerçek bir Türk ansiklopedisidir. Bu ansiklopedinin sayfaları arasında dolaşarak 11. yüzyıldaki atalarımızın hayat felsefesinden tutunda yiyip içtiklerine, kap kacaklarına, giydiklerine, yer ve kişi adlarına, atasözlerine, deyimlere, destanlarına kadar neredeyse her konuda bilgilenmek mümkündür. 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor