Bin Yıldır Anadolu'dayız

Yılmaz Öztuna 24.06.2013 4446
T

ürkler, VIII. asırdan başlayarak, Abbasî Halîfeliği'nin hizmetinde yüzyıllarca Toros yamaçlarında ve Fırat kıyılarında at koşturdular. Fakat XI. asra kadar Bizans imparatorluğu, Anadolu'yu elinde tutmayı başardı. Anadolu'ya yapılan Arap ve Türk seferleri, geçici birer akın olmaktan ileri gidemedi.

1018 yılında Selçukoğulları'nın idaresindeki Oğuz Türkleri, Hazar Denizi'nin doğusundaki yurtlarından kalkıp bütün İran’ı baştanbaşa geçerek Anadolu'ya daldılar. Bu akınlar birkaç defa tekrarlandı. 1021'deki akma bizzat Çağrı Bey komuta etti. Selçukoğlu Çağrı Bey, tam yarım asır sonra Anadolu'yu Türkler'e açacak olan Alp-Arslan'm babasıdır.

Selçuklular, 1040 yılında Büyük Türk Hakanlığı tahtına oturarak İran ve Türkistan'ın en önemli ülkelerine hâkim oldular. Selçukoğlu Tuğrul Bey, ilk hakan, ağabeyi Çağrı Bey de başkomutan oldu.

1049'da Selçukoğulları'ndan iki prens, Kutalmış ve İbrahim Yınal Beyler, Anadolu'ya ilk büyük Türk seferini yaptılar. 18 Eylül’de Pasinler'de Bizans ordusunu yenerek Erzurum'a kadar geldiler. 1053'te Selçukoğlu Kutalmış Bey, Kars'ı kuşattı, fakat alamadı.

1054'te bizzat imparator Tuğrul Bey, Anadolu'ya geldi. Bayburt'a kadar ilerledi.

1061'den başlayarak Kutalmış Bey, Anadolu seferlerini sıklaştırdı. Artık Türkler, her yıl Anadolu'ya giriyor, Bizans savunma noktalarını zayıflatıyor, ülkeyi tanımaya çalışıyorlardı. Bu sıralarda Tuğrul Bey öldü. Ağabeyi Çağrı Bey'in oğlu Alp-Arslan, Büyük. Türk Hakanı oldu.

Sultan Alp-Arslan, Anadolu ile çok ilgileniyordu. Doğu Anadolu'da Bizans sınırındaki Türk ordusuna Kutalmış Bey'in oğlu Süleyman-Şah komuta ediyordu. Süleyman-Şah; Gümüştekin, Afşin Bey gibi büyük komutanlarla beraber Orta Anadolu'ya ı akınlar yapıyordu.

1070'de Afşin Bey, Denizli'ye kadar ilerledi. Bizans ordusu, ne zaman nerede görüneceği belli olmayan Türk akıncılarını yakalıyamıyor, durduramıyordu. Bu sıralarda Bizans tahtına geçen Romanos Diogenes, Türkler'i Anadolu'dan uzaklaştırmaya kararlıydı. Türkler üzerine birkaç başarılı askerî hareket yaptı. Fakat Afşin Bey, Bizans'ın Anadolu'daki belli başlı üslerinin tahrip edildiğini, Bizans ordusu üzerinde bir zafer kazanmak mümkün olursa, Anadolu'da Türkler'e karşt koyabilecek bir kuvvet kalmayacağını bildiren meşhur raporunu, Sultan Alp-Arslan'a yolladı.

26 ağustos 1071'de Doğu Anadolu'da Malazgirt'de cihanın en büyük askerî kuvvetleri olan Türk ve Bizans orduları karşılaştı. Sultan Alp-Arslan, Bizans ordusunu yok etti. İmparator, Türkler'e esir düştü. Büyük Türk Hakanı, Kutalmışoğlu Süleyman-Şah'a, Ege'ye, Marmara'ya kadar Anadolu'nun fethini emretti.

Kutalmışoğlu Süleyman-Şah, birkaç yıl içinde bütün Anadolu'yu fethetti. Türkler, Üsküdar'a bile girdiler ve Boğaz'ın karşı yakasından dünyanın incisi olan muhteşem İstanbul şehrini hasretle seyrettiler. Alp-Arslan'm yerine geçen oğlu Sultan Melik-Şâh, 1077 yılında, Büyük Türk Hakanı sıfatıyle, Anadolu'yu Süleyman-Şâh'a verdi.

Anadolu'da İlk Türk Devleti İznik'te Kuruldu

Böylece Anadolu Fâtihi Selçuklu Kutalmışoğlu Nâsıruddevle Ebu'l-Fevâris Gazi Sultan I. Süleyman-Şah, Türkiye devletinin birinci hükümdarı oldu. Başkenti İznik olmak üzere, ölümsüz Türkiye devleti zamanımızdan tam 1000 yıl önce kuruldu. Bu Türk tarihinin en büyük hadisesidir.

Anadolu'nun fethi için yüzyıllarca hazırlanan Türkler, 1077'de Türkiye devletini kurduktan sonra da, yeni anayurtlarını savunmak, geliştirmek, ayakta tutmak ve büyük bir devlet haline getirmek için, akıl almaz çileler çekmişler ve en büyük fedakârlıklara katlanmışlardır.

Üzerinde yaşadığımız topraklar, atalarımızın bizim hesabımıza yaptıkları sonsuz mücadelelerin eseridir.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı