Ey Dünya İnsanları, Hepiniz "TÜRK"sünüz...

Rabi Baştürk 24.05.2010 3563

Türk dili, Türk Dünyası ve Gene. D. Matlock

B
atılı olmayan ülkelerin aydınlarının en büyük zaafı, Batı’nın içyüzünü bilmemeleridir. Batılı ülkelere giderler, görürler ve dönerler. Batılı ülkelere gitmeden önce Batı hayranı iken, dönüşlerinde Batı’ya kara sevdalı olurlar. Onlar için Batı bir tanedir, ne yaparsa, doğrudur, her dediği yapılmalıdır! Bu durumda olanların, Batı’nın “küreselleşme politikası”nı idrak etmeleri asla mümkün değildir. Halbuki, “küreselleşme politikası”nda gerçek amaç, Batı sömürüsüne engel olan milletleri ve dinleri etkisiz kılmaktır. Bunların başında Türk Milleti ve İslâm Dini gelmektedir. Küreselleşme politikası, Batının sömürü politikasının günümüzdeki adıdır.

 Batılı dostlarımız (!), tarihî saplantıları gereği “Türk” ismini dünyadan silmek için çeşitli stratejiler üretirken, Amerikalı Araştırmacı – Akademisyen Gene D. Matlock, dünyadaki insanların büyük çoğunluğunun “Türk” kökenli olduğunu öğrenince; “ Ey Dünya İnsanları, hepiniz “TÜRK”sünüz!” demekten kendini alamamıştır.

 Türklerin binlerce yıl önce medeniyetinin kurucuları olup, anayurtlarının Orta Asya olduğunu belirten Araştırmacı Yazarın bu ilginç araştırması, 68 yıldan beri yaşadığı Meksika’da, Meksikalıların ve Türklerin ortak özelliklerini fark etmesiyle başlamıştır. Gene D. Matlock, insanların büyük çoğunluğunun “Türk” kökeninden geldiğini özetle şöyle ifade etmektedir:
“Milyarlarca insan Türk diliyle konuştu ve konuşuyor. Karlı Yakutistan’dan ılıman Ortaavrupa’ya, Sibirya’dan kavurucu Hindistan’a kadar. Hatta Afrika’da bile Türk dilinin çınladığı yerleşim yerleri vardır.

 Türk Dünyası büyük ve olağanüstü. Bu dünya içinde en kalabalık olanlar, Türkler. Onlar, dünyanın her köşesinde tanınan büyük bir ülke’de, Türkiye’de yaşıyorlar. Kendi halkıyla, eski töreleriyle, yüksek ve emsâlsiz kültürüyle. Bu millet hakkında binlerce kitap ve makale yazılmıştır.
 Ben uzun süre Türk Dünyası’nın bu kadar az bilinmesinin sebebini anlamaya çalıştım. Bu, bir tesadüf müydü? Hiçbir dil, Türkçe gibi, bu kadar ayrıntıya, nüansa ve lehçeye sahip değildir. İnsanların kanları aynı, ataları aynı, tarihleri aynı, fakat dilleri farklı ise, kendileri de farklı milletler olurlar.

Türk Dili ve Türk Dünyası Çok Büyük

 Türk Dünyası büyüktür. Çok muammalı. Bu dünya, bir pırlanta gibi, onun her yüzü, her kenarı bir millettir. Azerbaycanlılar, Altaylılar, Balkarlar, Başkırlar, Gagavuzlar, Kazaklar, Karaimler, Karaçaylılar, Kırgızlar, Kırım Tatarları, Kumuklar, Tatarlar, Tuvalılar, Türkmenler, Uygurlar, Özbekler, Hakaslar, Çuvaşlar, Şorlar, Yakutlar, v.b.
 Elbette ki, Türkçe yer isimleri Avrupa haritalarında kalmıştır. Bu haritalarda, bazı ülkelerin ve insanların tarihi açıkça okunur.

 Avrupa haritalarında gösterilen eski birer Türk kentleri olan Kipenj’ın Rus Penza’ya, Shapashkar’ın Cheboksary’e, Buruninej’ın Viranej’e, Bryansk’e dönüşmesinin sebebi anlaşılır hale gelir.

 Eski bir Türkçe kelime olan “Aleman”, “uzak” anlamına gelirdi. Günümüzde Almanya olan Alemania ismi buradan gelir. Pek çok Germen kavmi mavi gözleri, geniş elmacık kemikleri ile belirgin biçimde Kıpçak görünüşlüydü ve Germen yazılarında, âdetlerinde ve halkın hafızasında da gösterildiği gibi Türkçe’yi konuşuyorlardı. Onlar, uzak Altay’dan gelen kişilerdi.
 Fransa ve İtalya, İngiltere ve Avusturya, Yugoslavya ve Çek nüfusunun bir  kısmının da benzer bir erken dönem tarihi vardır. Arşivlerden, neredeyse 16. Yüzyılın sonuna kadar Türk dillerinin kullanıldığı anlamı çıkıyor. Aslında daha sonra, engizisyon mahkemesi döneminde, Roma Katolik Kilisesi, arşivlerin büyük oranda temizlenmesini onayladı. Yine de, neyse ki, bazı belgeler kurtuldu. Alışılmadık olanı, Türklerin Orta Avrupa’da yaşadıklarını söylemeye imkân veren de bu belgelerdir.

 Tuna’nın haritası incelendiğinde Kıpçak isimlerinin bolluğu görülür. Balkan kelimesi Türkçe’de “Ormanla Örtülü Dağ” demektir. Azerbaycan’daki şaşırtıcı biçimde güzel ormanlarla kaplı böyle bir dağa bu ad verilmiştir.

1950’lerde Orta Amerika’ya seyahat ederken, Salvadorlular, orada yaşayan varlıklı Türklerin (Turkoların) nüfusundan yakınmıştı. Oysa, onlar ve mevcut Amerikalı Kızılderili kabileleri de, hepimiz gibi, Türklerin torunlarıdır.”(*)

(*) Ey Dünya İnsanları, hepiniz “TÜRK”sünüz!, Gene D. MATLOCK

Kaynak: Yeşilay

 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor