Enver Abi, Şubat Ayında Doğdu ve Şubat Ayında Vefat Etti

Dr. İsmail Kapan 22.02.2014 3509
1

0 Şubat 1939’da dünyaya gözlerini açmıştı… Vatana, millete, insanlığa hizmet yolunda; ihlâs ve heyecanla dopdolu örnek bir hayatın nihayetinde, 22 Şubat 2013 günü hayata gözlerini yumdu. O bizim ağabeyimiz ve her şeyimizdi…

Formel olarak patronumuz, esasen hocamız, rehberimiz, büyüğümüz, velhâsıl  abimizdi. Onun için de herkes ona “Abi” diyordu. Hiçbirimiz ona patron gözüyle bakmamıştık. Zaten o da öyle bir konum istemezdi ve müsaade etmezdi. Eski millî eğitim bakanımız Hüseyin Çelik’in bir sözünü, kendisinden ödünç alarak burada tekrarlayacağım. Vefatı sırasında onun hakkında şöyle demişti: “Abilik sıfatı bazı insanlara çok yakışır…”

Evet, Enver Abiye bu sıfat o kadar çok yakışıyordu ki… Yaşça kendisinden büyük olan pek çok iş adamı ve rical-i devlet de, ona ‘Abi’ diye hitap ediyordu.

Enver Abi, hâl-i hayatında bu sıfatın hakkını fazlasıyla verdi. O bir gönül adamı olarak, her daim insanların gönlünü hoş etmeye çalıyordu. Diyordu ki: 

“Bizim işimizin en önemli kısmı gönül yapmaktır…” Böyle düşünen ve inanan ve buna göre de yaşayan insan kalp kırar mı? O, kimsenin kalbini kırmadı. Beşeri ilişkiler noktasında kendisini çok üzenleri dahi hep affetti, üstelik onlara çok iyilikler yaptı. Binlerce insan onun kurduğu müesseselerde geçimini temin etti. Sayısız fakir ve muhtaç kimse, onun ihsanlarıyla ihtiyaçlarını karşıladı. On binlerce insan, Türkiye Gazetesinin, İhlâs Holding ve bağlı kuruluşlarının ürünlerinden istifade etti. İhlâs Vakfı'nın yurtlarında binlerce talebe, barınıp tahsil yapma imkânı buldu. Bilhassa çeşitli İslâm ülkelerinden gelen fakir talebeler için bu yurtlar, huzurlu bir barınma yeri oldu… İhlâs Kurumu ile bir şekilde yolu kesişen herkes, gördüğü iyilikler karşısında şükranlarını ifade etti. Enver Abiye karşı sevgi ve minnet duygularıyla dolu o kadar çok insan var ki…

Hatırlayalım tam bir sene önce, onun cenaze namazına katılan mahşerî kalabalığın yüzlerindeki hüznü ve dillerindeki duaları… Hakiki sevgi işte böyle olur. Enver Abi örnek hayatıyla ve memlekete-millete, insanlığa hizmetiyle bu sevgiyi kazanmış ve hak etmişti. O, kendisi ne kadar sıkıntı içinde olursa olsun, her zaman başkalarının sıkıntısını gidermek ve insanları sevindirmek için çırpındı. Kendi ifadesiyle,

“Geceleri ağlayıp, gündüzleri gülerek…” insanlara ümit vermeye, hizmet etmeye çalıştı. Onu hep tebessüm eden yüzüyle gördük. Şahsen bana da hep tebessüm etmeyi tavsiye etti!.. “İsmail biraz gül!..” ikazını birkaç defa kendisinden aldığımı itiraf etmeliyim. Bu hüzünlü günde, onun güler yüzüne ithafen tatlı bir hatırayı da buraya derc edelim:

1990 yılında, ABD’de böbrek nakli olup Türkiye’ye döndüğünde, kendisini ziyarete gitmiştik. Her zamanki gibi neşeli idi… Odasının girişi biraz kalabalık oldu. Omuzlarımdan sıkıca kavrayıp çekti. “İsmail ne kadar şişmanlamışsın. Kapıya sığmıyorsun!..” diye takıldı. Ne güzel günlerdi o günler… Allahü teâlâ gani gani rahmet eylesin, derecesini âli eylesin!

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı