Edebiyat Öğretmeni

Bekir Oğuzbaşaran 23.06.2014 3443

Ş
üphesiz öğretmenliğin bütün branşları saygıya değer. Fakat liselerdeki edebiyat ve tarih öğretmenliği kültürle daha fazla iç içe olmaları sebebiyle ayrı bir önem taşır. Bilhassa edebiyat öğretmeni; dili, tarihi, kültürü, okumayı sevdirebilecek veya bunlardan nefret ettirebilecek bir konuma sahiptir. Bu bakımdan onun sadece bilgi vermesi yetmez. O, bu milletin maddî ve manevî kültür değerlerini sevecek ve sevdirecektir. Gençlerin ilgisini bu konular üzerine çekebilmek için adetâ bir sanatkâr olmak zorundadır.

Bir kere edebiyat öğretmeni edebiyatın “edep”ten geldiğini unutmamak mecburiyetindedir. Kendisi bir edep timsâli olmalı ki, edebiyatı benimsetebilsin. O, sadece bazı kuru bilgilerle yetinemez. Okumayı ve yazmayı, en basitinden en karmaşığına kadar öğretecek olan odur. Doğru ve güzel yazmak ve konuşmak, ancak onun yol göstericiliği ile elde edilebilecek hünerlerdir. O halde herkesten önce bu özelliklere kendisinin sahip olması gerekmez mi?

Dikkat edilirse, dünün öğrencileri olan bugünün büyükleri, okul yılları ile ilgili hatıralarında en çok, kuvvetli, kabiliyetli edebiyat öğretmenlerinden bahsederler. Çünkü onlar, şahsiyetlerinin gelişmesinde birinci derecede rol sahibi olmuşlardır. Düşünmeyi, inceliği, nükteyi, tertip ve düzeni, hassasiyeti onlardan görmüşlerdir. Güzel konuşmanın ve iyi yazmanın hayattaki başarılarını nasıl yakından etkilediğini zihinlerine inandırarak onlar yerleştirmişlerdir. En umulmadık yerlerde imdatlarına yetişen şiirleri, vecîzeleri belki ilk defa onlardan işitmişledir. 

Bilindiği gibi edebiyat dersi çok yönlüdür. Bir edebiyat öğretmeni gençlere hem Türk ve hem de dünya edebiyatını okutacaktır, hem dil bilgisi öğretecek, hem de yazılı ve sözlü kompozisyon uygulamaları yaptıracaktır. Üstelik edebiyat, yaşayan, devam eden, bu bakımdan sürekli takip isteyen bir ilim ve sanat dalıdır. Ayrıca, okullardaki kültür faaliyetlerini yürütmek de onun en tabiî görevleri arasındadır.
 
Bir edebiyat öğretmenini ne kadar çok şey bilmesi ve ne kadar çok hünere sahip olması, ne büyük bir enerji taşıması gerektiği su götürmez bir gerçektir. Bu kadar geniş bir alanda at oynatabilmesi içinse sürekli kendini yenilemesi söz konusudur. Kendisinden böylesine zor ve geniş çevreli bir görev beklenen bu insanın ilgililerce her yönden güçlendirilmesi gerekmez mi? Oysa, bugün özellikle onun için yapılan hemen hiçbir şey yoktur.

Ekonominin her şeyi silip süpürmek temâyülü gösterdiği bugünkü ortamda, hem kültürün ölmekte olduğundan yakınmak, hem de liselerde gençlerimize “millî kültürü” birinci derecede aşılayacak olan edebiyat öğretmenliğine ayrı bir önem ve değer vermemek olmaz.

Eğer, maddeden, paradan, köşeyi dönmekten başka ideali olmayan ve geleceğimizi karartan nesiller yetişmesini istemiyorsak, en başta bilgili, idealist ve milletin “manevi değerlerine” hakkıyla sahip, kuvvetli edebiyat öğretmenleri yetiştirmek ve onları görevi başında her bakımdan takviye etmek konusunda daha fazla geç kalınmamalıdır. 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor