Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra 10.05.2025 519
Ş
resim

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I. Cihân Harbi’ne sokmasıyla devletimizi kaybettik.  Fransızlar, İngilizler, Ruslar önceden beri düşmanımızdı, ama özellikle II. Abdülhamîd’in siyâsi dehâsıyla onları oyalıyorduk. Zâten Siyonizm ve onun yerli uşakları II. Abdülhamîd Han düşmeden bu devletin yıkılamayacağını biliyorlardı.
 
Sultan Abdülhamîd’in suikasta mâruz kalmasında korumak üzere vücudunu ona siper eden ere, Sultân’ın “Evlâdım, sen nerelisin?” dediğinde “Söğüt’tenim pâdişâhım” diye cevap verdiği için koca Sultan vefânın ve sadâkatin timsâli bu yiğitten dolayı Ertuğrul Süvâri Alayı’nı kurmuştur. Önceden muhâfız alayında Arap, Boşnak ve Arnavut askerleri vardı. İlk defâ II. Abdülhamid Söğüt’e 1300 yıllarındaki köklerine döndü. Ümmet birliğinin Batı tarafından sürekli provoke edildiği o dönemde bu hareket Batı’yı çok tedirgin etti. “Osmanlı köklerine dönüyordu” ve bunu yapan da Batı’nın en çok korktuğu II. Abdülhamîd idi. Esâsen o yüce Sultân’ın yıkılması belki de en az 3000 yıllık Türk Devlet geleneğinin yıkılması idi.
 
Kayı dolayısıyla Osmanlı 1922’de yıkılınca 5000 yıllık devlet geleneği de yıkılmıştır.
 
Türkler cumhûriyete yabancı değildir. Eski Türk devletleri yönetimlerinde toy denen toplantı meclisleri demokratik bir katılım örneği idi.
 
Cumhûriyet bir fazîlet rejimi deniyor. Tabîî ki bu da sistemin işleyişiyle ilgilidir. Çin Halk Cumhûriyeti, Îran İslâm Cumhûriyeti eski Sovyet Sosyalist Cumhûriyetleri Birliği, Kore Demokratik Halk Cumhûriyeti’nde veyâ 1989 öncesi Varşova Paktı ülkelerindeki cumhûriyette demokrasiden söz etmek mümkün değildir.  
 
Bizde de Cumhûriyet’in ilk yıllarında, gerçek mânâda seçim, çok partili parlamenter sistem 1950’ye kadar yoktur. Bu döneme kadar çok sıkıntılar yaşanmıştır.
 
Bizi de son zamanlarda Arap Baharları gibi iç ve dış istîlâlarla çökertip Orta Doğu’nun aslî figürü yapmak için çok uğraştılar. Darbeler, e-Muhtıra’lar, sanal ve ultra modern darbelerle sarstılar ama yıkamadılar.
 
Şimdi bize düşen bu son kaleyi her şeyimizle müdâfaa etmek ve uyanık olmaktır. Eğer bize bu devleti yıktırırlarsa maazallâh başka devletimiz olmaz. Unutmayalım bütün mazlum devletler şu anda Türkiye’den medet umuyor.
 
Sağımız solumuz, kuzeyimiz, güneyimiz hep düşmanla çevrili ve en acısı da modern İttihâdçılar alenî olarak 150 yıllık intikâmın peşinde olduklarını söylüyorlar.
 
Efendimiz’in müjdesine nâil olan bu milletin kökleri hâlâ sağlamdır.
 
20. yy’a kadar mâzîsini tartışmayan bu millet artık onda da ayrıştı. Millet ve milliyet kavramı değişti. Dindarlara dinci, mütedeyyinlere (dindarlara) yobaz dendi. Tesettürlü kızlarımıza gerici, câmî cemaatine güdümlü, muhafazakâr kitleye bidon kafalı, Batı karşıtlarına medeniyet düşmanı, gerçek târihi sorgulayanlara bozguncu, hakîkî milliyetçilere faşist, ulusalcılara yurtsever, dînimizi çağa uygulayıp reformize edenlere aydın, Ehl-i sünnet Müslümanlara çöl kânununa inananlar, Las Vegas kumarhâne düşkünlerine realist pragmatist, kısacası İslâm Türk sevdâlısı ümmet tutkunu topluluğa karanlık kuşağı, lâik yığına çağdaş diyenler ayrıştı. Bunlar bir safta diğerleri bir safta...
 
Hâlâ bir ümit var: Bu milleti böldürmek istemeyenler elleri duâda Hakk’a yalvarıyorlar. Rabb’im milletimizi böldürme. Yüreğimizdeki bu ışığı söndürme. Bölünüp parçalanmamızı bekleyenlere aman verme. Âmin...
 
Ulubatlı’nın diktiği sancak hâlâ dalgalanıyor, Türk bayrağı hâlâ milletimizi gölgeliyor ve Ayasofya’da “Allâhü ekber” nidâları semâyı çınlatıyorsa bu millet ayaktadır.
 
Yürekten inanıyor ve diyoruz ki: “Ey Türk Milleti! Üstte gök çökmeden altta yer yarılmadan senin ilini töreni kim bozabilir?”










İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Osmanlı Askerinin Din, Vatan ve Aile Sevdası
O
smanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde yaşanan Çanakkale Savaşları’nda bir zafer kazanıldı belki ama 250 binden fazla askerimiz de şehit oldu. Bunların birçoğu Abdülhamid Han devrinde yetişmiş kıymetli genç subay ve yedek subay idiler. Hatta lise talebeleri de harbe gitti. Bu yüzden İstanbul Lisesi ve Anadolu’da…
Osmanlı Askerinin Din, Vatan ve Aile Sevdası