Fetih ve Fatih

Fuat Bol 29.05.2013 3337

T
arihimizde nice fetihler vardır ancak; çağ kapayıp çağ açan İstanbul’un fethi bir başkadır. Zira bu fetihte bizzat Hazreti Peygamber’in müjdesi vardır. O ‘kutlu’ müjdeye nail olabilmek için; nice kumandanlar, nice ordularıyla seferber oldu ama, bu ‘kutlu fetih’ hiçbirisine nasip olmadı, olamadı.

Ta ki, Osmanlı tahtına 19 yaşlarında bir civanmert oturdu; tarihin seyri değişti! Babası 2. Murat, oğlunu devrin en seçkin hocaları eliyle yetiştirdi. Yedi lisan bilen genç 2. Mehmet çok iyi bir mühendis (balistik hesaplarını bizzat yapıp tarihte ilk havan topu kullanan kişi) ve bütün zamanların kaydettiği ender askerî dehalardandır.

Delicesine sevdiği; Sevgililer Sevgilisi’nin müjdesine mazhar olabilmek için gece gündüz çalışmakta ve İstanbul’la yatıp İstanbul’la kalkmaktadır. Bu cümleden olarak; lojistik gayeyle inşa ettirdiği Rumeli Hisarı’nın burçlarını Hazret-i Peygamberin ismini yansıtacak şekilde konumlandırıyor ve her nefesinde O’nun manevi ruhaniyetinden yardım istiyordu.

Öyle ki; Padişah’taki Allah ve Peygamber aşkıyla yanıp tutuşma hâli, şaire şu ilhamı verecektir:
‘Başını secdeye koyup (Ya Rabbi; bu fethi bana müyesser etmezsen, başımı secdeden kaldırmam deyip) aldığın tekbir sesleri hâlâ yerin dibinden fışkırıyor!’ 

Bizans (Doğu Roma) surları aşılamaz özellikte yapılmıştı (Üç kademeli sur ve her birinin arasında su ile dolu hendekler ve en dıştaki surun önünde nehri andıran büyük hendek); ayrıca Haliç’in girişi de büyük bir zincirle kapatılıp gemilerin geçişi engellenmişti. Genç Padişah, ölümüne kararlıdır; kuşatma sabahı İstanbul surlarına bakıp şöyle haykıracaktır:

‘Ya, İstanbul’u alacağım; ya da İstanbul beni alacak!’ 

Yetmiş parça gemiyi, Balta Limanı’ndan kızaklarla karadan Kasımpaşa’ya indirdi. Karadan ve denizden kuşatılan şehir; muhasaraya 53 gün dayanabilecek ve; tarihler 29 Mayıs 1453’ü gösterdiğinde 21 yaşındaki Osmanlı Padişahı, şanlı ordusuyla ‘kutlu’ bir zafere imza atacak ve İstanbul’la beraber yeni bir çağın fatihi olacaktır.

Kılıç hakkıyla aldığı İstanbul’da bulunan en büyük kiliseyi (Ayasofya), fethin sembolü olarak camiye çevirdi ve Kıyamet’e kadar cami kalmasını yazılı vasiyet ve vakf eyledi. 1935 yılında, Ramazan Ayı’nda Ayasofya camii, Fatih’in vasiyet ve vakfiyesinin hilafına müzeye çevrilip kendisiyle beraber milyonlarca Müslüman mahzun edildi.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı