Enver Ören Abiden Bir Yadigar: Türk Dünyası Haritası

Numan Aydoğan Ünal 22.04.2024 839
2
resim
0. asır Türk tarihinin en hazin bir devresidir. Bütün Türk Dünyasında; Türkistan, Azerbaycan, Kırım’da; Osmanlı coğrafyasında; Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya’da ve Rusya’daki Türk toplulukları komünizmin ezici esareti altında idi. Türkiye’de de tek parti iktidarının baskısı vardı. 1932’den 1950 yılına kadar ezan okumak, Kur’an-ı kerim okumak yasak edilmişti. Camiler ve medreseler kapatılmıştı. Din adamı yetiştiren hiçbir mektep yoktu. 

1940’lı yıllarda, Alparslan Türkeş, Zeki Veli Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Necdet Sançar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, Cemal Oğuz gibi, komünizm ve faşizmle mücadele eden vatanseverler; milliyetçi, ırkçı ve Turancı gibi ithamlarla hapislere atılmış, tabutluk denilen yerlerde çeşitli işkencelere maruz kalmışlardı. 12 Eylül 1980 darbesinde de milliyetçi, antikomünist Ülkücü gençler, Seyyid Ahmet Arvasî gibi mütefekkirler hapislere atılmış, çeşitli işkenceler görmüştü. Bütün bu milliyetçi ve fikir erbabının ve gençlerin tek gayesi, esir, mazlum Türklerin sesini duyurmak ve halkımızı komünist, faşist tehlikelere karşı uyarmaktı. 

Ülkemiz gençliğinin, Türk Dünyasından ve Türkistan’dan hiç haberi yoktu. Basında, okullarda ve derslerde de hiç bahsi geçmezdi. Bu diyarlara gidip gelmek, oralardan haber almak adeta imkânsızdı.

1990’lı yıllara gelince Sovyet Rusya’da beklenmedik gelişmeler oldu. Sovyetler dağıldı, komünizm çöktü. Azerbaycan ve Türkistan’da müstakil Türk cumhuriyetleri kuruldu. Ayrıca on binlerce Türk’ün yaşadığı Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya’da da komünist, sosyalist rejimler dağıldı. Buralardaki Türkler de rahat bir nefes almaya başladı. Böylece Türk Dünyası ve Türk toplulukları ülkemizin gündemine girdi. 1991’de Türkiye, yeni Türk Cumhuriyetlerini tanıyan ilk ülkelerden birisi oldu.

Türk Dünyası ve topluluklarına sosyal, ekonomik ve kültürel yönden hizmet etmek, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin millî ve resmî ideolojisi haline geldi. Bugün Türkiye’nin gayretleriyle münasebetler daha da gelişerek Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kazakistan arasında “Türk Devletleri Teşkilatı” kuruldu. Günümüzde hamd olsun, Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarından Türkiye’ye, Türkiye’den de oralara her gün binlerce insan, ticaret, sağlık ve eğitim için gidip gelmektedir. Türk dünyası Türkleri ile Anadolu Türkleri her gün daha yakinen tanışmakta, kaynaşmakta, gönül birliği ve akrabalık kurmaktadır.


İlk Türk Dünyası Haritası

Türk-İslam kültürüne ve Türk Dünyasına büyük bir muhabbeti olan merhum Enver Ören abi, Sovyetlerin dağılmasından sonra 1993 yılında, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın nezaretinde 1/11.000.000 ölçekli muhteşem bir Türk Dünyası haritası hazırlattı. O zaman, tirajı milyona yaklaşan Türkiye Gazetesi’nin bütün abonelerine ve okuyucularına hediye olarak verildi.

Harita, bütün Türk devlet ve topluluklarını açık ve net bir şekilde göstermesi bakımından halkımızdan büyük bir ilgi gördü. Türk dünyası haritasını çizen, Türkiye gazetesinin eski köşe yazarlarından ressam-karikatürist Muammer Erkul, bu çalışmayla ile ilgili şunları söyledi:

“1993 yılı idi. Sovyetler Birliği yeni dağılmıştı. Türkiye gazetesinde çizim ve tanıtım işleri yapıyordum. Bir gün haber verdiler. Türkiye gazetesi “Türk Dünyası Haritası” hediye edecekmiş. Cağaloğlu’ndaki Türkiye gazetesi merkez binasına gittim. Her güzel yeniliği teşvik eden ve çalışanları motive eden merhum Enver Ören Abi, hepimizin moral kaynağı idi. Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da Türkiye gazetesinin o zamanlar başdanışmanı olup nazik ve kibar bir kimseydi. Merhum Enver Ören Abi, bir Türk Dünyası haritası hazırlanmasını ona söylemiş. Prof. Nevzat Yalçıntaş, Türk Dünyasını gayet iyi, neredeyse adım adım bilirdi.  Yapılacak çizim işini bana anlatarak birçok harita verdi. 

Hemen işe koyuldum, gece gündüz çok uğraştım. Haritanın çizimini yaptım. O zamanlarda işler, şimdiki gibi bilgisayarda olmuyordu. Büyük ebatta bir harita çizdim, sonra haritanın filmlerini de hazırlattım. Sağ alt köşesine ismimi yazmama da izin verildi. O gün dünyanın en mutlu insanı ben oldum. Daha sonra bu haritadan milyonlarca basıldı. Gazete ile birlikte bütün abonelere ve okuyuculara dağıtıldı. Pek çok kahvehane, lokal, dernek, vakıf, esnaf duvarlarında bu haritayı çerçevelenmiş asılı görmek beni çok bahtiyar ediyordu. Ayrıca parlak kuşe kâğıdına basılanlar, hem resmî makamlara hem de yurt içinde ve yurt dışında ulaşılabilen pek çok yere gönderildi. Bizim bu haritamız, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra hazırlanan ilk Türk Dünyası haritası idi. Diğer örnekleri, daha sonraki yıllar yapıldı. 

Büyük bir emek ve gayretle hazırlamış olduğumuz bu ilk Türk Dünyası haritası, rahmetli Enver Ağabey ve Türkiye gazetesi için yüz akı olan işlerden biriydi… Ne güzel hatıralardı bunlar benim için! ”

Haritanın Detayları

Haritada nüfusları yaklaşık 300 milyonu bulan Türkiye ve Türk devletleri muhtelif renklerle, Türk toplulukları ise yatay çizgilerle gösterilmiştir. Bu haritaya göre Türk devletleri toplulukları şunlardır: 

Türk Cumhuriyetleri:

Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Doğu Türkistan (Hâlen Çin esareti altında).
Ayrıca Tacikistan 'da da çok miktarda Türk yaşamaktadır.

Türk Toplulukları: 

Moskova-San Petersburg: Bu iki eyalette yerli Müslüman Tatarlar ve Türk Cumhuriyetleri ve Azerbaycan’dan gelmiş on binlerce Türk bulunmaktadır. Moskova merkez caminde 260 binden fazla Müslüman, cemaatle bayram namazı kılmaktadır. İslam âleminde Mekke ve Medine’den sonra bayram namazlarında en fazla cemaat Moskova’da…

Kafkasya: Dağıstan, Kabartay-Çerkez, Karaçay-Balkar Türkleri

İdil-Ural: Başkurdistan, Tataristan, Çuvaşistan Türkleri.

Doğu Sibirya: Altay, Tuva, Hakasya, Yakut Türkleri (Şamanist ve Hristiyan)

Ahıska Türkleri: Bütün Türkistan, Rusya ve Azerbaycan’da.

Afganistan Türkleri:  Kuzey (Şimali) Afganistan'da.

Kırım yarımadası: Kırım Müslüman Türkleri ve Karaim Türkleri (Yahudi).

Balkanlar-Rumeli: Bulgaristan, Bosna Hersek, Makedonya, Yunanistan, Romanya, Gagauz Türkleri (Hristiyan)

Orta Doğu: Lübnan; Suriye; Lazkiye, Halep ve Humus. Irak; Kerkük, Musul, Erbil. İran; Tahran, Tebriz, Erdebil, Urumiye, Türkmen Sahra Türkleri.

Avrupa: 1960’dan itibaren çalışmak için Almanya’ya, Fransa’ya, Hollanda’ya ve Belçika’ya giden Türkler.




İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor