Büyük Malazgirt Zaferi

Rahim Er 24.09.2019 2451
İ
resim
stikbalde Malazgirt Meydan Muharebesi’ni Şarkî Roma’ya karşı kahredici bir üstünlükle kazanıp Anadolu kapılarıyla açık deniz ufuklarını milletimize açacak olan Sultan Muhammed Alparslan, 20 Ocak 1029’da doğdu. Babası Çağrı Bey’dir.

Şehzâdeliğinde devrin büyük bir ülkesi olan Horasan’ı yönetti. Amcası Tuğrul Beyin vefatı üzerine 33 yaşındayken Büyük Selçuklu Devleti’nin başına geçti. Kısa müddet zarfında yüksek îmân ve yüksek dehâsıyla birçok meydan muharebesiyle muharebeyi kazandı. 1064’te Gürcistan’ı fethederek Karadeniz’in kilidini açtı. Orta Asya seferinden sonra 1068’de Kars’a gelerek Bizans hududuna dayandı. Kumandanlarından Afşın Bey, Marmara ve Ege’ye kadar akınlar yaptı.

Bu gelişmeler üzerine Şarkî Roma yani Bizans’ta meşhur general Romanos Diogenes, tahta çıkarıldı. Bizans imparatoru, Türkeri geri çekilmeye zorlamak, eski Roma eyaletleri, Suriye, Filistin ve Mısır’ı tekrar alıp, Irak ve İran’ı da fethetmek vaadiyle 13 Mart 1071’de 200 bin kişilik bir orduyla Konstantiniyye’den ayrıldı.

Düşmanın gelmekte olduğunu haber alan Sultan Alparslan, karşı yürüyüşe geçti. Bir tümeni keşif için ileri sevk etti. Bu hafif tümen, general Bryennios kumandasındaki Bizans öncü birliğini darmadağın etti. Yaralı general kaçtı. Çarpışmada ele geçirilen meşhur büyük bir haç, Bağdat’ta ikamet eden Halifeye gönderildi. Halife, Müslümanların namazlardan sonra Sultan Alparslan’ın zaferi için dua etmelerini irade eyledi.

Düşman ordusu dört misli fazlaydı

26 Ağustos sabahında iki ordu, Malazgirt ovasının iki ucundan sökün ettiler. Türk ordusu, düşman ordusunun dörtte biri olarak 50 bin askerden ibaretti. Sultan, oğlu veliahd Melikşah’ı Hemedan’da bırakmış, daha sonra veziri Nizâmülmülk’ü de her ihtimale karşı O’nun yanına yollamıştı. Olur ki harp kaybedilir ve kendisi de şehid düşerse devlet hayatında kargaşa çıkmasın diye tedbir almaktaydı. Buna mukabil Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Artuk Bey, Savtekin Bey gibi büyük kumandanlar yanındaydı.

Sultan Muhammed Alparslan, evvela Savtekin’i Romanos Diogenes’e yollayarak kan dökülmesin diye sulh teklif etti. İmparator, bu teklifi, Sultanın çekinmesine yordu ve rahatsız edici laflar etti. Savtekin Bey, bu lakırdılara hak eden cevapları verdikten sonra Hakanının yanına döndü.

Beyazlar giydi

Sabah namazı eda edilip dualar yapıldıktan sonra  güneşin ardından kefene işaretle beyazlar giymiş olan Türk Hakanı, ordusuna hitap etti. Gayet veciz ve tesirli konuşuyordu. Bu samimi ve yüksek belagatle irade edilen nutkun ateşîn kelimeleriyle ordunun kalbi titredi. Alparslan, şehid düşerse o yere defnedilmesini vasiyet etmişti. O arada Bizans ordusunda paralı asker olarak bulunan Uz ve Peçenek askerler, "î’lâyı kelimetullah" için ölümün eşiğinde yiğitler silsilesi olarak duran Müslüman Türk Ordusu saflarına katılma basireti gösterdiler.

Cuma namazından sonra hücum emri verdi

Büyük Sultan, cuma namazından sonra kılıç ve gürzünü alarak atına binip hücum komutunu verdi. Savaş, başlamıştı. Çarpışmalar devam ederken Türk ordusu kaçıyormuş gibi yaparak hilâl harekâtıyla ric’at etti. Bizans ordusu, bunu bir kaçış sanarak ordumuzun üstüne geldi. Tuzağa düşmüşlerdi. Akşam karanlığı çökerken Bizans da çöküşün başlangıcına girmişti. İmparator ve maiyeti esir düştü. Fakat andlaşma aktinden sonra serbest bırakıldılar. 

Sultan Alparslan 26 Ağustos 1071’de kazandığı bu muazzam zaferden sonra Başkente döndü. Sonraki sene Mâverâünnehr’e gitti. O şiddetli muharebede şehid düşmeyen Hakan, burada bir kale kumandanının kılıcından şehadet şerbetini içti. Daha 44 yaşının içindeydi. Merv şehrine defnedildi. 9 yılda çok büyük işler yapmıştı. Seçkin bir devlet adamı ve seçkin bir askerdi. Tek veziri Nizamülmülk’tü. Nizamiye Medreselerinin kurucusu olan bu koca vezir de kıymetli bir devlet adamıydı.

Sultan Alparslan’ın yerine oğlu Melikşah geçti.

Malazgirt kutlu zaferiyle, Anadolu kapıları, artık Müslüman Türklere açılmıştı. Kısa süre sonra Alparslan’ın yeğeni Kutalmış oğlu Süleyman Şah da 1075’te Türkiye Selçuklu devletini kurdu. Payitaht, İznik’ti.

Yahya Kemal, “ırkı, îmân, toprak ve tarih yuğurur” diyor. Varlığımızı bu imkânlara borçluyuz. Lakin kaç nesildir, Osmanlı tarihi bilinmiyor. Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletleri ise hiç bilinmiyor.
26 Ağustos, değerlerimize dönüş için bir başlangıç olabilir.

Şehidlerimizi; bu îmânı, bu vatanı, bu toprağı bize bırakan şanlı ecdâdı rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı