Ertuğrul Gazi Vilayeti

Rahim Er 19.12.2017 3213
B
resim
ilecik Valisi Tahir Büyükakın’ın bir teklifi var. Vaki teklifin yoğun gündem içinde kaybolup gitmesini istemeyiz. Sn. Vali, vazifede olduğu il adının ‘’Ertuğrul’’ yapılmasını teklif ediyor. Gerekçe olarak da Söğüt’ün Bilecik’te olduğu, Ertuğrul Gazi Türbesi’nin Söğüt’te ve Şeyh Edebalı Türbesi’nin Bilecik’te bulunduğunu göstermektedir.

Bilecik’in bir Osmanlı ocağı olduğuna şek ve şüphe yoktur. Bu topraklarda dağ-taş buna şahittir. Delillerin delili yani işin asıl hücceti, ispatı ise Bilecik’in bir önceki ismidir. Buna dair, vilayet salnameleri, resmî yazışmalar, tapu ve nüfus kayıtları ortadadır.

Şehrin Bizans’tan fethedilmesinden sonraki ismi “Ertuğrul’’dur. Rumca isim iptal edilerek ‘’Ertuğrul’’ denmiştir. Asırlardan akıp gelen Osmanlı kayıtlarında Ertuğrul yazılıdır. Bugün Bilecikli ileri yaşlardaki dede ve ninelerin nüfus cüzdanlarında bile doğum yeri hanesinin karşısında Ertuğrul yazıyordur.

Vali Bey, umum Bilecik halkının hissiyat ve talebine tercüman olarak ilin asli ismine döndürülmesini teklif etmektedir. Teklif yerindedir, haklıdır ve doğrudur. Ancak bir eksiği vardır:

Bilecik, Ertuğrul değil ‘’Ertuğrul Gazi’’ olmalıdır. Zaten cennetmekân ceddimizi zikretmemiz de Ertuğrul değil, ‘’Ertuğrul Gazi’’ şeklinde olmaktadır. Padişah olmadığı için Sultan Ertuğrul denmesi mümkün değildir, Ertuğrul Bey de denemez. Nitekim Bursa’nın ilçelerinden birinin ismi Osman Gazi, diğeri Orhan Gazi’dir. Bilecik ismi, merkez kazada yaşamaya devam edebilir. ‘’Ertuğrul Gazi’’ de ilin yani vilayetin adı olur.

Böylece bir hak teslim edilerek bir yanlışlıktan dönülür. Maalesef; erken cumhuriyet döneminde bir ara mazi ve ecdatla bağları kesmek gibi bir illet yaşandı. Bazı vilayet, kaza, nahiye vs. isimleri değiştirildi. Bunlar yapılırken de gariptir ki Bizans’tan kalan isimler değil, Osmanlı ve düpedüz Türk isimleri seçildi. Kaldı ki bir isim, orada yüzyıllardır kullanılıyorsa artık onun köküne bakılmaz; Türkçeleşmiş demektir.

Yanlışta ısrar anlamsız olur; bir hatanın tamir edilme zamanı gelmiştir. KHK/Kanun Hükmünde Kararname ile bu değişikliğin yapılması mümkündür. Ancak yalnızca Bilecik değil, bu şekilde ismi halka rağmen değiştirilmiş diğer vilayetlerimiz de adlarına kavuşmalılar. Onları burada tek tek sayarsak hem uzayıp gider ve hem de ismi geçmeyenler, gönül koyar. Doğduğumuz topraklara vefa borcumuzdan dolayı Elâzığ’ı çok yazdık.

Elâzığ, manası olmayan ve iki kere tashih edilmiş bir kelimedir. Bu vilayetin adı, şehri kuran Sultan Abdülaziz’den dolayı resmî kayıtlarda Mamurat’ül Aziz ve halk söyleyişinde de El Aziz idi. Şimdi yeniden ya bu iki isimden biri verilir veya tarihî adıyla Harput denir. Hemen her bölgemizde Bilecik ve Elâzığ gibi birçok yerimizin benzer buruk hikâyeleri vardır. En azından halk oylaması yapılarak talep eden yerlerimizde hatadan dönmek mümkündür. Hem hatadan dönülmüş ve hem de ecdadımıza hürmet edilmiş olur.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı