Dünya'nın En Zengin Arşivi Osmanlı'da

Yılmaz Öztuna 14.11.2012 3402
İ

mparatorluk arşivi “Hazine-i Evrak”, Osmanlı çatısı altında müşterek hayat yaşıyan 40 küsur devletin bir kaç asırlık mazisi, bu arşivde yatmaktadır. Ve bu arşivde, hakkında mühim vesikalar bulunmıyan pek az Avrupa devleti mevcuddur. Bu arşiv, bugün İstanbul'da toplanmıştır.

Arşive önce "defter-hâne", sonra "hazîne-i evrak" denmiştir. Osmanlı'nın hazine sözüne lâyık gördüğü üç hazineden biridir. Diğer ikisi gibi altın ve mücevher hazinesi olmayıp, kâğıdlardan, defterlerden ibarettir ama, büyük bir mazinin, geniş bir târihin hazinesidir.

Arşivin başında, defter emini bulunuyordu ve âmiri, nişancı idi. Defterler üzerine kayıt düşmek, değişiklik yapmak için, sadrâzam emri şarttı ve bu takdirde yalnız nişancı, kendi el yazısıyle bu değişikliği yapabilirdi. Bu elyazısı değişikliğe, sadâret fermanı eklenirdi. Zîrâ bir kalem oynatmakla, akıl almaz menfaatler el değiştirebilirdi.

Bir defterin arşivden çıkması yazılı sadrâzam emri ile olurdu, şifahi sadrâzam emri geçersizdi. Sadrâzam, incelemesini bitirip iade edilince, deftere, hangi müddet içinde arşiv dışında kaldığı kaydı düşülürdü (Mühimme Defteri, İli, 616, sene 1113).

Defter emini istenen defter ve vesikayı, milyonlarca emsali arasında, bir kaç dakika içinde bulabilirdi. Fevkalâde bir şekilde tasnif edilmişti. En mühim koleksiyonlar içinde şunlar anılabilir: Pâdişâh hatt-ı hümâyûnları, her yılın hükümet karâr-nâmelerini çok büyük bir defter hâlinde toplıyan Mühimme defterleri, bütün imparatorluğun tapu ve kadastrosu mâhiyetinde olan ve Mufassal tâbir edilen defterler, bunların sinoptik ve devlet adamlarının bir görüşte inceliyebilecekleri şekilde tanzim edilmiş “Defter-i Mücmel” veya “Defter-i İcmal” tâbir edilen kısaltılmışları, Osmanlı devletinin imzaladığı muahedelerin karşı devletçe tasdik edilmiş asil nüshaları...

Meselâ 1885-1922 arasındaki son 37 yıllık meclis-i vükelâ (kabine) müzâkere ve karar mazbataları, 224 büyük cild tutmaktadır. 1839-1922 arasındaki son 83 yıla âid 6 pâdişâhın evvelce “Hatt-ı hümâyûn” denen irâde'lerinin yekûnu 80.000'dir.

Asıl Osmanlı Arşivi dışında, çok mühim başka arşivler de İstanbul'da toplanmıştır ki başta Topkapı Sarayı Arşivi gelir. Bir çok Osmanlı nezâretinin arşivleri de ayrı yerlerdedir.

Ankara'da toplanan vakıflar arşivi, Genelkurmay Başkanlığı Harb Târihi Dâiresi'nde toplanan arşiv, Ankara'daki arşivlerin en ehemmiyetli ikisidir. Mahkeme-i şer'iyye arşivleri 18 ayrı şehirdedir.                                                                                     

Asırlardan beri imparatorlukta görülen bütün dâvaların celseleri, şâhid ifâdeleri, kadı hükümleri, ehl-i vukuf raporları, buradadır. Bu suretle Türkiye'de Osmanlı târihi üzerinde çeşitli arşiv ve kütübhânelerde bir kaç milyar vesika bulunduğunu söylemek mümkindir.

Yeryüzünde başka.hiç bir Türk ve islâm devletinin, bu zengin malzeme ile uzaktan bile mukaayese edilebilecek bir arşiv malzemesi mevcud değildir.

Yüz milyonlarca Türkçe ve Osmanlı devletine âid arşiv malzemesi de bugün Osmanlı'dan ayrılan çeşitli devletlerde kalmıştır. Ayrıca Avrupa arşivlerinde Osmanlı ile ilgili vesikaların yekûnu da yüz milyonlara varmaktadır. Keza hiç bir başka İslâm devleti için, böyle bir durum, uzak bir mukaayese bile kabul etmemektedir.

Osmanlı arşivinin ancak onda bir kadarı incelenebilmiş, yüzde birden az bir malzeme yayınlanabilmiştir. Bu da asıl Osmanlı tarihînin XXI. asrın 2. yarısından önce kaleme alınamıyacağını gösterir.

Akla gelmiyen yerlerde Türkçe Osmanlı arşiv malzemesi vardır. Meselâ Kudüs Fransisken manastırında 2.644 Türkçe vesika mevcuddur (P.Eutimio Castellani, Catalogo dei Firmam, Kudüs 1922).

Romanya arşivlerinde 210.000, Bulgaristan'da 500.000 kadar Türkçe defter ve vesika mevcuddur (Mihail Guboğlu, VII. Türk Târih Kongresi Zabıtları, 502). Gana ve Nijer arşivlerinde, Osmanlı'nın Orta Afrika'daki hâkimiyeti üzerinde vesikalar mevcuddur.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı