Büyük Dava Adamı Seyyid Ahmet Arvasi

Meryem Aybike Sinan 30.12.2020 2217
O
resim

asrın Yesevisiydi... Bütün hayatını Türk-İslam Ülküsüne vakfeden dev bir mütefekkir, pedagog, yazar ve irfan ehli idi. “Arvasiler” ailesinin güzide bir mensubuydu. Balıkesir, Bursa, İstanbul’da hocalık yaptı, birbirinden kıymetli öğrenciler yetiştirdi.

Devrin Hergün gazetesinde “Türk-İslam Ülküsü”, daha sonra gazetemiz Türkiye’de “Hasbihâl” adlı köşelerde Türk milliyetçiliğinin ilkeleri, toplum sosyolojisi, hâlimiz, ahvalimiz üzerine yazılar yazdı...

Onun milliyetçilik tasavvuru çok zengin, içi dolu, tarifi geniş bir milliyetçiliktir. O MHP içinde daima saygıyla ve hürmetle baş tacı edildi. Öyle ki Arvasi Hoca’nın vefatının ardından, Bizim Ocak dergisinin 1989 yılı Şubat sayısında Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile yaptığı söyleşideki Başbuğ’un şu ifadelerinden Arvasi Hoca'yı ne denli sevdiğini ve saygı duyduğunu anlıyoruz:

Can Dostum

“Can Dostum Seyyid Ahmet Arvasi ile Balıkesir Belediye gazinosunda yaptığım bir toplantıda tanışmıştım. O vakitler kendisi Balıkesir Öğretmen Okulunda öğretmenlik yapıyordu. Milliyetçi, muhafazakâr, mukaddesatçı, muhterem bir memleket evladı olarak bizi desteklediğini ve bize yardımcı olmayı kendisi için bir vazife kabul ettiğini belirtmişti…

O gün memleket meseleleriyle ilgili birçok sorular sordu, açıklamalarını benden istedi. Kendisiyle halkın önünde konuştuk ve açıklamalarda bulunduk. Ben Balıkesir’e gittiğimde, o Ankara’ya ve İstanbul’a geldikçe sık sık bu görüşmelerimiz sürdü. Yayınladığımız gazete ve dergilerimize yazılar yazmak suretiyle davamıza çok faydalı oldu.

Emekli olduktan sonra MHP’ye üye oldu. Partimizin yapılan genel kongresinde, genel idare kurulu üyeliğine seçildi. Ve 12 Eylül 1980 tarihine kadar MHP üst yönetiminde çok şerefli hizmetlerde bulundu. Bu sıralarda partimizin fikirleri doğrultusunda yayınlanmakta olan Hergün gazetesinde 'Türk-İslam Ülküsü' üzerine yazılar yazdı. Türk-İslam Ülküsü doğrultusundaki ilmî ve fikrî yazılarıyla karanlıkları aydınlatmaya çalıştı. Ve nihayetinde temiz, dürüst, ahlaklı ve iman sahibi değerli bir insandı. İslam-Türk Ülküsünün önde gelen bir fikir ve aksiyon adamıydı. Vefatıyla büyük bir insanı kaybetmiş olduk. Milletimizin başı sağ olsun...”

Rahmetli Seyyid Ahmet Arvasi’yi bugünkü gençlik maalesef tanımıyor, orta ve eski kuşak unutmuşa benziyor! Onun fikirleri ders kitaplarında okutulmalıydı. Ahmet Yesevi çizgisinin en sağlam kalelerinden birisi olan Ülkü Ocakları’nda, Seyyid Ahmet Arvasi’nin şu an kitapları okutuluyor mu bilmiyorum. Bizim liseli yıllarımızda okutuluyordu ve hatta okumayanlara da iyi gözle bakılmıyordu.

Arvasi Hoca’nın “Türk-İslam Ülküsü"Doğu Anadolu Gerçeğiİnsan ve İnsan Ötesi”, “Kendini Arayan İnsanDiyalektiğimiz ve EstetiğimizŞiirlerimEğitim Sosyolojisiİleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleriHasbihâl adlı eserlerini bütün Türk gençliği okuyup anlayabilseydi öyle zannediyorum ki hayalini kurduğumuz Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi bütün gençliğin ortak şiarı olurdu.

İşte ondan birkaç anekdot:

“Milliyetçi aydın ve sanatkârın çoğalması, gelişmesi çeşitli araç ve metotlarla halk ve aydın çatışmasını azaltması, millî kültürümüzü dünya ölçüsünde ve çağdaş seviyede temsil eden dehâlara ulaşılması gerekir.”

“Türk devletini yıkmak ve Türk milletini parçalamak isteyen bölücüler yalnız Türklüğe değil, İslam’a da ihanet etmektedirler.”

Genç arkadaşlarımıza Arvasi Hoca’nın “İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri” ve “Türk-İslam Ülküsü” adlı kitaplarını mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum.

1988 yılının 31 Aralık günü Hakk’ın rahmetine kavuşan bu ülkü devini rahmetle, minnetle ve hasretle yâd ediyoruz. Ruhu şad mekânı cennet olsun.




İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı